logo HARUN YAHYA

Balıkların sürüngene dönüştükleri yalanı

Balıkların sürüngene dönüştükleri yalanı

Evrimciler, sürüngenlerin balıklardan oluştuklarını söylerler. Onlara göre balıklar bir gün denizlerde yiyecek azalınca karaya çıkmaya karar vermişler ve sonra karada yaşayabilmek için sürüngenlere dönüşmüşlerdir. Gördüğünüz gibi bu çok komik bir iddiadır. Çünkü karaya çıkan bir balığa ne olacağını herkes çok iyi bilir: BALIK ÖLÜR.

Siz hiç balık tutmaya gitmiş miydiniz? Bir düşünün! Bir balık oltanıza takılsa, sonra onu alıp kurtarsanız ve evinizin bahçesine koysanız ne olur? Demin de söylediğimiz gibi bu balık kısa sürede ölür. Bir gün çok balık tutsanız ve bunların hepsini bahçenize götürüp koysanız ne olur? Yine tüm balıklar ölür.

İşte evrimciler bunu kabul etmezler. Derler ki bu balıklardan biri bahçede ölümü beklerken aniden değişime uğradı ve bir sürüngen oldu ve yaşamaya devam etti! ASLA BÖYLE BİR ŞEY MÜMKÜN DEĞİLDİR!

evrim

Evrimcilere göre bir gün balıklar karaya çıkmaya karar vermişler ve kara canlılarına dönüşmüşlerdir. Halbuki karaya çıkan balık ÖLÜR!

Çünkü bir balığın karada yaşayan hayvanlardan çok farkı vardır ve bunların hepsi tesadüfen bir anda oluşamaz. Bakın bu balığın karada yaşamak için ihtiyaç duyacağı şeylerden birkaçını size sıralayalım:

1. Balıklar suda yaşadıkları için solungaçları ile nefes alıp verirler. Ancak karada solungaçları ile yaşayamaz ve ölürler. Bunun için bir akciğere sahip olmaları gerekir. Peki diyelim ki bir balık karaya çıkmaya karar verdi. Kendisine bir akciğer nereden bulacaktır?

2. Balıkların bizim gibi bir böbrek sistemleri yoktur. Ancak karada yaşayabilmeleri için buna da ihtiyaçları vardır. Herhalde balık karaya çıkmaya karar verdiğinde, kendine bir de böbrek bulmuştur bir yerlerden!

3. Balıkların ayakları yoktur. Bu yüzden karaya çıktıklarında yürüyemezler. Acaba karaya çıkmayı ilk başaran balık bu ayağı nasıl bulmuştur? Böyle bir şey imkansız olduğuna göre evrimcilerin bu konuda da yalan söyledikleri ortaya çıkmaktadır.

Bunlar bir balığın karada yaşayabilmesi için sahip olması gereken binlerce özellikten sadece üç tanesidir.

BALIK TV İZLİYOR

Evrimciler canlıların milyonlarca yıldır evrim geçirerek birbirlerine dönüştüklerini iddia ederler. Hatta bazıları balıkların denizde yiyecek kalmadığı için ani bir karar alıp karaya çıktıkları gibi saçma şeyler bile söylerler. Kimbilir belki de balıklar yiyecek kalmadığı için değil de resimde görülen balık gibi televizyon seyredebilmek için karaya çıkmaya karar vermişlerdir? SON DERECE MANTIKSIZ değil mi?

Ayrıca eğer balıklar sürüngenlere dönüşselerdi milyonlarca balık sürüngen arası, ara tür fosiline rastlanması gerekirdi. Yani yarım ayaklı, yarım akciğerli ve yarım böbrekli birçok canlı yaşamış olmalıydı. Ve biz de bugün onların fosillerine rastlamalıydık. Ancak böyle bir fosil yoktur.

Evrimci hikayeye göre bundan 10 milyon yıl önce ilk kedi karaya çıktı.

İlk sözü şuydu

Sonunda karayı buldum!

Yüzyıllardır nefesimi tutuyorum

Aynı günlerde herkes denizden karaya çıkıyordu

ilk yılan

ilk tavuk

ilk çocuk

ilk çimen

ve ilk satıcı

Evrimcilerin iddiaları karikatürlere bile konu olacak kadar komik ve saçmadır. Evrimcilere göre tüm canlıların, kedilerin, yılanların, bitkilerin, tavukların ve insanların ataları denizlerde yaşayan canlılardı. İşte bunu söyleyenlere çocuklar bile güler!

