logo HARUN YAHYA

Sonuç

Sonuç

Faşizmin Tedavisi Kuran Ahlakıdır

Baştan beri açıkça görüldüğü gibi faşizm insanlığa büyük felaketler getirmiş bir ideolojidir. Yalnızca geçtiğimiz asırda milyonlarca insanın ırkları nedeniyle öldürülmesine, işkenceye uğratılmasına ve II. Dünya Savaşı gibi bir trajedinin yaşanmasına sebep olmakla kalmamış, ortaya çıktığı her yerde bir "korku toplumu" meydana getirerek tüm insani değerleri yok etmeye girişmiştir. Günümüzde ise özellikle Ortadoğu, Latin Amerika ve Afrika ülkelerinde yaygın bir rejim olarak, Batı dünyasında ise giderek güçlenen ırkçı eğilimlerle ve neo-Nazi örgütlerle karşımıza çıkmaktadır. Adı tam olarak koyulmasa da aslında dünyanın pek çok ülkesinde perde arkasında yaşanan rejim faşizmdir. Faşist kültür, bir yandan da pek çok ülkede "sokaklara" yayılmakta, şiddetten ve kan dökmekten hoşlanan barbar kitleler meydana getirmektedir. Bu nedenle, tüm dünya için "faşizme karşı bir mücadele" gerekmektedir.

Bu ise yalnızca adli ve polisiye yöntemlerle olmaz. Neo-Nazileri takip ederek, suçlarını bulup hapse atarak bu ideoloji ortadan kaldırılamaz. Aksine daha da gelişir ve güçlenir.

Faşizmi yenmek için, öncelikle faşizmin ne olduğunu anlamak gerekmektedir. Bu kitapta ortaya koyduğumuz gibi, faşizm asıl olarak bir kültürdür. Bu kültürün temelinde; paganizm, Darwinist "çatışma" kavramı ve Darwinist ırkçılık vardır. Faşizmin ortadan kaldırılması için, asıl olarak bu hurafelerin yok edilmesi zorunludur.

Oysa sistem aksi yönde işlemektedir. Bugün ülkelerindeki faşist çeteler ile mücadele eden, onları takip etmek, yakalamak, tutuklamak, yargılamak ve cezalandırmak için milyonlarca doları terörle mücadeleye ayıran Batılı devletler, bu faşistleri aslında kendi elleriyle imal etmektedirler. Çünkü bu devletler okullarında gençlere Darwinist bir eğitim vermektedirler. Yani hayatın kanlı bir arena, bir savaş alanı olduğunu, ayakta kalabilmek için acımasız olmak ve sürekli çatışmak gerektiğini gençlere öğretmektedirler. Dahası, insanların maymun benzeri canlılardan türemiş bir hayvan türü olduğunu ve bu sözde evrim sürecinde "ileri" ve "geri" ırklar bulunduğunu telkin etmektedirler.

Bu eğitimi almış bir insanın faşist olmaması için hiçbir neden yoktur. Ve nitekim bu nedenle faşizm -gerek örgütlü biçimde, gerekse kültürel düzeyde- hızla yayılmaktadır.

Dolayısıyla faşist eğiten ve sonra kendi eğittiği faşistlerle mücadele etmek için çırpınan yabancı devletler büyük bir çelişki içindedirler. Zehirli yılanları dev çiftliklerde besleyip, sonra bunları insanların arasına atıp, yılanlar insanları öldürmeye başlayınca da, "bunlar neden insanları öldürüyor?" diyerek, tek tek yılanları toplayıp mücadele ettiğini söylemek gibi bir çelişkidir bu. Bir yandan zehirli yılan üretip bir yandan da "iyi takip ve iyi bir yakalama yöntemi ile bunları insanların arasından ayıklayacağız" demek, bir saçmalıktır. Çözüm, yılanların üretildiği çiftliği yok etmektir.

Faşizmin ortadan kaldırılması için, bu ideolojinin sözde bilimsel temeli olan Darwinizm çürütülürken, bir yandan da insanlara sevgi, şefkat, merhamet, tevazu, hoşgörü, adalet gibi temel ahlaki kavramların öğretilmesi ve aşılanması gereklidir. Bu kavramların kaynağı ise Kuran'dır. Faşizmin temeli olan pagan ahlak insanlara savaşı, şiddeti, kan dökmeyi, ırkçılığı telkin ederken, Yüce Rabbimiz Allah'ın bizler için belirlediği Kuran ahlakı, barış ve huzur dolu bir dünyanın temellerini tesis etmektedir.

