logo HARUN YAHYA

Sonuç

Sonuç

Bu kitabın amacı "düşünmeye davet"tir. Bir insana gerçekler birçok şekilde anlatılabilir; tüm detaylar, tüm deliller, her türlü imkan kullanılarak gösterilebilir. Ancak eğer insan tüm bu gerçekleri kendi içinde, samimi ve dürüst olarak, gerçeği kavrayabilmek amacıyla düşünmezse, tüm bu çabaların hiçbir etkisi olmaz. Bu nedenle    Allah'ın elçileri kavimlerine tebliğde bulunduklarında onlara gerçekleri tüm açıklığı ile anlatmışlar ve ardından onları düşünmeye çağırmışlardır.

dünya, uzay

Düşünen insan Allah'ın yaratış sırlarını, dünya hayatının gerçeğini, cennet ve cehennemin varlığını, olayların iç yüzünü kavrar. Allah'ın razı olduğu bir insan olmanın önemini daha iyi anlar, din ahlakını gereği gibi yaşar, gördüğü herşeyde Allah'ın sıfatlarını tanır, insanların büyük çoğunluğunun değil, Allah'ın emrettiği şekilde düşünmeye başlar. Bunun sonucu olarak da hem güzelliklerden herkesten çok daha fazla zevk alır, hem de gereksiz kuruntulara, dünyaya yönelik hırslarla kapılarak kendini sıkıntıya sokmaz.

Bunlar, düşünen bir insanın dünyada kazanacağı güzelliklerden sadece birkaçıdır. Düşünerek daima doğruyu gören insanın ahiretteki kazancı ise Rabbimiz'in sevgisi, rızası, rahmeti ve cennetidir. Dünya hayatında düşünerek gerçekleri görmekten kaçınan insanların ise düşünecekleri, hem de "derin ve iyiden iyiye" düşünecekleri ve gerçekleri tüm açıklığı ile görecekleri bir gün mutlaka gelecektir. Ancak o günkü düşünmeleri onlara hiçbir yarar sağlamayacak, hatta onları kahredecektir. Allah bu insanların ne zaman düşüneceklerini Kuran'da şöyle bildirir: Ancak o, 'her şeyi batırıp gömen büyük-felaket' (kıyamet) geldiği zaman. O gün, insan, neye çaba harcadığını düşünüp-anlar. Görebilenler için cehennem de sergilenmiştir. (Naziat Suresi, 34-36)

Düşünmeyerek sorumluluklardan kaçabildiklerini zannedenler, belki uğrayacakları sonu düşünür ve Allah'ın dinine dönerler diye insanları düşünmeye çağırmak müminlerin ibadetidir. Ancak iman edenler Kuran'da Rabbimiz'in verdiği hükmü bilerek hareket ederler. Ayette şöyle bildirilmektedir:

Artık kim dilerse, öğüt alıp-düşünür. (Müddessir Suresi, 55)

 

Sen Yücesin,
bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok.
Gerçekten Sen, herşeyi bilen,
hüküm ve hikmet sahibi olansın.
(Bakara Suresi, 32)

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, insanları Allah'ın yarattığı evrendeki gerçekleri derinlemesine düşünmeye teşvik eden bir davet niteliği taşımaktadır. İnsanın samimi bir tefekkürle olayların iç yüzünü kavrayabileceği ve din ahlakını yaşayarak dünya hayatındaki sıkıntılardan arınabileceği vurgulanmaktadır. Gerçekleri görmezden gelmenin aksine, ahireti kazanmak adına akıl yürütmenin önemi Kur'an ayetleri ışığında ele alınmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Samimi tefekkür, insanın Allah'ın yaratma sanatını ve dünya hayatının gerçeklerini kavramasını sağlar.
  • Dünya hayatında derin düşünmekten kaçınanlar, ahirette pişmanlık duyacakları bir günle karşılaşacaktır.
  • İnsanları düşünmeye ve hakikate yönelmeye çağırmak, müminlerin yerine getirmesi gereken bir ibadettir.
  • Kur'an'da bildirildiği üzere, öğüt alıp düşünmek insanın kendi hür iradesine bırakılmış bir tercihtir.

Sıkça Sorulan Sorular

İnsanın gerçekleri kavrayabilmesi için hangi tutuma sahip olması gerekir?

Gerçekleri kavrayabilmek için insanın her şeyden önce samimi ve dürüst bir niyetle derin düşünmesi gerekmektedir. Yüzeysel bir bakış açısının ötesine geçerek olayların iç yüzünü anlamaya yönelik bir çaba, hakikati görmeyi mümkün kılar.

Derin düşünmenin ve tefekkürün bir insana sağladığı manevi kazançlar nelerdir?

Tefekkür eden insan, Allah'ın yaratma sanatını ve sıfatlarını gördüğü her detayda tanıma imkanı bulur. Bu bilinç, kişiyi gereksiz hırslardan, kuruntulardan ve dünya sıkıntılarından kurtararak huzurlu bir yaşam sürmesini ve ahiret için hazırlık yapmasını sağlar.

Dünya hayatında düşünmekten kaçınanları ahirette nasıl bir son beklemektedir?

Gerçekleri düşünmekten ve sorumluluk almaktan kaçanlar, kıyamet günü geldiğinde hakikatleri tüm açıklığıyla göreceklerdir. Ancak bu durumun o aşamada yaşanması, onlara herhangi bir fayda sağlamayacak ve derin bir pişmanlık sebebi olacaktır.

İnsanları düşünmeye davet etmek neden bir mümin ibadeti olarak görülür?

İnsanların kendi sonlarını düşünerek Allah'ın dinine yönelmelerine vesile olmak, müminler için bir sorumluluk ve ibadettir. Kur'an'da teşvik edildiği üzere, dileyenlerin öğüt alıp düşünmesi için gerçeklerin hatırlatılması müminlerin görevleri arasındadır.