logo HARUN YAHYA

Adnan Oktar A9 TV; 7 Mart 2016

avatar

Adnan Oktar

Haysiyetsiz münafıklar Allah için yapılan mücadeleyi bir enayilik olarak görürler. Menfaatleri olsa, mesela Peygamberimiz (sav) onlara beşer kese, onar kese altın verse, asla “Bu sıcakta savaşa çıkmayın” demezler. “Savaşmayı bilseydik sizinle gelirdik” sözünü asla kullanmazlar. Veya “Boş yere biz burada canımızı veriyoruz” diye asla konuşmazlar. On kese altın alacak; cinnet geçirir, acayip şevklenir.
A9 TV; 7 Mart 2016
2100
avatar

Adnan Oktar

Yas tutmak eski Sümerlerin, Akadların, Hititlilerin, putperest kavimlerin, eski Mısır’ın uygulamasıdır, Kuran’da mebzul miktarda ayetle ve hadislerle yasaklanmıştır. Allah’a tevekküle zıt bir tavırdır.
A9 TV; 7 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Allah’ı anmayanların, Allah’a uzak olanların kalbinde bir ajitasyon, bir gerilim olur. Sebepsiz korku, delicesine bir heyecan. Allah kalplerine hep bir huzursuzluk verir.
A9 TV; 7 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Şeytan İslam’ı yıkmak için bağnazlığı kullanarak güçlü bir vuruş yapmış. Şeytanın etkisiyle namazı kılınamayacak, abdesti alınamayacak hale getirmişler.
A9 TV; 7 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Allah sevgisi insanda atalete müsaade etmez. Müslüman gafil olmaz. Her zaman atak, canlı ve dikkati açıktır. Gafil oldu mu bela her yerden sarar insanı. Allah esirgesin.
A9 TV; 6 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Mümin muttaki bir insanın Allah sevgisi, Allah korkusu yüzünde heyecan şeklinde kendini belli eder, görülür, hissedilir. Ama ruhu çökmüş, içi çökmüş, kafası çökmüş bir insanda bunu görmek mümkün değildir. Çünkü Allah’la bağını kopardığı için gafildir. Gafil olduğu için de heyecanı yok olmuştur.
A9 TV; 6 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Mümin cihat yani cehd etme şevkiyle heyecanlıdır. Bir insanın kalbinde eğer bir atalet varsa, gaflet varsa bitkin ve lakayt olur. İçine kapalıdır. Çünkü onu din ilgilendirmiyordur. Allah korkusu ilgilendirmiyordur. Allah sevgisi ilgilendirmiyordur. Onun yüzüne yansıyacak bir heyecanı olmaz.
A9 TV; 6 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

“Şükrederseniz” demek, “çok samimi Müslüman olursanız” demektir. Yoksa adam esrar satar, kazanır, şükreder. Zulüm yapar, silah satışı yapar, şükreder. Öyle değil. Kuran’a tam uyarak samimi olmakla şükredilir.
A9 TV; 6 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Hızır (as) zaman zaman insanları imtihan eder, Hz. Musa (as)’ı nasıl imtihan etti, aynı. İnsanlar onun imtihan ettiğinin farkına varmaz. Hem eğitir hem imtihan eder.
A9 TV; 6 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Peygamberimiz (sav)’in bakışları çok keskindi. Niye? Çünkü kalbi sürekli Allah’la beraberdi. Allah’tan korkuyordu. Ama müşrikler bön bön bakıyorlardı. Çünkü onlar mide peşinde olan adamlar. Hayvan gibi, hayvanlardan da aşağılar. Tabii ki bakışlarında da hayvan görüntüsü oluyor.
A9 TV; 6 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Allah korkusu, Allah sevgisi anlamsız bir bakışı engeller. Allah korkusu olan bir insanın boş boş bakmasının hiçbir açıklaması olmaz. Allah’tan korkuyorsa mutlaka bakışları zeki ve keskin olur, dikkatli olur.
A9 TV; 6 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Kalp Allah’la beraberse o bakışta bir güzellik, bir derinlik, bir hoşluk vardır. Ama Allah’tan uzak gafil bir kalpte göz hemen belli eder. Cenab-ı Allah ayette onu zaten bize ihbar ediyor: “Eğer istersem onları simalarından anlarsın” Sima denilen, bakışıdır. Bakıştaki anlamsızlığın sebebi, ruhunun boş olmasıdır.
A9 TV; 6 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Biz Bediüzzaman'ı seviyoruz, niye seviyoruz? Fedakarlığından dolayı seviyoruz. Yoksa ne kalırdı ki geriye? Sungur Ağabeyi çile çektiği için seviyoruz. Bediüzzaman’ın talebesi olan diğer ağabeylerden de sevdiklerimiz oluyor ama çilelerine göre seviyoruz. Çilesi az olanı daha az seviyoruz. Çilesi çok olanı daha çok seviyoruz.
A9 TV; 6 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Resulullah, Resulullah oluyor ama çektiği çilenin haddi hesabı yok. Cenab-ı Allah “Habibim” diyor, Peygamberimiz (sav)'i müthiş seviyor. Ama bu üstünlüğünden dolayı seviyor.
A9 TV; 6 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Şehadet güzel nimettir ama cehd de çok güzeldir. Yani yıllarca mesela 60 yıl, 70 yıl, 80 yıl ömrünü cihatla geçirmek çok güzel. Onun sevabı tarif edilecek gibi değil çünkü onda velayet mertebelerine çıkılıyor.
A9 TV; 6 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Mümin çok naif bir varlıktır. Kuran’a sıkı sıkıya sarıldığında asla batmayan ve doğru rotada giden bir gemide olmuş oluyor, dümdüz gider o zaman.
A9 TV; 5 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Şeytan beyni bloke etmek ister. En güçlü etkiyi de durgunlaştırarak yapar. O zaten birçok insanın gözünde görülür. Bir atıl, durgun bakış verir. Mümin şahin gibidir. Öyle bir şeye teslim olmaz.
A9 TV; 5 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Şeytan insana çeşit çeşit etkiler yapar. En berbat etkilerinden birisi de durgunluk vermesidir. Mümin onu iradesiyle, aklıyla kıracak.
A9 TV; 5 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Kuran’ın çizgisinden çıkan kişinin muhakeme ve yargısı bozulur ve kişi kontrolden çıkar. Mümin şeytanın bu oyununa müsaade etmez.
A9 TV; 5 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

