logo HARUN YAHYA

İnkarcıları Bekleyen Cehennem

İnkarcıları Bekleyen Cehennem

Kendisini tek olarak (ve yapayalnız) yarattığım (şu adam)ı Bana bırak; Ki Ben ona, "alabildiğine geniş kapsamlı bir mal" (servet) verdim. Göz önünde-hazır çocuklar (verdim). Ve sayısız imkan ve fırsatları önüne serdim. Sonra, daha arttırmam için tamah eder (doyumsuz istekte bulunur). Hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı "kesin bir inatçıdır." Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim. Çünkü o, düşündü ve bir ölçü tesbit etti. Kahrolası, nasıl bir ölçü koydu? Yine kahrolası, nasıl bir ölçü koydu? Sonra bir baktı. Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti. Sonra da sırt çevirdi ve büyüklük tasladı (istikbar). Böylece: "Bu, yalnızca 'aktarılarak öğrenilen' bir büyüdür" dedi. "Bu, bir beşer sözünden başkası değildir." Onu Ben, cehenneme sürükleyip-atacağım. Cehennem (sakar) nedir, sen bilir misin? Ne alıkoyar, ne bırakır. Beşere delicesine susamıştır. (Müddessir Suresi, 11-29)

Cennet ne kadar güzellik ve nimet doluysa, cehennem de o kadar çirkinlik ve azapla doludur. Müminlerle inkar edenler arasında henüz dünyadayken oluşmuş olan uçurum, ahirette en yüksek noktaya ulaşır. Kendisini yaratan, yaşatan ve dinini ulaştıran Allah'ı inkar etmiş ya da O'na boyun eğmemiş olanlar ebedi azapla cezalandırılır.

Allah Kuran'da cehennemi hak edenleri şöyle anlatır:

Kim kendisine "dosdoğru yol" apaçık belli olduktan sonra, elçiye muhalefet ederse ve mü'minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!.. (Nisa Suresi, 115)

Dinlerini bir oyun ve eğlence (konusu) edinenleri ve dünya hayatı kendilerini mağrur kılanları bırak. Onunla (Kuran'la) hatırlat ki, bir nefis, kendi kazandıklarıyla helake düşmesin; (böylesinin) Allah'tan başka ne bir velisi, ne bir şefaatçisi vardır; her türlü fidyeyi verse de kabul olunmaz. İşte onlar, kazandıkları nedeniyle helake uğrayanlardır; küfre saptıklarından dolayı onlar için çılgınca kaynar sular ve acıklı bir azap vardır. (En'am Suresi, 70)

Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar... Onlara acı bir azabı müjdele.

Bunların üzerlerinin cehennem ateşinde kızdırılacağı gün, onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak (ve:) "İşte bu, kendiniz için yığıp-sakladıklarınızdır; yığıp-sakladıklarınızı tadın" (denilecek). (Tevbe Suresi, 34-35)

Ona: "Allah'tan kork" denildiğinde, büyüklük gururu onu günaha sürükler, kuşatır. Böylesine cehennem yeter; ne kötü bir yataktır o. (Bakara Suresi, 206)

Cehenneme girecek olanların ortak özelliği, din ahlakına çağrıldıklarında yüz çevirmiş olmalarıdır:

Sur'a üfürüldü; böylece Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp-yıkılıverdi. Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar.

Yer, Rabbi'nin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahitler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar.

Her bir nefse yaptığının tam karşılığı verildi. O, onların işlediklerini daha iyi bilendir.

İnkar edenler, cehenneme bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cehennemin) bekçileri dedi ki: "Size Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugünle karşılaşacağınızı (söyleyip) sizi uyaran elçiler gelmedi mi?"

Onlar: "Evet" dediler. Ancak azap kelimesi kafirlerin üzerine hak oldu. Dediler ki: "İçinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından (içeri) girin. Büyüklüğe kapılanların konaklama yeri ne kötüdür. (Zümer Suresi, 68-72)

Ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine dediler ki: "Rabbinize dua edin; azaptan bir günü (olsun) bize hafifletsin."

(Bekçiler:) "Size kendi Resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?" dediler. Onlar: "Evet" dediler. (Bekçiler:) "Şu halde siz dua edin" dediler. Oysa kafirlerin duası, çıkmazda olmaktan başkası değildir. (Mü'min Suresi, 49-50)

Cehenneme gireceklerin bir bölümü, henüz dünyadayken Allah'ın azabı üzerinde düşünmeyenlerdir. Cehenneme girseler dahi “biraz azap çeker, sonra çıkarım" gibi dayanağı olmayan Kuran dışı bir mantık yürütenlerden Kuran'da şöyle bahsedilir:

Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında Allah'ın Kitabı hükmetsin diye çağrılıyorlar da, onlardan bir bölümü yüz çeviriyor. Onlar, işte böyle arka dönenlerdir. Bu, onların: 'Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak' demelerindendir. Onların bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür. Artık onları, kendisinde şüphe olmayan bir gün topladığımızda ve her bir nefse -haksızlığa uğratılmaksızın- kazandığı tam olarak ödendiğinde nasıl olacak? (Al-i İmran Suresi, 23-25)

Cehennemdeki ortamın dehşetini anlatan diğer bazı ayetler ise şöyledir:

Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu-günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;

Kendi eşini ve kardeşini,

Ve onu barındıran aşiretini de;

Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.

