logo HARUN YAHYA

Yaratılış gerçeği 2/2

Yaratılış Gerçeği 2/2

akdiken yaprağı fosili

Darwinistler, hayvanlar aleminin fosil kayıtlarındaki değişmezliğini açıklayamadıkları gibi, bitkiler alemindeki değişmezliği de açıklayamazlar. Binlerce hayvan türünün yanında, sayısız bitki türü de fosil kayıtlarında hiçbir değişim göstermeden milyonlarca hatta yüz milyonlarca yıl boyunca gözlemlenmektedir. Bunlara bir örnek 50 milyon yıllık, akdiken yaprağıdır.

Üstte günümüz akdiken yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: British Columbia, Kanada

koşnil fosili

Koşniller birçok bitkide yarımküre şeklinde yapışmış olarak duran; yapışkan, tatlımsı bir sıvı salgılayan canlılardır. Yumuşak koşnil, yünlü koşnil, yarım küreli koşnil gibi 7.000'e yakın türü olan bu canlılar bitkilere bağlı parazit bir yaşam sürerler. Bu canlılar da diğer canlılar gibi milyonlarca yıldır hiç değişim göstermeden yaşamaktadırlar.

Yukarıda 45 milyon yıl önce yaşamış olanlardan hiç farkı olmayan günümüz koşnilleri görülmektedir.

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

vatoz fosili

Evrim teorisi, Pikaia gibi ilk kordalıların zamanla balıklara dönüştüğünü varsayar. Ancak "kordalıların evrimi" iddiasını destekleyecek herhangi bir ara form fosili bulunmadığı gibi, "balıkların evrimi" iddiasını destekleyecek bir fosil de yoktur. Aksine, tüm balıklar fosil kayıtlarında bir anda ve hiçbir ataları olmadan ortaya çıkarlar.

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 95 milyon yıl
Bölge: Lübnan

Sağda görülen günümüz vatozu ile yukarıda fosili görülen ve milyonlarca yıl önce yaşayan vatoz arasında hiçbir fark yoktur.

örümcek fosili

Örümceklerin evrim geçirmediklerini, hep örümcek olarak var olduklarını gösteren delillerden biri de resimdeki 50 milyon yaşındaki örümcek fosilidir. 50 milyon yıl önce yaşayan örümceklerle günümüzdeki örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. Bu gerçek, evrim teorisinin hayal ürünü bir hikaye olmaktan öteye gitmediğini, canlıları Allah'ın yarattığını gözler önüne sermektedir.

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Görüldüğü gibi, yukarıdaki amber içinde fosilleşmiş 50 milyon yaşındaki örümcek ile yanda resmi görülen günümüz örümceği arasında hiçbir fark yoktur.

sinek fosili

Sineklerin hep sinek olarak var olduklarını, herhangi bir canlıdan türemediklerini ve ara aşamalardan geçmediklerini gösteren delillerden biri de resimde görülen 45 milyon yaşındaki sinek fosilidir. Aradan geçen milyonlarca yıl boyunca değişmeyen sinekler, evrim teorisinin büyük bir aldatmacadan ibaret olduğunu, tüm canlıları Allah'ın yarattığını bir kez daha teyit etmektedir.

45 milyon yıllık sinek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Litvanya

Yukarıda milyonlarca yıl boyunca hiçbir değişikliğe uğramayan günümüz sineği görülüyor.

50 milyon yıllık keaki yaprağı ve günümüz keaki yaprağı

Darwin'den bu yana evrim yanlıları, Darwin'in bulunmasını umduğu hayali ara geçiş formlarının arayışı içindeydiler. Kendilerince Darwin'in mirasını yaşatmaya çalıştıklarından, fosil kayıtlarının mutlaka onlara bekledikleri delili vereceğine inanıyorlardı. Ancak fosil kayıtları, yeryüzünde ara canlılar yaşamadığını, canlıların değişmediklerini ve açıkça yaratıldıklarını ilan etti.

50 milyon yıllık keaki yaprağı ve günümüz keaki yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: British Columbia, Kanada

Nitidulidae familyasına ait günümüz bitki böceği fosili

Parlak kınkanatlılar (Nitidulidae) familyasına dahil olan bu bitki böceği, çoğunlukla zarar görmüş bitkilerin öz suları, polenleri veya meyveleriyle beslenir. Bazıları meyvelere önceden yerleşerek ürünlere zarar verir. Resimde fosili görülen bu bitki böceği, evrim teorisinin hayal ürünü bir hikaye olduğunu göstermektedir.

Nitidulidae familyasına ait günümüz bitki böceği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

kedi balığı fosili

Bulunduğu taş parçasının her iki yüzeyinde de görülebilen bu kedi balığı fosili 95 milyon yıl yaşındadır ve günümüzdeki kedi balıklarıyla aynı özelliklere sahiptir. Bu da, söz konusu canlının evrimcilerin iddia ettiği gibi sürekli yaşanan küçük değişimlerle başka bir türden meydana gelmediğinin ve başka bir canlı türüne de dönüşmediğinin delilidir.

