logo HARUN YAHYA

Allah Sevgisi ve Allah Korkusu Birlikte Olmalıdır

Allah Sevgisi ve Allah Korkusu Birlikte Olmalıdır

laleler

Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden O'dur.
Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Her nerede iseniz,
O sizinle beraberdir, Allah, yaptıklarınızı görendir.
(Hadid Suresi, 4)

Bazı insanlar, din ahlakını yaşamak ve Allah'ın razı olacağı bir insan olmak için yalnızca Allah sevgisinin yeterli olduğunu zannederler. Ancak Allah Kuran'da, razı olduğu takva sahibi kullarının, Allah'ı çok sevmelerinin yanında, Kendisi'nden güçlerinin yettiği kadar korkup sakındıklarını bildirmektedir. Allah'ı tüm sıfatlarıyla tanıyan, O'nun büyüklüğünü gereği gibi takdir edebilen, akıl ve vicdan sahibi her insan, Allah'tan gücü yettiğince korkup sakınır. Allah, Kendisi'nden korkup sakınan kullarına doğru ile yanlışı birbirinden ayırt edebilme yeteneği verir; Allah'ın sınırlarına eksiksiz olarak uyması, daima vicdanına göre hareket etmesi için ona güç kazandırır. Allah, iman edenler üzerindeki bu nimetini Kuran'da şöyle bildirir:

Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük fazl sahibidir. (Enfal Suresi, 29)

Örneğin, Allah'tan korkup sakınan bir kişi asla yalan söylemez. Çıkarları zedelense de, aksinde Allah'ın rızasını kazanamamaktan ve O'nun kendisine verebileceği karşılıktan korkup sakınır ve dürüst davranır. Bir anlık bir gaflet sonucunda yanlış bir şey söylese bile, hemen günahından dolayı Allah'a tevbe eder ve hatasını düzeltir. Bunun gibi, bir insanın, çok büyük bir ihtiyaç içindeyken bile, haram yollardan para kazanmaya asla yanaşmaması da, yine onun Allah korkusundandır.

Allah korkusu olmayan her insanın kendine göre bir sınırı vardır; o sınıra kadar dürüst ve doğru olsa bile, bir yerden sonra nefsine göre hareket eder. Allah'tan korkup sakınan bir insan ise, ne kadar zor durumda kalırsa kalsın, hiçbir zaman için Allah'ın razı olmayacağı bir yolu seçmez. Bir zorlukla karşılaştığında Allah'a dayanıp güvenir, kendisine bir çıkış yolu göstermesi için Rabbimiz'e dua eder ve tevekkül eder.

Allah kullarını seven, onlar için güzellik dileyen, onları bağışlayan, merhamet eden, onlara yardım eden ve karşılıksız olarak lütufta bulunandır. Müşrikler ve inkar edenler ise Allah'ın rahmetinden uzak tutulmuşlardır. Sonsuz adalet sahibi olan Rabbimiz, Kendisi'ne samimi bir kalple iman eden salih kullarını dünyada ve ahirette rahmetiyle ödüllendirecek, inkarda direten kimselere ise cehennem azabıyla azaplandıracaktır.

Rabbimiz'in sonsuz gücünü ve ahiretteki sonsuz azabı gereği gibi takdir edebilen bir insan, hayatının her anında, yaptığı her işte Allah'tan içi titreyerek korkar. Bu korkusundan dolayı Rabbimiz'in razı olmayacağı bir tavır içerisine girmekten titizlikle kaçınır. Ancak bir yandan da, Allah'a samimi bir sevgi ve sadakatle bağlanmış olmasından dolayı, Allah'ın, hatalarını bağışlayıp tevbelerini kabul edeceğini, Allah'ın rızasını kazanmak için gösterdiği ciddi çaba nedeniyle kendisini cennetiyle mükafatlandıracağını umar. Kuran'da iman edenlerin bu ahlakı şöyle bildirilmektedir:

Gerçek şu ki, Rablerinden gayb ile (O'nu görmedikleri halde) içleri titreyerek-korkanlara gelince; onlar için bir mağfiret (bağışlanma) ve büyük bir ecir vardır. (Mülk Suresi, 12)

Ey iman edenler, Allah'tan nasıl korkup-sakınmak gerekiyorsa öylece korkup-sakının ve siz, ancak Müslüman olmaktan başka (bir din ve tutum üzerinde) ölmeyin. (Al-i İmran Suresi, 102)

Allah'ı gerçekten seven her mümin, Allah'ın azabından, Allah'ın hoşnutluğunu ve sevgisini kaybetmekten büyük bir korku duyar ve bu nedenle hayatı boyunca çok ciddi ve samimi bir çaba içerisinde olur. Allah Kuran'da bu ahlakı yaşayan müminleri şöyle müjdelemektedir:

Kim de ahireti ister ve bir mümin olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır.(İsra Suresi, 19)

şelale

Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup-sakının, dinleyin ve itaat edin… (Tegabün Suresi, 16)

Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın.
İyilik edin. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever.
(Bakara Suresi, 195)

