logo HARUN YAHYA

Giriş

Giriş

Etrafınızdaki insanlara "Merhamet nedir?" diye sorduğunuzda veya "Merhameti bana tarif eder misin?" dediğinizde birçok farklı cevap ve örnekle karşılaşırsınız. Kimi sokaktaki aç köpekleri doyuran komşusunun hayatında gördüğü en merhametli insan olduğunu söyler. Kimi merhameti, kendisine hastayken bakan bir yakınının gösterdiği ilgi ve yakınlığı örnek vererek tarif eder. Kimi ölenlerin arkasından ağlayan bir arkadaşının adeta merhamet simgesi bir insan olduğundan bahseder. Genelikle tarifler bu şekilde birbirine benzer. Halbuki bunların hiçbiri gerçek merhameti tam anlamıyla ifade etmez.

Gerçek merhametin kaynağı Allah sevgisidir. Kişinin Allah'a olan sevgisi, O'nun yarattığı varlıklara karşı kalbinde bir sıcaklık hissetmesine neden olur. Allah'ı seven insan, O'nun yarattıklarına karşı doğrudan bir muhabbet, şefkat ve merhamet hisseder. Kendisini ve tüm insanları yaratan Rabbimize karşı duyduğu bu güçlü sevgi ve bağlılıktan dolayı, Kuran'da emredildiği doğrultuda insanlara karşı güzel ahlaklı davranır. Allah'ın kendisine, merhamet konusunda emrettiklerini yerine getirir. Bir insanın Kuran'ın bu emirlerini tümüyle yerine getirmesiyle gerçek merhamet ortaya çıkar. Çünkü gerçek merhametin ne anlama geldiğini ve merhametli bir insanın neler yapması gerektiğini en doğru şekilde tarif eden kaynak Kuran'dır. Kuran'da insanları gerçek merhamete yönelten, bu konuda teşvik eden pek çok ayet vardır.

Ancak Allah'a duyulan sevgiyle, merhamet duygusu arasında çok büyük bir fark vardır. Bu fark Allah'a karşı hissedilen duygunun yalnızca saf sevgiden oluşmasından meydana gelir. Merhamette, sevgiyle birlikte karşıdakinin acizliğinden ötürü duyulan bir acıma hissi vardır. Allah'a duyulan sevginin içinde ise merhamet yoktur. Çünkü Allah bütün eksikliklerden, acizliklerden ve kusurlardan uzaktır. İnsanın kendini ve herşeyi yaratan Allah'a karşı hissettiği duygu, ancak kalpte coşku, heyecan, hayranlık meydana getiren güçlü bir "aşk" hissidir. Bu nedenle saf sevgi sadece Allah'a duyulur. Merhamet ise Allah'ın yarattığı ve her biri "yaratılmış" olamaları nedeniyle aslında aciz ve güçsüz olan varlıklara karşı hissedilir.

Kuran'da, gerçek merhametin nasıl olması gerektiği, merhametli bir insanın özellikleri, merhamet duygusunun bir insanın ahlakında ne gibi farklılıklar meydana getirdiği, merhametli insanların çevrelerinde yarattığı etki, çeşitli örneklerle açıklanmıştır. Allah ayetlerinde, merhameti ve şefkatin eksikliğinden kaynaklanan zalimliği çok ayrıntılı olarak tarif etmiştir. Bunun sonucunda iyiler ve kötüler, zalimler ve şefkatliler birbirlerinden açıkça görülen farklılıklarıyla ayırt edilmişlerdir.

Müminler yapı olarak Kuran ahlakından zevk alacak ve ancak bu ahlakı yaşadıklarında huzur duyacak şekilde yaratılmışlardır. Bu nedenle Kuran'da bildirilen merhamet anlayışını yaşamakta hiçbir zorluk hissetmez aksine bunu imanlarından kaynaklanan doğal bir ahlak olarak yaşarlar.

