logo HARUN YAHYA

Sonuç

Sonuç

Konferansa konuşmacı ve izleyici olarak katılan bilim insanlarının, akademisyenlerin, üniversite öğrencilerinin, sanatçıların, siyasetçilerin ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin ortak görüşü, ilkokuldan itibaren ülkemizdeki eğitim müfredatının en baştan revize edilmesidir. Buna göre evrim iddialarının bilimsel gerçekmiş gibi okutulmasından vazgeçilip, tek yanlı eğitime son vererek, Yaratılışı kanıtlayan bilimsel delillerin de müfredatta yer alması gerekmektedir..

150 yıl önceki bilimsel koşullarda ortaya atılmış bir teori olan evrim teorisinin, özellikle toplumları dini değerlerden uzaklaştırmak amacıyla bilimsel bir gerçekmiş gibi sunulduğu ve günümüzün bilimsel verileri ışığında hiçbir bilimsel geçerliliğinin olmadığının ispatlandığı gençlerimize anlatılmalıdır.

Önerimiz: Ders kitaplarında hayatın kökeniyle ilgili bölümlerde evrim teorisi anlatılırken, bu teorinin aşağıda özetleyeceğimiz bilimsel veriler ışığında çürütüldüğüne de yer verilmesi; bu teorinin karşısında yer alan Yaratılış gerçeğinin ise bilimsel verilerle nasıl desteklendiğinin anlatılmasıdır. Okul müfredatlarında evrim teorisinin yanı sıra bilimsel delillerin de okutulması gerekmektedir. Öğrenciler bu eğitim sırasında herhangi bir şekilde yönlendirilmeyecekler, sadece kendilerine sunulan bilimsel gerçeklere göre karar vereceklerdir. Bunun için, okullarda, mutlaka bu bilimsel gerçeklerin sunulacağı bir müfredat değişikliğine ihtiyaç vardır. Çocuklarımız şu anda bu bilimsel delillere okul müfredatlarında herhangi bir şekilde ulaşamamakta ve tek yönlü bir eğitim almaktadırlar.

Evrim teorisinin bilimsel açıdan açmazlarının aşağıdaki başlıklarda toplanması mümkündür:

◉ Evrim teorisi, cansız moleküllerin canlılığı nasıl oluşturduğunu açıklayamaz. İlk proteinin nasıl meydana geldiğine dair bir açıklaması yoktur.

◉ En basit protein molekülünün dahi var olabilmek için başka proteinlere ve hücrenin varlığına ihtiyaç vardır. Evrimi savunan bilim adamlarının bu sorunu çözmek için ileri sürdükleri hayali mekanizmaların hepsi bilimsel verilerle çürütülmüştür.

◉ Evrim teorisi, insan ruhunun ve zihninin nasıl oluştuğuna dair bir açıklama getirememektedir.

◉ Evrimcilerin iddia ettikleri ara geçiş formları 150 yıldır aranmalarına rağmen fosil kayıtlarında yer almamaktadır. TEK BİR ARA FOSİL DAHİ BULUNAMAMIŞTIR. Yüz milyonlarca fosil bulunmuştur, ancak bunlardan hiçbiri ara geçiş formu değildir, günümüz canlılarına veya soyu tükenmiş bazı canlılara ait, tam türlerdir.

◉ Evrimcilerin ara fosil olarak öne sürdükleri Archaeopteryx gibi fosillerin tamamının aslında bir ara fosil olmadığı detaylı incelemeler sonucunda ispatlanmıştır. Günümüzde ara form olarak sadece hayali çizimler sunabilen evrimciler, tek bir ara form fosili örneğini dahi getirememektedirler.

◉ Canlılığın ilk izlerine rastlanan 540 milyon önceki Kambriyen Patlaması olarak adlandırılan dönemde trilobit benzeri son derece kompleks canlıların fosillerine rastlanmaktadır. 3.000 mercekli göz gibi kompleks organlara sahip bu canlıların aniden fosil kayıtlarında belirmesi, evrim teorisinin aşamalı evrim iddiasını çürütürken, bir anda Yaratılış gerçeğini delillendirmektedir.

