logo HARUN YAHYA

Giriş

Giriş

Allah, Kuran'ı insanlara yol gösterici olarak indirmiştir. Kuran ahlakının tam anlamıyla yaşanması ancak ayetlerin hepsinin birden uygulanması ile mümkündür.

Bu önemli gerçeğin farkına varamayan kimi insanlar, Kuran'ın bazı hükümlerini yerine getirmeye özen gösterirken, bazı hükümlerine gereken önemi vermezler. Söz gelimi bazı ibadetleri titizlikle yerine getirirken, Allah'ın Kuran'da tüm detaylarını verdiği güzel ahlakı yaşamaya aynı derecede özen göstermezler.

"Ben zaten Allah'a inanıyorum" demenin yeterli olacağını zannederler. Oysa Allah Kuran'da, "İnsanlar, 'iman ettik' diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?" (Ankebut Suresi, 2) ayetiyle insanları bu konuda uyarmıştır. Bu ayetten anlaşılmaktadır ki, bir insan, "ben iman ettim" dedikten sonraki hayatında, gerçekten Allah'ı razı etmek için yaşadığını, O'nun hoşgördüğü ahlakı uyguladığını fiili olarak da göstermelidir. Karşısına çıkan her türlü durumda Allah'ın hoşnut olacağını umdukları güzel ahlakı yaşamalı, aksi bir tavır sergilemekten de şiddetle kaçınmalıdır. İşte gerçek dindar olmanın yolu budur. Kişinin samimiyeti, Allah'ın güzel gördüğü ahlakı yaşama konusundaki çabasıyla ölçülür.

Bu konuda, halk arasında oldukça yaygın olan bir yanlış anlayış vardır. Pek çok insan, güzel ahlak ve takvanın ancak Kuran'da örnek gösterilen peygamberler, sahabeler gibi üstün ahlaklı kişiler tarafından yaşanabileceğine inanır. Oysa Allah bu insanların örneklerini, diğer insanların da aynı tavır ve davranışları göstermeleri, aynı ahlakı sergilemeleri için vermiş ve tüm insanları Kuran'da bildirilen hükümlere uymaya, İslam ahlakını eksiksiz olarak yaşamaya davet etmiştir.

İnsan, vicdanının sesini dinleyip, samimiyetten taviz vermediğinde, Kuran ahlakını Kuran'da örnek gösterilen salih müminler gibi en güzel şekliyle yaşayabilir.

Allah bir ayette şöyle bildirir:

Sonra kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder, kimi orta bir yoldadır, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışır öne geçer. İşte bu, büyük fazlın kendisidir. (Fatır Suresi, 32)

Ayette açıklandığı gibi, kimi insanlar Allah'ın çağırdığı doğru yola uymayıp zarara uğrarlar ancak kimileri de yarışıp öne geçer ve kurtuluşa erenlerden olmayı umabilir. Kuvvetli imana sahip her mümin gücünün yettiği en üstün ahlak seviyesine ulaşmaya çalışır. Çünkü Allah'ın sevgisini ve hoşnutluğunu ancak bu şekilde kazanabileceğini bilir ki onun asıl varoluş amacı da budur. Rabbimiz'i hakkıyla takdir edip, O'nun sevgisini, rızasını ve cennetini kazanabilmek...

Her insan üstün bir ahlakı hedeflemekle ve buna gayret etmekle sorumludur. Bu konuda insanların önüne herhangi bir sınır konmamıştır. Allah'a gönülden iman eden, O'na samimiyetle yakınlaşmaya çalışan her mümin bu ahlakı kazanabilir ve "imani olgunluğa" erişebilir.

Bu kitabın yazılış amaçlarından biri, her işte Allah'a yönelip dönmenin, daima Allah'ın rızasını ve dostluğunu kazanmaya çalışmanın ve kayıtsız şartsız güzel bir ahlak sergilemenin sonucunda oluşan "imani olgunluğu", diğer bir deyişle "kamil iman"ı tanımlamak, dine samimiyetle sarılan her insanın bu üstün ahlakı yaşamasına vesile olmaktır.

Yine bu kitabın yazılmasındaki bir başka amaç da, derin bir Allah korkusuna sahip olunduğunda ve samimiyetle yaklaşıldıktan sonra, "peygamber ahlakı"na ulaşabilmenin önünde hiçbir engel olmadığını bildirmektir. Daha da önemlisi Allah Katında kabul gören davranış biçiminin ahiret için "ciddi" bir çaba harcamak olduğunu vurgulamaktır. Allah bu konuyla ilgili olarak bir ayette şöyle buyurmaktadır:

Kim de ahireti ister ve bir mümin olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır. (İsra Suresi, 19)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, Kur'an ahlakının sadece belirli hükümlere uyarak değil, tüm ayetlerin yaşamın bütününe yansıtılmasıyla mümkün olabileceğini açıklamaktadır. İman etmenin bir sınanma süreci olduğu hatırlatılarak, samimi bir çaba ile peygamber ahlakına ve kamil imana erişmenin her mümin için mümkün olduğu vurgulanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Kur'an ahlakı, hükümlerin bir kısmını değil tamamını hayatın her anında uygulayarak yaşanır.
  • İman etmek sadece bir söz değil, Allah'ın rızasına uygun bir hayat sürmekle doğrulanması gereken bir eylemdir.
  • Güzel ahlak ve takva sadece peygamberlere özgü değil, her müminin hedeflemesi gereken bir seviyedir.
  • İmani olgunluk, Allah'a derin bir sevgi, korku ve ahiret için gösterilen ciddi bir çaba ile kazanılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kur'an ahlakını tam anlamıyla yaşamak ne anlama gelir?

Kur'an ahlakını yaşamak, Allah'ın bildirdiği tüm hükümleri hayatın her alanında ve her türlü şart altında titizlikle uygulamayı, sadece belli ibadetlerle sınırlı kalmayıp güzel ahlakı bir yaşam biçimi haline getirmeyi ifade eder.

İman ettikten sonraki süreçte insan neden sınanır?

İnsanların iman ettiklerini iddia ettikten sonra gerçek samimiyetlerini ortaya koymaları, zorluklar karşısında gösterdikleri sabır ve güzel ahlak ile Allah'ın hoşnutluğunu gerçekten isteyip istemedikleri, hayat boyu devam eden bir sınanma sürecidir.

Peygamber ahlakına ulaşmak mümkün müdür?

Allah'ın insanlara örnek kıldığı salih müminlerin ve peygamberlerin ahlakı, her müminin ulaşabileceği bir seviyedir. Samimiyetle vicdanının sesini dinleyen ve Allah'ın rızası için ciddi bir çaba harcayan her mümin bu üstün ahlak düzeyine erişebilir.

İmani olgunluk nedir ve nasıl elde edilir?

İmani olgunluk, kişinin her işinde Allah'a yönelip O'nun dostluğunu kazanmaya çalışması ve kayıtsız şartsız güzel ahlak sergilemesidir. Bu seviye, derin bir Allah korkusu ve ahiret için gösterilen samimi çabalarla elde edilir.