Allah, "Sakın onlardan bazılarını yararlandırdığımız şeylere gözünü dikme, onlara karşı hüzne kapılma, mü'minler için de (şefkat) kanatlarını ger" (Hicr Suresi, 88) ayetiyle müminleri merhameti yaşamaya davet etmiştir.

Allah müminlerin merhametini "şefkat kanatlarını germek" olarak tanımlamıştır, çünkü onlar merhameti sadece belirli olaylar karşısında değil, hayatın her anını kapsayan bir ahlak model olarak yaşarlar. Dolayısıyla da onların merhametlerini yansıtan pek çok ahlak özelliği ortaya çıkar.

Bu kitapta Kuran ayetleri doğrultusunda, müminlerin Allah sevgisine dayanan merhamet anlayışlarının nasıl olduğunu, Kuran'ın emirleri doğrultusunda bu ahlakı hayatlarının her anında nasıl yaşadıklarını ve kimlere karşı merhamet gösterdiklerini göreceğiz.

Bu kitap aynı zamanda tüm insanları Allah'ın beğendiği ahlakı ve Kuran'da emredilen merhameti yaşamaya bir davettir. Çünkü Allah, iman edip salih amellerde bulunan ve müminlere karşı merhametli olan kullarına, Katından "bir mağfiret ve büyük bir ecir" (Fetih Suresi, 29) olduğunu vaat etmiştir.

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, merhamet kavramının gerçek kaynağının Allah sevgisi olduğunu ve ancak Kur'an'ın rehberliğinde doğru anlaşılabileceğini vurgulamaktadır. İnsani duygularla Allah'a duyulan sevginin farkı ortaya konulurken, müminlerin hayatlarını şefkat kanatlarını gerecek şekilde, Kur'an'ın emirlerine uygun olarak nasıl şekillendirdikleri detaylı bir şekilde açıklanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Gerçek merhamet Allah sevgisinden kaynaklanır ve ancak Kur'an'ın emirlerine göre yaşandığında tam bir ahlak modeli haline gelir.
  • Allah'a duyulan sevgi saf bir aşktır, ancak yaratılmış olan aciz varlıklara karşı gösterilen duyguda acıma ve şefkat unsuru bulunur.
  • Müminler için merhamet sadece belirli durumlara özgü değil, hayatın her anını kapsayan doğal bir Kur'an ahlakıdır.
  • Kur'an'da müminlerin merhameti şefkat kanatlarını germek olarak tanımlanarak, bu güzel ahlakın hayatın bütününe yayılması tavsiye edilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Gerçek merhamet ile sıradan şefkat duygusu arasındaki temel fark nedir?

Gerçek merhamet, kaynağını Allah sevgisinden alır ve Kur'an'ın emirleri doğrultusunda bir ahlak modeli olarak yaşanır. Sıradan şefkat duyguları ise genellikle kişisel çıkarımlara veya geçici durumsal etkilere dayanır.

Allah'a duyulan sevgi neden merhamet kavramından farklıdır?

Allah, her türlü eksiklikten, acizlikten ve kusurdan uzaktır. Bu nedenle O'na duyulan sevgi, karşıdakinin acizliğinden dolayı hissedilen bir acıma duygusu değil, hayranlık ve aşk içeren saf bir bağlılıktır.

Kur'an'da müminlerin merhametli tutumu nasıl tanımlanmıştır?

Kur'an'da müminlerin merhameti şefkat kanatlarını germek olarak nitelendirilir. Bu ifade, merhametin sadece belirli olaylarla sınırlı kalmayıp hayatın her anında ve her koşulda sergilenen bir ahlak yapısı olduğunu gösterir.

Merhametli bir insanı diğerlerinden ayıran en belirgin özellik nedir?

Merhametli bir insan, Allah'ın yarattığı varlıklara karşı O'nun rızasını gözeterek şefkatli davranır. Kur'an ahlakını bir yaşam biçimi haline getirdiği için merhameti tutarlı, kapsamlı ve sürekli bir ahlak özelliği taşır.