logo HARUN YAHYA

Giriş

Giriş

Hayatınız boyunca güzel bir şeyi elde etmek için hep bir çaba ve emek sarf etmişsinizdir. Eğitim hayatınızı düşünün. O dönemden aklınızda en çok yer eden şeyler, muhtemelen sık sık karşılaştığınız sınavlardır. Bunların içinde en önemlisi ise, kuşkusuz üniversite sınavıdır. Çoğu genç insan üniversite sınavını hayatının dönüm noktası olarak tanımlar. Çünkü geleceklerini nasıl şekillendireceklerini bu üç dört saatlik imtihanın sonucunda belirleyeceklerini düşünürler. Bu nedenle yıllarca çalışır, uykusuz kalır, pek çok sosyal faaliyetten, tatil ve eğlenceden uzak durup, kendilerini sadece derslerine verirler. Tek amaçları istedikleri üniversiteye girebilmektir. Bu amaca ulaşabilmek için büyük bir sabır ve kararlılık gösterirler.

Aynı şekilde hayattaki en büyük amacı güzel bir ev sahibi olmak olan bir kişiyi düşünün. Bu evi elde etmek için önce yeteri kadar maddi güce sahip olabilmesi gereklidir. Bunun için gece gündüz demeden iyi bir iş sahibi olabilmek, mevkisini yükseltebilmek, dolayısıyla maddi kazancını artırabilmek için çalışıp çabalar. Ancak böyle uzun süreli ve özverili bir çalışmadan sonra o kişinin istediği evi satın alması veya inşa ettirmesi ve evin içine girip yaşaması mümkün olur.

Bu örneklerden de anlaşıldığı gibi, insanın bir güzelliğe ya da uğrunda pek çok şeyi göze aldığı hedefine ulaşabilmesi için kimi zaman yıllarca süren bir çaba, kararlılık ve dirayet göstermesi, karşılaştığı zorlukları sabırla karşılaması gerekebilir. Bunların yanı sıra insanın maddi güç ya da toplum içinde itibar, şöhret ve belli bir kariyer elde etmek gibi hedefleri varsa; bunlar için de ciddi bir çaba sarf etmesi ve bazı zorlukları göze alması, halk içinde kullanılan tabiriyle "kendinden bir şeyler vermesi" gerekir.

Ancak burada çok önemli bir noktayı hatırlatmalıyız: Yukarıda saydığımız örnekler, insanın dünyadaki kısa hayatı boyunca elde edeceği geçici yararlarla ilgilidir. Ve bu yararların hepsi ya ölümle birlikte veya henüz dünyadayken herhangi bir sebeple aniden elinden çıkabilir. Örneğin yıllarını sınav günü başarılı olmak için durmaksızın çalışarak geçiren bir genç, başına gelen bir kaza ile sınava giremeden hayatını yitirebilir. Veya yıllar süren bir emek sonucunda sahip olduğu evi yakıp yıkacak olan bir felaket, insanın çabasını, emeğini bir anda yok edebilir.

Görüldüğü gibi dünya hayatında elde edilmek istenen yararların tümü -ne kadar ciddi bir çaba harcansa da- geçicidir. Ama bunların yanı sıra bir de asla kaybolmayacak olan, asla tükenmeyecek güzelliklerin, sonsuz yararların bulunduğu ve insanın ebediyete kadar kalacağı gerçek bir hayat vardır. Bu, inanan insanların dünya hayatı boyunca ulaşmak için ciddi bir çaba sarf ettikleri, tüm diğer konuların çok daha üstünde tuttukları, asla akıllarından çıkarmadıkları ölümden sonraki ahiret hayatıdır.

İşte insanın sonsuz ahiret yurduna ulaşmak için denendiği yer de "dünya hayatı"dır. İnsan, yeryüzünde bulunduğu sürece ahirete yönelik bir sınav yaşamakta ve bu konuda gösterdiği çabayla denenmektedir. Hayat, gerçekte Allah'ın bizleri sınamak ve eğitmek için yarattığı geçici bir süredir. İnsan bu süre boyunca düşünmek, böylece Rabbimizi tanımak, O'nun hükümlerine uymak ve sadece O'nun rızasını aramakla sorumludur. Bunun yanında bu imtihan hayatı boyunca başına gelen herşeye en güzeliyle karşılık vermek, sabretmek ve güzel ahlak göstermekle yükümlüdür. Herşeyin Rabbimizden gelen bir deneme olduğunu bilmek, bunlardan zevk almak, karşılaştığı her olayı neşe ve şevkle karşılamak ise, dünyadaki imtihanın müminlere has olan bir sırrıdır.

Şüphesiz bu sırrı kavrayan ve tüm yaşamını denendiğinin bilincinde olarak geçiren insanlar, asla son bulmayacak ve tükenmeyecek olan bir kazanç elde edeceklerdir.

Bu kitabın amacı, çoğu zaman gaflet içinde hiç düşünmeden yaşamlarını sürdüren insanlara bu gerçekleri bildirmektir. Ve dünya üzerinde kendilerine amaç edindikleri şeylerin tümünden çok daha büyük bir amaçları olması gerektiğini hatırlatmaktır.

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, insanların dünya hayatında kariyer veya maddi kazanç gibi geçici hedefler için gösterdikleri büyük çabayı, kalıcı olan ahiret yurduyla kıyaslamaktadır. Hayatın gerçekte Allah'ın insanları sınamak için yarattığı bir imtihan süreci olduğu vurgulanmaktadır. Okuyucuya, dünya hayatındaki her türlü olayın bir deneme olduğu hatırlatılarak, güzel ahlak ve Allah'ın rızasını gözetmenin ebedi kazanç için önemi anlatılmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Dünya hayatı, insanın sonsuz ahiret yurdu için denendiği geçici bir imtihan alanıdır.
  • İnsanlar kariyer veya maddi hedefler için gösterdikleri çabayı, asıl olan ahiret için de göstermelidir.
  • Karşılaşılan her türlü olayın bir deneme olduğunu bilmek, müminler için imtihanın sırrıdır.
  • İman ahlakı, karşılaşılan zorluklar karşısında sabırlı ve güzel karşılık vermekle yaşanır.
  • Dünyadaki tüm geçici yararlar ölümle sona erebilir ancak Allah rızası için yapılanlar sonsuzdur.

Sıkça Sorulan Sorular

Dünya hayatı neden bir imtihan alanı olarak tanımlanır?

Dünya, insanın sonsuz ahiret yurduna ulaşabilmesi için denendiği ve eğitildiği geçici bir süredir. Bu süre zarfında insanın Rabbini tanıması, hükümlerine uyması ve sadece O'nun rızasını araması beklenmektedir.

Müminler dünyadaki zorluklar karşısında nasıl bir tavır sergilemelidir?

Başa gelen her olayın bir deneme olduğunu bilerek, bunlara karşı sabırlı olmak ve en güzel ahlakla karşılık vermek esastır. Bu durum, dünya imtihanını neşe ve şevkle karşılayan müminlere has bir sırdır.

Dünya hayatındaki geçici hedefler ile ahiret hedefi arasındaki fark nedir?

Dünyevi hedefler ölümle veya beklenmedik felaketlerle aniden sona erebilirken, ahiret yurdu için gösterilen çaba asla kaybolmayan ve tükenmeyen ebedi bir kazanç sağlar.

İnsanın dünya hayatındaki sorumlulukları nelerdir?

İnsan, yeryüzünde bulunduğu sürece tefekkür ederek Rabbini tanımak, O'nun belirlediği ahlaki değerlere uygun yaşamak ve her olayı bir deneme şuuruyla karşılamakla yükümlüdür.