logo HARUN YAHYA

Önsöz

Önsöz


Tarih Türklerden çok şey öğrendi. Onların elinden çıkma öyle eserler var ki, medeniyet için birer süs teşkil etmektedir1...

Ünlü Avusturyalı Doğu Bilimci Baron Joseph von Hammer-Purgstall)

Topkapı

Türk Milleti'nin tarih boyunca kurduğu devletlerin sayısının 180'i bulduğu kabul edilir. Hatta pek çok tarihçi, araştırmalar derinleştirildikçe bu sayının daha da artabileceğini belirtmektedir. Bu devletlerden 16 tanesi ise dünya tarihinde etkili rol oynamış, çok güçlü devletlerdir.2 Prof. Dr. Kemal Tahir'in 1966 yılında söylediği gibi:

"Türk Milleti'nin bütün tarih boyunca bayraksız ve devletsiz kalmaması rastgele ve boşuna değildir. Onun çekirdeğindeki dinamizm, ona devlet kurma yatkınlığı getirmiş... Devlet kurmak başka bir şeydir, devleti yönetmek başka bir şeydir. Türk Milleti tarih boyunca devleti hem kurmada, hem yönetmede ustalık göstermiştir."3

Türk Milleti her biri diğerinden güçlü olan bu 16 devletle ve bu devletlerin yönetiminde gösterdiği üstün kabiliyetle tüm dünya milletlerine tarih boyunca örnek olmuştur. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise hakimiyeti altında yaşayan farklı etnik kökene mensup toplulukları, her birinin dil ve din farklılıklarına saygı göstererek, barış, huzur ve güvenlik içerisinde, asırlar boyunca birarada yaşatma becerisini göstermesidir. Aynı topraklar üzerinde hakimiyet kuran farklı devletler ise bu başarıyı sağlayamamış, söz konusu topraklarda bu kadar uzun süreli hakimiyetler yaşanmamıştır.

Selçuklu ve Osmanlı devletleri başta olmak üzere, Türk Milleti'ni bu coğrafyayla bütünleştiren ve güçlü kılan unsurları sadece askeri güçle açıklamak mümkün değildir. Anadolu'yu fetheden, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar dünyanın en karışık ve en hassas bölgesini asırlar boyunca hakimiyeti altında tutan güç, Türk Milleti'nin özünde var olan ve Türklerin İslam'ı kabul etmesiyle birlikte asıl kimliğini bulan ahlak anlayışıdır.

Kuran'da emredilen bu ahlakın başlıca özellikleri, dürüstlük ve mertlik, zulümden ve haksızlıktan uzak durmak, adaleti her zaman ayakta tutmak, hoşgörüden ve uzlaşmadan yana olmaktır. Bu özellikler nedeniyledir ki kendilerine tabi olan halklar da her zaman Müslüman Türklerin yönetiminden razı olmuş, hatta çoğu zaman kendi istekleriyle onların yönetimleri altına girmişlerdir. En kamil anlamda Osmanlı İmparatorluğu'nda tezahür eden bu adaletli yönetim sayesinde tüm Balkanlar'ı, Kafkasya'yı ve Ortadoğu'yu kapsayan coğrafyada, üç dine ve muhtelif mezheplere mensup, dilleri, kültürleri, ırkları birbirlerinden tamamen farklı milyonlarca insan asırlar boyunca hiçbir zulme maruz kalmadan huzur içinde yaşamışlardır.

Türk Miletleri, harita
TÜRK YURTLARI : 1. Türkiye ... 2. KKTC ... 3. Azerbeycan ... 4. Kazakistan... 5. Özbekistan... 6. Türkmenistan... 7. Kırgızistan... 8. Altay Özerk Cumhuriyeti... 9. Hakas Özerk Cumhuriyeti... 10. Tannu-Tuva Özerk Cumhuriyeti... 11. Tataristan... 12. Başkırdistan... 13. Çuvaşistan... 14. Doğu Türkistan... 15. Dağıstan... 16. Çeçen-‹nguş... 17. Kabardey-Balkar Özerk Cumhuriyeti... 18. Karaçay-Çerkes Özerk Cumhuriyeti... 19. Abhazya Özerk Cumhuriyeti... 20. Acar Türkleri... 21. Ahıska Türkleri... 22. Kırım Türkleri... 23. Kerkük Türkleri... 24. Azeri Türkleri... 25. Horasan Türkleri... 26. Afganistan Türkleri... 27. Tacikistan Özbekleri... 28. Doğu Sibirya Türkleri... 29. Tobol Türkleri... 30. Tatar Türkleri... 31. Başkurd Türkleri... 32. Mişer Türkleri... 33. Nogaylar... 34. Stavropol Türkmenleri... 35. Gagavuz Türk Özerk Cumhuriyeti... 36. Balkan Türkleri...

