logo HARUN YAHYA

Sonuç

Sonuç

Kitap boyunca iman eden bir insanın adalet anlayışının ve sevgi dolu tavrının nasıl olması gerektiğinden ve böyle bir adalet ve ahlak insanlar arasında hakim olduğunda, nasıl bir toplum oluşacağından bahsedilmiştir. Ancak burada üzerinde durulması gereken önemli bir nokta bulunmaktadır: İnsanların toplum içinde adaleti sağlamak için gayret göstermeleri, aynı zamanda bu kişilerin Allah'ın dinini yaşamadaki ve Kuran ayetlerini uygulamadaki titizliklerini de gösterir.

Bu nedenle de Kuran'a iman eden Müslümanların, bu gerçek adalet anlayışını tam olarak yaşamaları gerekmektedir. Bir Müslüman, Allah'ın Kuran'da bildirdiği oruç, 5 vakit namaz, tesettür gibi emir ve ibadetlerine nasıl titizlik gösteriyorsa, aynı şekilde Allah'ın emrettiği gibi adaletle hükmetmekle ve merhametli olmakla da sorumludur. Aksi takdirde bu, Kuran ayetlerinin bir kısmına inanıp, diğer kısmına inanmamak anlamına gelir ki, Kuran'da insanların içine düşebileceği bu duruma dikkat çekilmiştir:

... Yoksa siz, Kitabın bir bölümüne inanıp da bir bölümünü inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden böyle yapanların dünya hayatındaki cezası aşağılık olmaktan başka değildir; kıyamet gününde de azabın en şiddetli olanına uğratılacaklardır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. (Bakara Suresi, 85)

Mümin, Allah'ın ayetlerde bildirdiği bu azabının ne derece şiddetli olabileceğini çok iyi bilir. Allah en adil olan, insanlar arasında eksiksizce adaleti uygulayandır. O, adaletini dünyada olduğu gibi, ahirette de kullarına gösterecektir. İnsanların tüm yaşamları boyunca yaptıkları her hareket, söyledikleri her söz, akıllarından geçirdikleri her düşünce, büyük-küçük her amel Allah Katında adaletle hesaba çekilecek ve insanlar bununla karşılık göreceklerdir. Bu karşılık ya sonsuz cennet nimetleri ya da cehennemin acı azabıdır:

Sizin tümünüzün dönüşü O'nadır. Allah'ın va'di bir gerçektir. İman edip salih amellerde bulunanlara, adaletle karşılık vermek için yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur. İnkar edenler ise, küfürleri dolayısıyla, onlar için kaynar sudan bir içki ve acı bir azab vardır. (Yunus Suresi, 4)

İşte bu nedenle Müslüman Allah'ın hoşnut olmayacağı her türlü davranıştan sakınır. Peygamber Efendimiz (sav)'in dönemi ve daha sonra onun yolunu izleyen halifeleri gibi diğer tüm Müslüman yöneticilerin dönemlerindeki huzur ve barış dolu sosyal hayatın sebebi Kuran'a olan bağlılıklarıdır.

Kitapta en güzel örnekleriyle tarif edildiği gibi, Müslüman Türk halkı da tarih boyunca adaletiyle, anlayışıyla, merhametiyle, vicdanıyla, haysiyetiyle dünyaya nizam vermiş şerefli bir geçmişe sahiptir. Bu nedenle de geçmiş tecrübelerinden faydalanarak dünya üzerinde adaleti sağlaması ve yaşanan zulümlere bir son verebilmesi için önünde hiçbir engel yoktur. Yapılması gereken tek şey milli birlik içinde olmak ve Kuran'da öğretilen gerçek adaleti hakim kılmak için ciddi bir çaba göstermektir.

Sen Yücesin,
bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok.
Gerçekten Sen, herşeyi bilen,
hüküm ve hikmet sahibi olansın.
(Bakara Suresi, 32)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, Kur'an'da bildirilen adalet anlayışının bir bütün olarak yaşanması gerektiğini vurgulamaktadır. İman edenlerin ibadetlerindeki titizliği, sosyal hayatta gösterdikleri merhamet ve adaletle birleştirmelerinin gerekliliği anlatılmakta ve Kur'an'a tam bağlılığın toplumsal huzuru beraberinde getireceği ifade edilmektedir.

Önemli Noktalar

  • Adaletle hükmetmek, Kur'an'a iman eden Müslümanların temel sorumlulukları arasında yer alır.
  • Kur'an ayetlerinin bir kısmına inanıp diğer kısmına inanmamak büyük bir manevi sorumluluk doğurur.
  • Tüm amellerin Allah katında adaletle hesaba çekileceği gerçeği Müslüman'ın sorumluluk bilincini artırır.
  • Dünyada huzur ve barışın tesisi, ancak Kur'an'ın öngördüğü gerçek adalet ve ahlakın hakim kılınmasıyla mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular

Gerçek adalet anlayışı Kur'an'a göre nasıl tanımlanır?

Gerçek adalet, Allah'ın bildirdiği tüm emir ve yasaklara tavizsiz bir şekilde uyulmasıdır. Bu anlayışa göre adalet, ibadetlerdeki titizlikle toplumsal ilişkilerdeki merhamet ve doğruluk ilkelerinin bir bütün olarak uygulanmasını kapsar.

Kur'an'da adaletle ilgili ayetlerin bir kısmını uygulamamanın sonucu nedir?

Allah'ın bildirdiği hükümlerin bir kısmını kabul edip diğer kısmını göz ardı etmek, Kur'an'da ciddi bir sorumluluk olarak tanımlanmıştır. Bu tutum, hem dünya hayatında hem de ahirette şiddetli bir azaba sebebiyet verebilir.

Ahiretteki hesap günü insanları neler beklemektedir?

İnsanların yaşamları boyunca yaptıkları her davranış, söyledikleri her söz ve hatta içlerinden geçirdikleri her düşünce Allah katında adaletle hesaba çekilecektir. Bu hesap neticesinde inananlar cennet nimetleri, inkar edenler ise acı bir azap ile karşılık göreceklerdir.

Toplumsal huzur ve barışın sağlanması için temel şart nedir?

Toplumsal huzur, toplumun tüm bireylerinin milli birlik içinde hareket etmesi ve Kur'an'da öğretilen gerçek adaleti hayatın her alanında hakim kılması ile sağlanabilir. Bu, geçmiş tecrübelerden ders çıkararak zulme son vermeyi hedefler.