logo HARUN YAHYA

Sonuç

Sonuç

Kitabın başından itibaren anlatılanlar okuyanların "dinsizliğin dinleri"nin oluşturduğu ciddi tehlikeleri fark etmeleri ve kendi üzerlerine düşen büyük sorumluluğun farkına varmaları amacıyla yazılmıştır. İyiliği emredip, kötülükten men etmek birbirlerinin velileri olan müminlere Allah'ın emrettiği önemli bir ibadettir. Kitap boyunca bu şerefli sorumluluk hatırlatılmıştır. Bu hatırlatmayı duyan veya okuyan kişinin önünde iki seçenek vardır: Bunlardan birincisi "nasıl olsa bir yapan çıkar" diye düşünüp kendini geride tutmak, ikincisi ise bu Allah'ın kendisine yüklediği sorumluluğun bilincine vararak hemen harekete geçmektir.

İnananların önünde güzel bir örnek olarak bu konuda öncü olan peygamberler ve salih müminler bulunmaktadır. Kuran'da kıssaları anlatılan peygamberlerin ve onların yanlarındaki salih müminlerin tamamı dinsizlikle fikri olarak mücadele etmişler, dinsiz fikirleri yok etmek için tarih boyunca insanlara Allah'ın birliğini anlatmak için çaba sarf etmişlerdir. İnsanlara ulaşabilmek için pek çok yolu denemişlerdir ve bu uğurda hiçbir engel onları durduramamıştır. Bu kutlu insanların dinsizlikle mücadele konusundaki azimleri, kararlılıkları, sabırları ve cesaretleri tüm inananlara örnek olmalıdır.

Yakın tarihimizde yaşamış ve hayatı müminlere önemli bir örnek teşkil eden pek çok önemli İslam alimi de vardır. Örneğin Bediüzzaman Said Nursi çok zor koşullar altında, her türlü fedakarlığı göstererek dinsizliğin dinleri ile mücadele etmiş, devletini ve milletini bu tehlikeden korumak için canıyla ve malıyla sabırlı bir uğraş vermiş mübarek bir şahsiyettir. Ve Bediüzzaman'ın şu sözleri vicdan ve akıl sahibi tüm insanlara "dinsizliğin dinleri ile mücadele" konusunda büyük bir şevk verecektir:

Bir tek gayem vardır: O da mezara yaklaştığım bu zamanda, İslam memleketi olan bu vatanda bolşevik baykuşlarının sesini işitiyoruz. Bu ses, alem-i İslamın iman esaslarını zedeliyor. Halkı, bilhassa gençleri imansız yaparak kendisine bağlıyor. Ben bütün mevcudiyetimle bunlarla mücadele ederek gençleri ve Müslümanları imana davet ediyorum. Bu imansız kitleye karşı mücadele ediyorum. Bu mücahedem ile inşaAllah Allah huzuruna girmek istiyorum. Beni bu gayemden alıkoyanlar da, korkarım ki bolşevikler olsun! Beni serbest bırakınız. Elbirliği ile komünistlikle zehirlenen gençlerin ıslahına ve memleketin imanına, Allah'ın birliğine hizmet edeyim.26

Bu satırları okuyan vicdanlı her insan bir an önce harekete geçmeli ve vicdanının sesini dinleyerek kendisine hizmet için yollar aramalıdır. Allah, iman eden ve diğer insanları da imana davet eden kulları ile, sadece "iman ettim" diyen, ama bu imanın gerektiğirdiği mücadeleden kaçanların arasını ayıracaktır. Bir ayette "insanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?" buyrulur. (Ankebut Suresi, 2) Bir başka ayette ise, dinsizlikle mücadele etmeden gerçek imanın ve cennetin elde edilemeyeceği şöyle bildirilmektedir:

Yoksa siz, Allah, içinizden cehd edenleri (çaba harcayanları) belirtip-ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip-ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? (Al-i İmran Suresi, 142)

Peygamber Efendimiz (sav)'in iman ile ilgili hadislerinden biri şöyledir:

Sana, arşın altından, cennet hazinelerinden bir söze delalet edeyim mi? Şöyle dersin: "La havle vela kuvvete illa Billah" (Allah'tan başka ne men edecek ve ne de yapacak bir kuvvet vardır.) O zaman Allah buyurur ki: "Kulum teslim oldu ve selamet buldu." (Ramuz el-Ehadis-1, s. 166/3)

DİPNOTLAR

26. Risale-i Nur Külliyatı II, Şualar, Nesil Yayınları, s.427

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, inananların iyiliği emredip kötülükten sakındırma konusundaki şerefli sorumluluklarına odaklanmaktadır. Peygamberlerin ve salih müminlerin dinsizliğe karşı gösterdikleri azimli mücadele örnek alınarak, okuyucunun bu kutlu davada aktif görev almaya teşvik edilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca gerçek imanın, sadece sözle değil, Allah yolunda gösterilen çaba ve sabırla tasdik edileceği vurgulanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • İyiliği emredip kötülükten men etmek, müminlerin birbirlerine karşı en temel sorumluluklarından biridir.
  • Peygamberlerin ve geçmişteki salih alimlerin dinsizlikle fikri mücadeledeki azim ve kararlılıkları tüm müminler için bir rehberdir.
  • Gerçek iman, sadece söylemle değil, Allah yolunda çaba göstermek ve sabırla gayret etmekle ispat edilir.
  • Müminler, sorumluluklarını başkasına havale etmek yerine doğrudan harekete geçmekle yükümlüdür.

Sıkça Sorulan Sorular

Müminlerin iyiliği emredip kötülükten men etme sorumluluğu neden önemlidir?

Bu sorumluluk, müminlerin birbirlerinin velisi olması ve Allah'ın razı olacağı bir toplumsal yapının inşası için hayati bir ibadet niteliği taşır. İmanın gerektirdiği bu aktif tutum, toplumun manevi değerlerinin korunmasını sağlar.

Kur'an'da gerçek imanın sınanması nasıl tanımlanmaktadır?

İnsanların yalnızca iman ettiklerini söylemeleri yeterli görülmeyip, Allah yolunda cehd edenlerin ve sabredenlerin belirlenmesi için bir sınanma sürecinden geçmeleri gerektiği ayetlerle bildirilmektedir.

Peygamberlerin dinsizlikle fikri mücadele yöntemlerinden ne öğrenilebilir?

Peygamberler, dinsiz fikirlerin yok edilmesi için her türlü yolu denemiş ve hiçbir engel karşısında geri adım atmamışlardır. Onların bu kararlılığı, müminler için her koşulda Allah'ın birliğini anlatma azmini yansıtır.

İman eden biri için harekete geçmek neden bir zorunluluktur?

İman, pasif bir kabullenme değil, aktif bir yaşam biçimidir. Allah, sadece iman ettiğini söyleyenler ile bu iman uğrunda mücadele edenlerin arasını ayıracağını bildirdiğinden, harekete geçmek ahiret kazancı için şarttır.