Allah Korkusu İman Güzelliğini Getirir

Sn. Adnan Oktar

ADNAN OKTAR: Allah’tan korkmak demek, deli aşığın korkusu yani Allah’ı gücendirmekten çekinmek, Allah’ın rızasından mahrum kalmaktan korkmak. Aşık sevdiğini gücendirmekten çekinir, onun sevgisinin yok olmasından çekinir, budur Allah korkusu. Yoksa başka bir anlamı yoktur. Mesela cehenneme gider, ateşte yanar tamam, ama asıl onu rahatsız eden aşkını ifade edememesidir Allah’a. Yani aşığın ihtiyacını Allah aşığa böyle bildiriyor. Allah’tan korkarsa insan Allah’ın emirlerine çok titiz oluyor, O’nu çok seviyor, saygılı oluyor. Mesela egoist olmuyor, bencil olmuyor, şefkatli oluyor, koruyucu oluyor, nefsine düşkün olmuyor. Çıkarlarının peşinde olmaz, affedici olur, Allah’tan korkup affedici oluyor. Mesela af, sevgiyi devam ettiren bir güçtür. Merhamet, sevgiyi devam ettiren bir güçtür. Mesela koruyup kollarsın, yemesine içmesine dikkat edersin, sporuna dikkat edersin sevdiğinin Allah rızası için. İşte bu, o Allah aşkının bir tecellisi olur. Yoksa Allah’tan korkmazsa şahıs egoist, bencil olur, sırf kendini düşünür, affetmez, çıkarları çatıştığında sert davranabilir. Mesela kuşkucudur, fedakar değildir, cömert olmaz, gerektiğinde Allah için canını ortaya koyamaz. Yani birçok olumsuz negatif fiil üzerine yığılmış olur. Ama Allah korkusunda her türlü güzellik üzerine gelir, yani sevgiyi sağlayan, güzelliği sağlayan her türlü güzellik Allah korkusunun üstüne tam anlamıyla oturmuş olur. (Ekin TV, 2 Mart 2009)

ADNAN OKTAR: Allah aşkındaki bütün güzellikleri, detayları hep Allah korkusu verir. Mesela sabırlı olmak Allah korkusundan kaynaklanır, fedakarlık, cesaret, sevecenlik, bütün güzel huyların kökeninde hep Allah korkusu vardır ve aklın da kökeninde Allah korkusu vardır. Yani Allah’tan korktuğu için insanların akılları açılır yoksa akıl kapanır insanın, aklı dumura uğrar. Allah korkusu aklı açar, Allah aşkını alevlendirir, göklere çıkartır inşaAllah, sonsuza doğru açar Allah sevgisini, çok büyük bir nimettir ve cennetin de şiddetli sevilmesine, Allah’ın şiddetle sevilmesine vesile olur. Yani insan ne kadar Allah’tan korkuyorsa, o kadar şiddetle Allah’ı sever o kadar âşık ruhu ruhuna dolar. Allah’tan korkmadı mı, basireti kapanır, feraseti kapanır, yardımseverliği, affediciliği, dengeli oluşu, her şeyi bozulmaya başlar Allah esirgesin, yahut tamamen bozulur. (Kaçkar TV, 12 Mart 2009)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, Allah sevgisi ve Allah korkusunun birbirinden ayrılamayacak, birbirini tamamlayan iki temel iman unsuru olduğunu vurgulamaktadır. Gerçek iman ahlakının ancak Allah'ın büyüklüğünü takdir eden ve O'nun rızasını kaybetmekten çekinen bir takva şuuruyla yaşanabileceği, bölüm genelinde ayetler ve hikmetli açıklamalarla izah edilmektedir.

Önemli Noktalar

  • Allah sevgisi ve Allah korkusu mümin ahlakının temelinde bir arada bulunması gereken iki önemli unsurdur.
  • Takva sahibi kullar, Allah'ın rızasını kaybetmekten korktukları için her türlü zorlukta dürüstlükten taviz vermezler.
  • Allah korkusu; sabır, fedakarlık, merhamet ve akıl gibi güzel huyların gelişmesine ve kalıcı olmasına vesile olur.
  • Allah'tan korkup sakınanlara, doğruyu yanlıştan ayırt etmelerini sağlayan bir nur ve anlayış bahşedilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Allah korkusu ile dünyevi korkular arasındaki temel fark nedir?

Dünyevi korkular nefsi ve çıkarları korumaya yöneliktir. Allah korkusu ise O'nun rızasını kaybetmekten çekinmek ve O'nu gücendirmemek üzerine kurulu, sevgiyle birleşen yüce bir saygıdır.

Neden sadece sevgi yeterli görülmeyip yanında korku da vurgulanır?

Allah korkusu, insanın nefsine uyarak hata yapmasını engelleyen bir koruma kalkanıdır. Bu denge, müminin sınırları korumasını, egoist davranmamasını ve her zaman Allah'ın rızasına uygun hareket etmesini sağlar.

Allah korkusunun bir müminin ahlakı üzerindeki olumlu etkileri nelerdir?

Bu şuur; sabır, fedakarlık, cömertlik, affedicilik ve cesaret gibi güzel huyların kaynağıdır. Ayrıca Allah'tan korkan kişinin basireti ve feraseti açılır, olayları daha doğru değerlendirebilme yeteneği kazanır.

Takva sahibi olmanın insana sağladığı en büyük manevi nimet nedir?

Allah'tan korkup sakınanlara, doğruyu yanlıştan ayırt edebilmelerini sağlayan bir nur ve anlayış (furkan) verilir. Bu, müminin hayatını en hayırlı şekilde sürdürmesi için büyük bir nimettir.