Bu ahlakla yoğrulan bir toplum, ne faşizme ne de onun "kızıl" versiyonu olan komünizme taviz vermez. Türkiye bu konuda iyi bir örnektir. Faşist ve komünist ideolojileri ülkemize ihraç etmek için yürütülen çabalar kalıcı bir sonuç vermemiş ve Türkiye her iki totaliter ideolojiden de uzak kalmıştır. Bunun en büyük nedeni, İslam'ın Türk toplumuna kazandırmış olduğu temel ahlaki değerlerdir.

Aslında Türkiye, hem bu değerlerin temsilcisi hem de Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasçısı olarak, önce çevresinde sonra da tüm dünyada faşizmin önünü kesecek bir model oluşturabilir. Faşist vahşetle dolu olan coğrafyalara bir zamanlar Osmanlı'nın yaptığı gibi barış ve huzuru yeniden getirmek, ancak faşizme değil de dini değerlere inanan, bu değerlerden aldığı ilhamla politika yapan bir ülke tarafından başarılabilir.

Umulur ki bu gerçekleşecek ve Allah'ın "...yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi?"
(Hud Suresi, 116) ayetiyle işaret ettiği liderler, dünyadaki faşist bozgunculuğu 21. yüzyılda bertaraf edeceklerdir.

Sen Yücesin,
bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok.
Gerçekten Sen, herşeyi bilen,
hüküm ve hikmet sahibi olansın.
(Bakara Suresi, 32)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, faşizmin tarihsel felaketlerine ve günümüzdeki etkilerine dikkat çekerek, bu ideolojinin temelinde yatan materyalist ve çatışmacı zihniyetin analizini yapmaktadır. Faşist eğilimlerin ancak Kur'an'ın sunduğu sevgi, şefkat ve merhamet değerlerinin toplumda yaygınlaştırılmasıyla engellenebileceği vurgulanmaktadır. İslam'ın barışçıl ahlaki yapısının, totaliter sistemlere karşı en güçlü çözüm modeli olduğu ifade edilmektedir.

Önemli Noktalar

  • Faşizm sadece polisiye tedbirlerle değil, onu besleyen materyalist ve çatışmacı kültürün yok edilmesiyle ortadan kaldırılabilir.
  • Kur'an ahlakının temelini oluşturan sevgi, şefkat ve hoşgörü kavramları faşist ideolojilere karşı en güçlü kalkanı oluşturur.
  • Devletlerin okullarda materyalist eğitim verip aynı zamanda faşizmle mücadele etmeye çalışması büyük bir çelişkidir.
  • Türkiye, İslam'ın kazandırdığı ahlaki değerler sayesinde totaliter ideolojilere karşı güçlü bir duruş sergileyen örnek bir modeldir.

Sıkça Sorulan Sorular

Faşizmin yayılmasında materyalist eğitimin etkisi nedir?

Materyalist eğitim, hayatı acımasız bir savaş alanı olarak tanıtarak gençlere çatışmacı bir dünya görüşü aşılamaktadır. Bu anlayış, faşist ideolojilerin teorik temelini oluşturarak bireylerin şiddete eğilimli hale gelmesine zemin hazırlamaktadır.

Faşist ideolojiyi besleyen temel felsefi unsurlar nelerdir?

Faşizmin temelinde pagan inanışlar, çatışma odaklı materyalist dünya görüşleri ve ırkçılığı meşru göstermeye çalışan hurafeler yer almaktadır. Bu unsurlar, insanları birbirine düşman eden yapay bir kültürün gelişmesine neden olmaktadır.

Kur'an ahlakı toplumsal huzuru nasıl sağlamaktadır?

Kur'an ahlakı; sevgi, merhamet, adalet, hoşgörü ve tevazu gibi değerleri esas alarak toplum içinde kardeşlik ve barış ortamını tesis etmektedir. Bu değerler şiddeti ve çatışmayı reddederek, faşizm gibi yıkıcı ideolojilerin kök salmasını engelleyen bir karakter yapısı oluşturur.

Neden sadece polisiye tedbirler faşizmi durdurmaya yetmez?

Faşizm yalnızca bir suç eylemi değil, kökleri eğitim ve kültürel anlayışlara dayanan bir ideolojidir. Sadece cezai yöntemlerle ideolojik bir temeli ortadan kaldırmak mümkün değildir; çözüm ancak bu düşünceyi besleyen felsefi kaynakların çürütülmesiyle mümkündür.