Hayır (hiçbiri kabul edilmez). Doğrusu o, cayır cayır yanmakta olan ateştir:

Başın derisini kavurup-soyar.

Yüz çevirip arkasını döneni çağırır-durur.

(Durmaksızın mal ve servet) Toplayıp bir yerde (üst üste) yığmakta olanı. (Mearic Suresi, 11-18)

Orada kendileri için, "kemikleri çatırdatan inlemeler" vardır. Onlar orda işitmezler de. (Enbiya Suresi, 100)

(Böylesinin) Önünde cehennem vardır ve (orada) irinli sudan içirilecektir.

Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramayacak, ona her yandan ölüm gelecek, oysa ölmeyecek de. Ardından daha katı bir azap olacak. (İbrahim Suresi, 16-17)

O gün suçlu-günahkarların (sıkı) bukağılara vurulduklarını görürsün. Giyimleri katrandandır, yüzlerini ateş bürümektedir. (İbrahim Suresi, 49-50)

Doğrusu, o zakkum ağacı; Günahkar olanın yemeğidir.

Pota gibi; karınlarda kaynar-durur; Kaynar-suyun kaynaması gibi. "Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin. Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün; (Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun". (Duhan Suresi, 43-49)

Tüm bu ayetlerde anlatılan cennet ve cehennem kesin gerçeklerdir. Bu dünyayı ve bu hayatı yaratan Allah, onları da yaratacağını bildirmektedir. İnkarcı insan ne kadar bu kesin gerçekleri görmek istemese de bunlarla karşılaşacaktır. Bir İslam büyüğünün verdiği örnekle, ahireti düşünmeyen kimse devekuşuna benzer. Kafasını kuma gömdüğünde dışarıyı görmez, ve böylece kendisinin de görülmediğini zanneder. Oysa dünya üzerindeki istisnasız her insanın yaptıklarını Allah görmekte ve tespit etmektedir.

Din ahlakını yaşaması için davet edilen, fakat bu daveti kabul etmeyip inkar yoluna sapanlar artık cehennemi hak eden kişiler olmuştur. Bu kişilerle ilgili ayetlerde şöyle haber verilmektedir:

... Size Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugünle karşılaşacağınızı (söyleyip) sizi uyaran elçiler gelmedi mi? (Zümer Suresi, 71)

Dine çağrıldığı halde, yüz çevirenler ise "azaba müstahak" olacaktır:

Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı. Ancak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti. Sonra çalım satarak yakınlarına gitmişti. Sen buna müstahaksın, dahasına müstahaksın. Yine müstahaksın, dahasına da müstahaksın. (Kıyamet Suresi, 31-35)

Bu kitapta yapılan da, her insana din günü ile karşılaşacağını Allah'ın ayetleriyle hatırlatıp-uyarmaktır.

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, Kur'an-ı Kerim'den ayetler ışığında cehennemin hakikatini ve inkarcıların ahirette karşılaşacakları durumu incelemektedir. Dünya hayatını iman ahlakından uzak geçiren ve ilahi davete sırt çevirenlerin yaşadığı manevi ve fiziksel azabın tasvir edildiği bu bölüm, okuyucuya ahiret bilincini hatırlatmayı amaçlamaktadır.

Önemli Noktalar

  • Cehennem azabı, Allah'ın ayetlerini inkar eden ve din ahlakından yüz çevirenler için hazırlanan ebedi bir karşılıktır.
  • Kur'an'da yer alan ayetler, dünyadaki her türlü fiilin hesap gününde eksiksiz bir şekilde karşılık bulacağını açıkça bildirmektedir.
  • Dünya hayatının geçici nimetlerine aldanıp ahireti yok sayan kimseler, gerçekte kendi sonlarını hazırlamaktadır.
  • İnsanın din ahlakına karşı gösterdiği inat ve büyüklük taslama tavrı, onun cehenneme sürüklenmesine neden olan temel unsurlardandır.

Sıkça Sorulan Sorular

Cehennemin temel özellikleri nelerdir?

Cehennem, inkarcılar için hazırlanmış ebedi bir azap yurdudur. Kur'an'da cehennemin çirkinliklerle dolu olduğu, oradaki azabın şiddeti, ateşin kavuruculuğu ve inkarcıların orada yaşadıkları pişmanlıklar açıkça tasvir edilmiştir.

İnkarcıların cehenneme girme sebepleri nelerdir?

Kişilerin cehenneme girmesine sebep olan temel özellikler, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, elçilerin davetine karşı büyüklük taslamaları ve dünya hayatını ahirete tercih ederek din ahlakından yüz çevirmeleridir.

Ahiretteki azabın dünyadaki karşılığı nedir?

Ahiret azabı, dünyada iken Allah'ın varlığını ve birliğini inkar eden, O'nun gönderdiği elçilere ve Kuran'a karşı gelenlerin kendi seçimlerinin bir sonucudur. Bu kişiler dünyada büyüklük tasladıkları ve dini oyun eğlence edindikleri için o dehşetli yere layık görülürler.

Dünya hayatında ahireti düşünmeyenlerin durumu nedir?

Ahireti düşünmeyenler, tıpkı devekuşu örneğinde olduğu gibi gerçeği görmezden gelerek kendilerini güvende hissetme gafletine düşerler. Ancak Allah her şeyi görmekte ve tespit etmektedir; bu yüzden hiçbir inkar edici hesap gününden kaçamayacaktır.