logo HARUN YAHYA

Vücudumuzdaki Şeker Fabrikası

Vücudumuzdaki Şeker Fabrikası

Eğer ihtiyacınızdan biraz daha fazla şekerli bir gıda yerseniz, vücudunuzdaki bir sistem kandaki şeker oranının yükselmesini engellemek için devreye girer:

1. Öncelikle pankreas hücreleri, kan sıvısının içinde bulunan milyonlarca molekül arasından şeker moleküllerini bulur ve diğerlerinden ayırt eder. Dahası bu moleküllerin sayılarının fazla mı, yoksa az mı olduklarına karar verir, adeta şeker moleküllerini sayar. Gözü, beyni, elleri olmayan, gözle göremeyeceğimiz küçüklükteki hücrelerin bir sıvının içindeki şeker moleküllerinin oranı hakkında fikir sahibi olması, üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.

2. Eğer pankreas hücreleri kanda gereğinden fazla şeker olduğunu belirlerse, bu fazla şekerin depolanmasına karar verir. Ancak bu depolama işini kendileri yapmaz, kendilerinden çok uzakta bulunan başka hücrelere yaptırırlar.

3. Uzaktaki bu hücreler kendilerine aksi bir emir gelmediği sürece şeker depolamak istemezler. Ancak pankreas hücreleri, bu hücrelere "şeker depolamaya başlayın" emrini taşıyacak bir hormon yollarlar. "Insülin" adı verilen bu hormonun formülü, pankreas hücreleri ilk oluştukları andan itibaren DNA'larında kayıtlı bulunmaktadır.

4. Pankreas hücrelerindeki özel "enzimler" (işçi proteinler) bu formülü okurlar. Okunan formüle göre de insülin üretirler. Bu üretimde her biri farklı görevlerde yüzlerce enzim çalışır.

5. Üretilen insülin hormonu, en güvenli ve en hızlı ulaşım ağı olan kan yoluyla hedef hücrelere ulaştırılır.

6. Insülin hormonunda yazılı olan "şeker depolayın" emrini okuyan diğer hücreler ise bu emre kayıtsız şartsız itaat ederler. Şeker moleküllerinin hücrelerin içine geçmesini sağlayacak kapılar açılır.

7. Ancak bu kapılar rastgele açılmaz. Depo hücreleri kandaki yüzlerce farklı molekül arasından sadece şeker moleküllerini ayırt eder, yakalar ve kendi içlerine hapsederler.

8. Hücreler, kendilerine ulaşan emre hiçbir zaman itaatsizlik etmezler. Bu emri yanlış anlamaz, hatalı maddeleri yakalamaya, gereğinden fazla şeker depolamaya kalkmazlar. Büyük bir disiplin ve özveri ile çalışırlar.

vücudumuzdaki şeker fabrikası

1. Karbonhidratlar, Şeker, vs.
2. Yemek Borusu
3. Karaciğer
4. Mide
5. Bağırsaklar
6. NORMAL BIR İNSAN

7. Insülin
8. Glikoz
9. Aktif Alıcı
10. Aktif Taşıyıcı
11. Glikoz Enerjiye Çevrilir
12. Glikoz

13. Kırmızı Kan Hücreleri
14. Normal Damar
15. DİABETİK BİR İNSAN
16. Inaktif Alıcı
17. Inaktif Taşıyıcı
18. Etkilenen Damar

A. Karbonhidratlar bağırsaklarda glikoz haline gelirler ve kanla birleşirler. Glikoz oranı çok yükselirse, pankreas, hücrelerin glikozu emmesine yardım eden insülin isimli bir hormon salgılar.

B. Hormon, glikoz taşıyıcısını aktif hale getiren alıcısı ile birleşir. Glikoz hücrenin içine girer ve enerjiye dönüşür. Kandaki glikoz oranı sabit kalır. Diabetik hastalarında ise, insülin alıcısına bağlanamaz ve taşıyıcı inaktif (aktif olmayan) hale gelir. Glikoz kan dolaşımı içinde kalır. Ve kandaki şeker oranı yükselir.

