logo HARUN YAHYA

Türk-İslam Birliği Nasil Olmalidir?

Türk-İslam Birliği Nasil Olmalidir?

Söz konusu birliğin beraberlik anlayışı, bir toplumun diğerine, bir kültürün ötekine, bir grubun başkasına üstün gelmesine dayalı değil, hepsinin bir diğeri ile eşit olduğu hoşgörü, sevgi ve dostluğa dayalı dayanışma ruhu ile olacaktır.

Söz konusu birliğin beraberlik anlayışı, bir toplumun diğerine, bir kültürün ötekine, bir grubun başkasına üstün gelmesine dayalı değil, hepsinin bir diğeri ile eşit olduğu hoşgörü, sevgi ve dostluğa dayalı dayanışma ruhu ile olacaktır.

Türk-İslam dünyasının birliği, Allah’ın izni ve lütfu ile, yeryüzüne özlenen barışı ve huzuru getirecek olan bir birlikteliktir. Bu birlik, sevgi, kardeşlik, şefkat, hoşgörü, dayanışma ve muhabbet temeli üstüne kurulacaktır. Yaşandığı bölgeye ekonomik refahı, demokratik yaşamı, adaleti getirmeyi hedef alacaktır.

flying

Manevi değerlerin yüceltilmesini, sanatın, teknolojinin, bilimin en üst seviyelerine çıkmasını kendine amaç edinecektir.

Türk-İslam Birliği, Batı dünyası ile de sıcak ilişkiler içerisinde olacaktır. Bu birliktelik sevgi ve adalet temeli üzerine kurulacağı için, tarafların haklarını güvence altına alırken, karşılıklı menfaatlerin korunmasını da sağlayacaktır.

Bu şekilde, birliğe dahil ülkelerin yanı sıra bütün dünya devletlerinin de refah düzeyleri yükselecektir.

Günümüzde Türk-İslam dünyasına hakim olan birbirinden farklı görüşler, yorumlar ve modeller arasında mutabakat sağlanamamış olması, Müslümanların birlikte hareket etmelerine engel olmaktadır. Bu birlikteliğin beraberlik çağrısı, etnik kökene, ekonomik koşullara ya da coğrafi duruma göre yapılmayacak; ırk, dil ve kültürel özelliklerden kaynaklanabilecek her türlü husumet bu birliğin kardeşlik çatısı altında, ortadan kaldırılacaktır. Söz konusu birliğin beraberlik anlayışı, bir toplumun diğerine, bir kültürün ötekine, bir grubun başkasına üstün gelmesine dayalı değil, hepsinin bir diğeri ile eşit olduğu hoşgörü, sevgi ve dostluğa dayalı dayanışma ruhu ile olacaktır.

Türk-İslam Birliği Çözüm Üreten Bir Merkez Olmalıdır

Türk-İslam Birliği değişen siyasi koşullara kolaylıkla uyum sağlayabilecek bir esnekliğe ve gerekli stratejileri geliştirebilecek bir ileri görüşlülüğe sahip olmak zorundadır. Dünyadaki gelişmeler karşısında kınamak ya da kanaat belirtmekle yetinen bir organizasyon değil, inisiyatif kullanabilen aktif bir merkeze ihtiyaç duyulduğu açıktır. Bu merkezin sürekli takip ve koordinasyon görevini üstlenmesi, faaliyetlerinin tüm üye ülkelerin menfaatlerini kuşatıcı olması gerekir. Bu birlik tüm gelişmeleri objektif bir yaklaşımla değerlendirerek, Türk-İslam dünyasının taleplerini göz önünde bulundurmalıdır. Üye ülkeler arasında oluşabilecek bunalımları giderici, çıkar çatışmalarını ortadan kaldırıcı ve Müslümanların diğer toplumlarla ilişkilerinde onları koruyucu bir mekanizma olarak görev yapacak Türk-İslam Birliği, Türk-İslam dünyasının kültürel, ekonomik ve siyasi etkinliğini de artıracaktır.

Büyük Önderimiz Atatürk’ün Görüşleri Önemli Bir Mesaj İçermektedir

palace

İnşa ettiği modern devlet anlayışı ile Türkiye Cumhuriyeti’ni Müslüman ülkelerin en istikrarlı demokrasisi haline getiren Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk-İslam dünyasının nasıl bir yapı içinde birlik ve beraberliğini sağlayabileceği yönünde de önemli değerlendirmeleri vardır. Bir devletin en önemli unsurlarından birinin milli sınırlar içinde var olma hakkı olduğunu ifade eden Atatürk’ün tespitlerinin doğruluğu, geçen zaman içerisinde ispatlanmıştır.

