logo HARUN YAHYA

Milli kültürün anlamı

Milli Kültürün Anlamı

Milli kültür, bir devleti ayakta tutan unsurların en önemlisidir. Çünkü ancak milli kültür oluştuğunda ortaya bir millet çıkar. Millet ise, mutlaka ve mutlaka bir devlet oluşturur.

Eğer bir devletin halkı, milli kültürünü yitirmişse, yani bir millet olmaktan çıkmışsa, o devlet kısa süre içinde mutlaka yıkılır. Bu kaçınılmaz bir sondur. O devletin askeri ya da ekonomik gücü, ayakta kalmak için yeterli olmaz. Buna karşın eğer bir halk, milli kültüre sahipse, millet olduğunun bilincindeyse, ekonomik ve siyasi yönden zayıf da olsa, bir süre sonra bu zayıflığı aşar ve kendisi için bir devlet inşa eder.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu Ortadoğu bölgesine baktığımızda, milli kültüre sahip halkların her türlü zorluğa karşı varlıklarını koruduklarını, buna karşın bu kültürden yoksun halkların en ufak bir zorlamada dağılıp parçalandıklarını görebiliriz.

Eyüp Sultan Camii

Irak, milli kültüre sahip olmayan ve bu nedenle de parçalanan ülkelere iyi bir örnektir. Irak, bilindiği gibi, I. Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı'nın yıkılmasının bir sonucu olarak İngiltere ve Fransa arasındaki gizli Skyes-Picot anlaşmasının sonucunda kurulmuştu. Ama ortada bir "Irak Milleti" ve doğal olarak da "Irak Milli Kültürü" yoktu, hiç bir zaman da oluşmadı. Bu nedenle de Irak, Körfez Savaşı'nın doğurduğu siyasi istikrarsızlığın sonucunda bir anda parçalanma sürecine girdi. Irak örneğine karşılık, öteki uçta Almanya ve Japonya örneklerini görebiliriz. II. Dünya Savaşı'ndan enkaz halinde çıkan bu ülkeler, milli kültürlerinin gücü sayesinde kısa sürede toparlanarak ciddi birer dünya gücü haline gelmişlerdir.

Bu örnekler ortaya açık bir gerçek çıkarmaktadır: Devletin bekası milli bilincin, milli kültürün gücüne bağlıdır. Eğer bir devlet çok büyük saldırılarla da karşı karşıya kalsa, halkının sahip olduğu milli kültür onu yaşatır. Hatta o devlet belki yıkılır ama o millet,  yerine yenilerini kurar, adeta küllerinden yeniden doğar.

Bu nedenle de birer Türk milliyetçisi olarak bizim misyonumuz, devletin siyasi ve askeri gücünün artırılmasının yanısıra, Türk Milli Kültürünün bekası ve gelişmesi için çalışmak, bu kültüre tehdit oluşturan unsurları ortadan kaldırmaktır.

Rumeli Hisarı

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümünde milli kültürün bir milleti ve dolayısıyla devleti ayakta tutan en temel unsur olduğu vurgulanmaktadır. Kültürel kimliğini yitiren toplumların siyasi ve askeri güçlerine rağmen parçalanmaya mahkum olduğu; milli bilince sahip toplumların ise zorlukları aşarak yeniden yükseldiği örneklerle açıklanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Milli kültür, bir milletin varlığını koruması ve devletleşmesi için temel dayanak noktasıdır.
  • Devletin bekası askeri veya ekonomik güçten ziyade halkın taşıdığı milli kültürün gücüne bağlıdır.
  • Kültürel kimliğin eksikliği, siyasi istikrarsızlık ve parçalanma süreçlerini hızlandıran bir faktördür.
  • Milli bilince sahip toplumlar ağır yıkımlardan sonra dahi küllerinden yeniden doğma iradesini gösterirler.

Sıkça Sorulan Sorular

Milli kültürün devletin varlığı üzerindeki etkisi nedir?

Milli kültür, bir toplumu millet haline getiren ve o milletin devletini korumasını sağlayan temel unsurdur. Kültürel birliğini kaybeden devletler dış zorlamalara karşı koyamayarak kısa sürede yıkılmaktadır.

Bir millet için milli kültür neden ekonomik güçten daha önemlidir?

Ekonomik ve askeri güçler değişkenlik gösterebilir ancak milli kültüre sahip olan bir halk, zayıf olduğu dönemlerde dahi bu bilinçle hareket ederek yeniden bir devlet inşa etme iradesini ortaya koyar.

Irak'ın parçalanma süreci milli kültür açısından nasıl açıklanabilir?

Irak, suni sınırlar ve anlaşmalarla kurulmuş bir yapı olduğundan, ortak bir millet bilinci ve milli kültür temeline sahip değildi. Bu kültürel eksiklik, siyasi istikrarsızlık dönemlerinde ülkenin kolayca parçalanmasına zemin hazırlamıştır.

II. Dünya Savaşı sonrası Almanya ve Japonya nasıl tekrar güçlenmiştir?

Bu ülkeler savaşın getirdiği ağır yıkımlara rağmen köklü milli kültürlerinin sağladığı toplumsal güç ve bilinç sayesinde, kısa sürede toparlanarak yeniden dünya gücü haline gelmişlerdir.