◉ Hubble teleskobunun ilettiği ilk bilgiler ışığında evrenin bir başlangıcı olduğu ve bu başlangıcın Büyük Patlama ile meydana geldiği ispatlanmıştır. Bu gerçek, evrenin ezeli olduğunu, bir başlangıcı dolayısıyla bir Yaratıcısı olmadığını iddia edenlerin teorilerini de çürütmüştür. Evrenin bir başlangıcı vardır, yaratılmıştır.

Uygun görüldüğü takdirde, Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı olarak evrim teorisini bilimsel olarak çürüten tüm delilleri, araştırmacılar, eğitmenler ve konunun uzmanlarından oluşturacağımız bilim kurulu ile her seviyedeki ders kitabı için bir araya getirebileceğimizi, bu konuda her türlü destek ve katkıya hazır olduğumuzu bildirir, bu metni görüşlerinize sunarız.

 

Sen Yücesin,
bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok.
Gerçekten Sen, herşeyi bilen,
hüküm ve hikmet sahibi olansın.
(Bakara Suresi, 32)

 

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, Türkiye'deki eğitim müfredatında yer alan tek yönlü eğitim anlayışının gözden geçirilmesini ve yaratılış gerçeğini destekleyen bilimsel verilerin sisteme dahil edilmesini konu almaktadır. Teorik iddiaların bilimsel gerçekler ışığında geçersizliği üzerinde durularak, öğrencilerin tarafsız bilgiye ulaşması için kapsamlı bir müfredat değişikliği gerekliliği savunulmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Müfredatın evrim iddiaları yerine yaratılışın bilimsel delillerini içerecek şekilde güncellenmesi çağrısı yapılmaktadır.
  • Canlılığın başlangıcı ve protein yapılarının karmaşıklığı, rastlantılarla açıklanamayan yaratma sanatını gözler önüne sermektedir.
  • Fosil kayıtlarında tek bir ara geçiş formu bulunamaması, canlıların aniden ve tam yapılarıyla yaratıldığının en önemli kanıtıdır.
  • Kambriyen Patlaması, kompleks canlıların aniden ortaya çıkışıyla yaratılış gerçeğini bilimsel olarak doğrulamaktadır.
  • Evrenin bir başlangıcı olduğunun ispatı, yaratılış gerçeğini reddeden materyalist felsefelerin temelini çürütmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eğitim müfredatında neden bir değişiklik yapılması önerilmektedir?

Gençlerin tek yönlü bir eğitimden kurtarılması ve yaratılış gerçeğini destekleyen bilimsel delillerle tanışması için müfredatın revize edilmesi gerekmektedir. Öğrencilerin tarafsız bir bilgi akışıyla kendi kararlarını verebilmeleri hedeflenmektedir.

Fosil kayıtları canlıların kökeni hakkında ne söylemektedir?

Fosil kayıtları, canlıların aşamalı bir süreçle değil, aniden ve tam türler olarak ortaya çıktığını göstermektedir. 150 yıldır yapılan aramalara rağmen tek bir ara geçiş fosili dahi bulunamamıştır.

Kambriyen Patlaması yaratılış açısından ne anlama gelmektedir?

540 milyon yıl öncesine dayanan bu dönemde, son derece kompleks göz yapılarına sahip trilobitler gibi canlılar aniden ortaya çıkmıştır. Bu durum, canlılığın aşamalı olarak geliştiği iddiasını çürütürken, her canlının doğrudan yaratıldığını ispatlamaktadır.

Evrenin başlangıcına dair veriler materyalist felsefeye nasıl bir yanıt vermektedir?

Evrenin bir başlangıcı olduğunun bilimsel olarak ispatlanması, evrenin sonsuz ve ezeli olduğunu savunan görüşlerin temelini geçersiz kılmaktadır. Bu gerçek, her şeyin bir yaratıcısı olduğu gerçeğini bilimsel düzeyde doğrulamaktadır.