Coelecanth İsimli Balık Hakkında

Evrimciler yıllarca Coelecanth (sölekant) isimli bir balığı karaya çıkmak üzere olan bir ara tür olarak tanıttılar. Bütün kitaplarında, dergilerinde bu balığı evrimin delili gibi gösterdiler. Coelecanth'ın soyu tükenmiş bir balık olduğunu yani günümüzde yaşamadığını zannediyorlardı. Bu yüzden bu balığın fosiline bakarak bir sürü yalan uydurdular.

coelecanth fosili

Evrimciler Coelecanth balığının sürüngene dönüşmeye başlayan bir balık olduğunu iddia ediyorlardı. Sonra bir gün yaşayan bir Coelecanth bulundu ve evrimcilerin yalan söyledikleri anlaşıldı. Çünkü Coelecanth gerçek bir balıktı.

Ancak bir gün bir balıkçı denizde avlanırken bu balıktan yakaladı. Sonra bu balıktan birçok kez daha yakalandı. Ve görüldü ki Coelecanth normal bir balıktı. Hiç de evrimcilerin iddia ettikleri gibi karaya çıkmaya hazırlanmıyordu. Evrimciler Coelacanth'ın fosiline bakıp "bu balık sığ sularda yüzüyordu, yani karaya çok yakındı, neredeyse karaya çıkacaktı" demekteydiler. Halbuki Coelecanth, sığ sularda değil, çok derin sularda yaşıyordu. Yani Coelecanth evrimcilerin söylediği gibi bir ara tür değildi. Gerçek bir balıktı. Evrimcilerin bunun gibi daha birçok yalanları da ortaya çıkmıştır.

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, balıkların sürüngenlere dönüştüğü yönündeki evrimci iddiaların geçersizliğini ele almaktadır. Balıkların karada yaşaması için ihtiyaç duydukları akciğer, böbrek ve uzuv gibi sistemlerin tesadüfen oluşmasının imkansızlığı vurgulanmakta ve her canlının kendine has özellikleriyle yaratıldığı gerçeği savunulmaktadır. Coelecanth balığı örneği üzerinden ise evrimcilerin ara tür iddialarının fosil kayıtlarıyla çeliştiği ortaya konmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Karaya çıkan bir balığın hayatta kalabilmesi için gerekli olan akciğer, böbrek ve uzuv sistemleri eksiksiz ve anında var olmalıdır.
  • Evrim teorisi tarafından ara tür olarak gösterilen Coelecanth'ın, derin sularda yaşayan tam bir balık olduğu kanıtlanmıştır.
  • Canlıların birbirine dönüştüğünü kanıtlayacak herhangi bir ara form fosili bulunmamaktadır.
  • Her canlı türü Allah tarafından kendi yaşam alanına uygun, özel ve kusursuz özelliklerle yaratılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Balıkların karaya çıktığında ölmesinin temel sebebi nedir?

Balıkların solunum, dolaşım ve hareket sistemleri tamamen suda yaşamaya göre tasarlanmıştır. Karada ihtiyaç duydukları akciğer veya böbrek sistemlerine sahip olmadıkları için karaya çıktıklarında yaşayamazlar.

Coelecanth balığı neden evrimsel bir delil olarak kullanılamaz?

Uzun süre neslinin tükendiği sanılan bu balık, canlı örnekleri bulunduğunda derin sularda yaşayan sıradan bir balık türü olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla karaya çıkmaya hazırlanan bir ara tür iddiası çürümüştür.

Evrim teorisinin canlıların değişimi iddiası neden fosil kayıtlarıyla uyuşmaz?

Eğer canlılar birbirlerine dönüşselerdi, aradaki geçişi temsil eden yarım organlı ve eksik özellikli sayısız canlının fosil kaydında bulunması gerekirdi. Ancak böyle bir ara form fosiline asla rastlanmamıştır.

Canlıların sahip olduğu kompleks özellikler nasıl açıklanmalıdır?

Canlıların sahip olduğu her bir özellik, Allah'ın yaratma sanatı ile var edilmiştir. Hiçbir özellik tesadüf eseri oluşamayacağı gibi, canlılar da birbirlerinden türememiştir.