Ancak günümüzde aynı topraklar üzerinde acı, gözyaşı, zulüm ve savaş bir türlü sona ermemektedir. Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkaslar'dan oluşan ve Türkiye'nin tam merkezinde yer aldığı "Osmanlı Coğrafyası" halen çok hareketli ve karışık bir yapıya sahiptir. Osmanlı Devleti'nin siyasi olarak varlığının ortadan kalkmasının ardından bu bölgede oluşan boşluk henüz doldurulamamış ve gerçek anlamda bir güven ortamı sağlanamamıştır. Bu durum aynı topraklarda asırlar boyunca örnek bir "birlikte yaşama modeli" uygulayan Müslüman Türk Milleti'ne dikkati çekmektedir. Ve bu modelin günümüzde ve gelecekte de sadece Müslüman Türk Milleti tarafından gerçekleştirilebileceği gerçeğini ortaya koymaktadır. Nitekim son yıllarda pek çok devlet adamı ve siyaset bilimci, başta Osmanlı Devleti olmak üzere, Türk devletlerinin başarıyla yürütmüş olduğu adil yönetim sistemini incelemektedir. Bu incelemelerdeki amaç ise, Türklerin gerçekleştirdiği sistemi temel alan, yeni bir yönetim modeli oluşturmaktır.

İşte bu kitaptaki amacımız da, 1900'lü yılların başından bu yana savaşların ve çatışmaların bitmediği Ortadoğu'ya, Balkanlar'a ve Kafkasya'ya kalıcı barışın getirilebilmesinin, ancak bu tarihi mirasın varisi olan Türkiye'nin liderliğinde mümkün olabileceğini göstermektir. Türkiye'nin liderliğinde oluşturulacak bir birlik, hem çatışmaların sonu olup bölgeye kalıcı barışı getirecek, hem de tüm bölge ülkelerinin güçlü bir ekonomik işbirliği içerisine girmeleriyle tüm halkların yaşam kalitesini yükseltecektir.

Bu bölgede yaşayan devletlerin askeri, siyasi ve ekonomik açıdan en güçlü olabilecekleri model, birbirleriyle çatışmak yerine güçlerini birleştirmeleriyle oluşacak bir modeldir. Ortak bir dış politika bu devletleri dünya siyasetinde büyük bir güç haline getirecektir. Dolayısıyla 21. yüzyıla adım attığımız bugünlerde de Türkiye'nin geleceğe dair misyonu, tarihteki Türk devletlerinin büyüklüğüne ve şanına yakışır nitelikte olmalıdır. Üstelik bu misyon tarihte olduğu gibi bugün de Türk Milleti'ni zirveye taşıyacak, hak ettiği lider devletler arasına dahil edebilecek bir misyon olmalıdır. Dünya tarihinin en güçlü devletlerini kurmuş, tüm Akdeniz ve Ortadoğu coğrafyasına nizam vermiş olan Türk Milleti'nin aramış olduğu çözüm ve çıkış yolları, kendi tarihinde mevcuttur.

Dipnotlar

1 Yılmaz Öztuna, Osmanlı Devlet Tarihi I, Ankara, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Yayın 2068, 1998
2 Prof. Dr. Ramazan Özey, Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar, Tarih ve Düşünce, Ağustos 2000, s. 28
3 Hakan Arslan, Yeni Şafak, 15 Mayıs 1999
PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, Türk milletinin tarih boyunca kurduğu güçlü devletlerin yönetimindeki başarısını ve bu başarının temelinde yatan İslam ahlakının birleştirici gücünü ele almaktadır. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun farklı inanç ve kültürleri adaletle yönetme modeli analiz edilerek, günümüz çatışmalı coğrafyasına kalıcı barışın ancak Türkiye'nin liderliğindeki bir birlik ile gelebileceği vurgulanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Türk milletinin devlet kurma ve yönetmedeki başarısı, tarihte 16 büyük imparatorluk inşa etmesini sağlamıştır.
  • Osmanlı İmparatorluğu'nun farklı etnik ve dini grupları huzur içinde yaşatmasının temelinde İslam'ın sunduğu adaletli yönetim anlayışı yatmaktadır.
  • Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkasya'da süregelen çatışmaların çözümü, Türk tarihinden alınan bu adaletli birlikte yaşama modelinin yeniden tesis edilmesine bağlıdır.
  • Türkiye liderliğinde kurulacak bir İslam birliği, bölgeye kalıcı barış getirecek ve ekonomik refahı artıracaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Türk milletinin tarih boyunca devlet yönetiminde başarılı olmasının temelindeki ahlaki unsurlar nelerdir?

Başarının temelinde Kur'an'da emredilen dürüstlük, mertlik, zulümden uzak durma, adaleti ayakta tutma, hoşgörü ve uzlaşmacı tavır gibi İslam ahlakının gerekleri yer almaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu farklı kültürleri nasıl bir arada yönetebilmiştir?

Osmanlı yönetimi, hakimiyeti altındaki farklı din, dil ve ırktan toplulukların haklarına saygı göstermiş, zulme izin vermeyen adaletli bir sistem sayesinde bu geniş coğrafyayı huzur içinde yönetebilmiştir.

Günümüzde Osmanlı coğrafyası olarak adlandırılan bölgedeki istikrarsızlığın temel nedeni nedir?

Osmanlı Devleti'nin siyasi varlığının sona ermesiyle oluşan güç boşluğu, bölgede gerçek bir güven ortamının kurulamamasına ve uzun süreli çatışmalara sebep olmaktadır.

Balkanlar ve Ortadoğu gibi çatışmalı bölgelere kalıcı barış nasıl getirilebilir?

Bu bölgelere kalıcı barış, tarihsel tecrübenin mirasçısı olan Türkiye'nin öncülüğünde, adaletli yönetim modelini esas alan kapsamlı bir siyasi ve ekonomik birlik kurularak getirilebilir.