Böylece siz fazla şekerli bir çay içtiğinizde, bu olağanüstü sistem devreye girer ve fazla şekeri vücudunuzda depolar. Eğer bu sistem çalışmasaydı, o zaman kanınızdaki şeker hızla yükselir ve komaya girerek ölürdünüz. Bu o kadar mükemmel bir sistemdir ki gerektiği zaman tersine de çalışabilir. Eğer kandaki şeker normalin altına düşerse, bu sefer pankreas hücreleri bambaşka bir hormon olan "glukagon"u üretirler. Glukagon daha önce şeker depolayan hücrelere bu sefer "kana şeker karıştırın" emrini taşır. Bu emre de itaat eden hücreler depoladıkları şekeri geri bırakırlar.

Nasıl olur da, bir beyne, sinir sistemine, göze, kulağa sahip olmayan hücreler, bu denli büyük hesapları ve işleri kusursuzca başarırlar? Proteinlerin ve yağ moleküllerinin yan yana gelmesiyle oluşan bu şuursuz varlıklar, nasıl olur da insanların bile yapamayacakları kadar büyük işler yapabilirler? Şuursuz moleküllerin sergiledikleri bu büyük şuurun kaynağı nedir? Elbette bu olaylar, bizlere tüm evrene ve tüm canlılara hakim olan Allah'ın varlığını ve kudretini göstermektedir.

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, insan vücudundaki şeker dengesini sağlayan kompleks mekanizmanın nasıl işlediğini detaylandırmaktadır. Pankreas hücrelerinin kandaki şeker oranını tespit edip insülin hormonu aracılığıyla hücrelere emir iletmesi, şuursuz hücrelerin sergilediği üstün bir disiplin ve planlama olarak açıklanır. Bu sistem, Allah'ın kusursuz yaratma sanatının bir tecellisi olarak sunulmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Pankreas hücreleri, kandaki şeker moleküllerini ayırt edip sayılarını belirleyebilecek üstün bir kapasiteye sahiptir.
  • İnsülin hormonu, şeker depolanması için gerekli emri hücrelere eksiksiz bir şekilde taşır.
  • Şuursuz hücrelerin sergilediği bu organize çalışma, Allah'ın vücudumuzdaki üstün yaratma sanatını gözler önüne serer.
  • Glikoz dengesini sağlayan mekanizma, hem depolama hem de ihtiyaç anında şekeri geri salma kabiliyetiyle kusursuz bir disiplin sergiler.

Sıkça Sorulan Sorular

Vücuttaki şeker dengesi pankreas tarafından nasıl korunur?

Pankreas hücreleri kandaki şeker moleküllerini denetler ve oran yüksek olduğunda insülin hormonu salgılar. Bu hormon hücrelere şeker depolama emri vererek kandaki glikozun sabit kalmasını sağlar.

İnsülin hormonunun hücrelerdeki işlevi nedir?

İnsülin, şeker depolama emrini taşıyan bir sinyal görevi görür. Hedef hücrelerdeki alıcılarla birleşerek hücre kapılarının glikoza açılmasını sağlar ve böylece şekerin kandan alınıp depolanmasını mümkün kılar.

Şuursuz hücrelerin bu derece planlı çalışması neyi kanıtlar?

Beyne veya sinir sistemine sahip olmayan hücrelerin böylesine karmaşık hesaplar yapması ve disiplinle çalışması, tüm evrene hakim olan Allah'ın varlığının ve yaratma sanatının apaçık bir delilidir.

Kan şekeri normalin altına düştüğünde vücutta ne olur?

Pankreas hücreleri bu sefer glukagon adlı hormonu devreye sokar. Bu hormon, önceden şeker depolayan hücrelere emri ileterek depolanan şekerin kana geri bırakılmasını sağlar.