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 95 milyon yıl
Bölge: Lübnan

Üstte görülen günümüz kedi balığının canlı örneği milyonlarca yıl önce yaşayan kedi balığından farklı değildir.

kara söğüt yaprağı fosili

Tarih boyunca bulunan tüm fosiller Yaratılış gerçeğini ispat ettiği halde, Darwinistler bunun tam aksini savunmaya devam etmişlerdir. Ancak şu anda, fosil kayıtlarındaki değişmezlik ve ortaya çıkan sayısız yaşayan fosil örneği karşısında, evrim teorisi lehinde geliştirilen tüm senaryolar geçersizdir.

Günümüz kara söğüt yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: British Columbia, Kanada

Embioptera (Ayakla Ağ Örenler) cinsi böceği fosili, amber

Genellikle tropik iklimlerde yaşayan bu böcek türünün en önemli özelliklerinden biri, 100 kadar ağ bezine sahip olması ve bu bezlerden salgıladığı ağdan yapılmış yuvalarda yaşamasıdır. Bu böceğin torba şeklinde ördüğü ağdan yapılmış evlerin ağırlığı 100 cm3 civarındadır. On milyonlarca yıldır aynı olan bu böcekler, diğer tüm canlılar gibi evrim teorisine meydan okumaktadırlar.

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Yukarıda Embioptera (Ayakla Ağ Örenler) cinsi böceğin günümüz örneği görülüyor.

trips fosili, amber

Tripsler, Thysanoptera takımına dahildirler. Var oldukları ilk andan bugüne kadar hiçbir değişikliğe uğramamışlardır. Fosil kayıtları bu gerçeğin en önemli kanıtıdır. Resimde de, 25 milyon yaşında bir trips fosili görülmektedir. Günümüzde yaşayan tripslerden hiçbir farkı olmayan bu fosil, evrimin geçersizliğini bir kez daha vurgulamakta, Yaratılış'ın apaçık bir gerçek olduğunu göstermektedir.

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Günümüzdeki trips (sağda)

yaprak biti fosili

Fosil kayıtları evrimcilerin ortaya koyduğu senaryoyu tamamen yalanlamaktadır. Günümüzde bilimsel bulguları tarafsız değerlendirme yeteneğini henüz kaybetmemiş evrimciler de, fosil kayıtlarının evrim teorisinin aleyhine olduğunu kabul etmektedirler. Bu konudaki açık delillerden biri de resimdeki 50 milyon yaşındaki yaprak biti fosilidir.

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Milyonlarca yıl önce yaşamış olan yaprak bitleriyle günümüzdeki örnekleri arasında hiçbir fark bulunmamaktadır. Bu da, evrimcilerin, canlıların yavaş yavaş değişerek günümüzdeki hallerini aldıkları iddiasını çökertmektedir.

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, fosil kayıtlarındaki değişmezliği temel alarak canlıların milyonlarca yıl boyunca herhangi bir değişime uğramadığını ortaya koymaktadır. Akdiken yaprağından vatoza, örümceklerden sineklere kadar pek çok örneğin sergilendiği bu bölümde, canlıların başlangıçtan beri sabit kaldıkları ve tüm varlıkların Allah tarafından kusursuz bir şekilde yaratıldığı delilleriyle anlatılmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Fosil kayıtları canlıların milyonlarca yıl boyunca hiç değişmediğini göstererek yaratılış gerçeğini ispat etmektedir.
  • Darwinistlerin iddia ettiği ara geçiş formu fosillerinin bulunmaması evrim teorisinin geçersizliğini kanıtlamaktadır.
  • Balıklar ve diğer birçok canlı türü, yeryüzünde hiçbir ataları olmadan, bir anda ve eksiksiz özellikleriyle ortaya çıkmışlardır.
  • Milyonlarca yaşındaki fosiller ile günümüzdeki örnekler arasında hiçbir fark bulunmaması, canlıların Allah'ın yaratma sanatı ile var olduğunu doğrulamaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Fosil kayıtlarındaki değişmezlik yaratılış gerçeği için ne ifade eder?

Fosil kayıtlarının milyonlarca yıl boyunca değişmediğinin gözlemlenmesi, canlıların evrimsel bir süreçten geçmediğini ve doğrudan Allah'ın yaratma sanatı ile var olduklarını ispatlamaktadır.

Ara geçiş formu fosili bulunmaması neden evrim teorisi için bir sorundur?

Evrim teorisinin temel varsayımı olan canlıların zamanla değişerek birbirine dönüştüğü iddiası, fosil kayıtlarında hiçbir ara formun bulunmaması nedeniyle tamamen çürümektedir.

Yaşayan fosiller nedir ve neden önemlidir?

Milyonlarca yıl önceki yapılarını günümüzde aynen koruyan canlılara yaşayan fosil denir. Bu canlılar, türlerin zamanla değişmediğinin ve ilk yaratıldıkları halleriyle sabit kaldıklarının en somut kanıtlarıdır.

Balıkların fosil kayıtlarındaki ortaya çıkış biçimi nasıldır?

Fosil kayıtlarında balıklar, herhangi bir ata formuna dair iz taşımadan bir anda ve tüm karmaşık yapılarıyla, eksiksiz olarak ortaya çıkarlar.