Bilindiği gibi, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış sürecinde, Osmanlı topraklarında yaşayan halkların bir kısmı yanlış yönlendirmelere kapılarak Osmanlı’nın yanında yer almak yerine, dış güçlerle işbirliği yapmışlardır. Ancak çeşitli imtiyazlar kazanacaklarını umarak bu yolu seçenler iş birliği yaptıkları ülkelerin hegemonyası altına girmişler ve sömürgeleştirilmişlerdir. Bu halklardan bazıları, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Mustafa Kemal’e temsilciler göndererek, kendilerini sömürge durumuna düşüren liderlerinin basiretsizliğinden şikayet etmiş ve hatta bazıları Türkiye Cumhuriyeti ile birleşme taleplerini dile getirmişlerdir. Atatürk’ün bu tekliflere verdiği karşılık, Türk-İslam Birliği’nin temelinin nasıl olması gerektiğini gösteren önemli bir cevaptır:

“Bütün İslam aleminin manen olduğu kadar maddeten de birlik içinde ve müttefik hale gelmesinden sadece sevinç duyarız. Bunun için de bizim kendi hudutlarımız içerisinde bağımsız olduğumuz gibi, Suriyeliler ve Iraklılar da milli hakimiyete dayalı bağımsız bir güç olarak ortaya çıkabilmelidirler.” (Mustafa Kemal, 24 Nisan 1920, 4. (gizli) oturum www.mihenk.gr/arsiv/18/ mihenkokulu.htm)

Görüldüğü gibi Atatürk’ün belirlediği öncelik, bu ülkelerin de bağımsızlıklarını kazanmalarıdır. Türk-İslam Birliği’nin öneminin bilincinde olan Atatürk, bu birliğin kendisinden beklenen etkiye sahip olabilmesi için, üyelerinin milli sınırları içinde bağımsızlığını kazanmış, milli iradeye dayanan ve kendi ayakları üzerinde durabilen devletler olmaları gerektiğine dikkat çekmiştir. Dolayısıyla, bugün de, kurulacak bu birlikteliğin üyelerinin toprak bütünlüğünü ve bağımsızlıklarını koruması son derece önemlidir. (http://www.ataturkuiyianlamak.com/)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, Türk-İslam Birliği'nin sevgi, şefkat ve hoşgörü ekseninde kurulması gereken bir yapı olduğunu vurgulamaktadır. Birliğin, üye ülkelerin bağımsızlığına saygı duyarak ekonomik ve siyasi refahı nasıl artıracağı incelenmektedir. Ayrıca, Mustafa Kemal Atatürk'ün İslam dünyasının birlik içindeki bağımsızlığına dair öngörüleri rehberliğinde, günümüz dünyası için stratejik bir model sunulmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Türk-İslam Birliği ırk, dil veya coğrafya farkı gözetmeksizin sevgi ve kardeşlik temelinde inşa edilmelidir.
  • Birlik, üye ülkelerin kendi milli iradelerine ve bağımsızlıklarına saygı duyarak ortak bir güç oluşturmayı hedefler.
  • Atatürk'ün vizyonuna göre İslam dünyasının madden ve manen birleşmesi, her devletin kendi bağımsız gücüne sahip olmasıyla mümkündür.
  • Birlik, sadece kınama yapan bir yapı değil, sorunlara çözüm üreten ve aktif inisiyatif alan koordinasyon merkezi olmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Türk-İslam Birliği hangi temel değerler üzerine kurulmalıdır?

Söz konusu birlik; sevgi, kardeşlik, şefkat, hoşgörü ve karşılıklı dayanışma ilkeleri üzerine inşa edilmelidir. Bu anlayış, herhangi bir grubun diğerine üstünlük kurmasına değil, tüm tarafların eşit olduğu bir kardeşlik çatısına dayanır.

Türk-İslam Birliği'nin dış dünyaya ve Batı'ya yaklaşımı nasıl olmalıdır?

Birlik, Batı dünyasıyla sıcak ilişkiler içerisinde olmalı ve adalet temelli bir diplomasi izlemelidir. Bu yaklaşım, karşılıklı hakların korunmasını ve tüm dünya devletlerinin refah düzeyinin yükselmesini sağlar.

Mustafa Kemal Atatürk'ün İslam dünyasının birliği hakkındaki görüşleri nelerdir?

Atatürk, İslam dünyasının manen ve madden müttefik olmasından memnuniyet duyacağını belirtmiştir. Ancak bu birliğin gerçekleşebilmesi için her devletin kendi milli sınırları içinde bağımsız, milli iradeye dayalı ve kendi ayakları üzerinde durabilen yapılar olması gerektiğini vurgulamıştır.

Birlik neden aktif ve çözüm üreten bir merkez olmalıdır?

Değişen siyasi koşullara uyum sağlayabilmek ve dünyadaki gelişmeleri objektif değerlendirebilmek için pasif bir konumda kalınmamalıdır. Üye ülkeler arasındaki bunalımları giderici ve menfaatlerini koruyucu bir mekanizma olarak görev yapması, etkinliğini artırması açısından zorunludur.