İslam aleminin başındaki felaketlerin ana nedeni, Kuran’a uyulmamasıdır.
A9 TV; 5 Mart 2016
avatar

Adnan Oktar

Türkiye herhangi bir ülke değil. Türkiye’nin bölünmesi durumunda İslam Birliği biter. Türklük aleminin de birleşmesi biter. Buna yol açacak hiçbir şeyi kabul etmeyiz.
A9 TV; 5 Mart 2016
PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
“Tecessüs etmeyin”  (Hucurat Suresi, 12) Bu, muhbir münafıklara yönelik bir ayettir. Müslümanları ona buna ihbar edip zor duruma sokmaya çalışan alçaklara karşı Allah’ın Kuran’daki emridir. Alıntılar

“Tecessüs etmeyin” (Hucurat Suresi, 12) Bu, muhbir münafıklara yönelik bir ayettir. Müslümanları ona buna ihbar edip zor duruma sokmaya çalışan alçaklara karşı Allah’ın Kuran’daki emridir.

Ateist dürüst insan demektir. Mertçe, açıkça söylüyor, “Ben Allah’a inanamıyorum, dine inanamıyorum, varsa beni ikna edecek kişi konuşalım, dürüst iman etmek istiyorum” diyor. Sahtekarlık, münafıklık çok korkunç. Alıntılar

Ateist dürüst insan demektir. Mertçe, açıkça söylüyor, “Ben Allah’a inanamıyorum, dine inanamıyorum, varsa beni ikna edecek kişi konuşalım, dürüst iman etmek istiyorum” diyor. Sahtekarlık, münafıklık çok korkunç.

“Münafık o herhalde” diyor. Hadi öyle olduğunu farz edelim; eğit, tebliğ et, ayetle anlat, sabret, konuş, değil mi? O zaman kimse kimseyle görüşemez ki, hiçbir Müslüman Müslümanla görüşemez. Ona münafık de, ona kafir de, öbürüne hasta de, adam kalmaz. Alıntılar

“Münafık o herhalde” diyor. Hadi öyle olduğunu farz edelim; eğit, tebliğ et, ayetle anlat, sabret, konuş, değil mi? O zaman kimse kimseyle görüşemez ki, hiçbir Müslüman Müslümanla görüşemez. Ona münafık de, ona kafir de, öbürüne hasta de, adam kalmaz.

Müminler arasında velayet sistemi vardır. Bir insana münafık teşhisi koyarak müminlerin arasından atmak yetkisi yoktur. Bu ancak vahiyle olur. Alıntılar

Müminler arasında velayet sistemi vardır. Bir insana münafık teşhisi koyarak müminlerin arasından atmak yetkisi yoktur. Bu ancak vahiyle olur.

Kişi, “La ilahe illAllah, Muhammeden Resulullah” dediği müddetçe ona sen münafıklık ithamında bulunup Müslümanların velayet sistemi dışına çıkaramazsın. İşte, “Defol git, küfre git” diyemezsin, haramdır. Sen küfrü kazanmaya çalışıyorsun, adamı da göndermeye çalışıyorsun. O zaman küfrü niye kazanmaya çalışıyorsun? Alıntılar

Kişi, “La ilahe illAllah, Muhammeden Resulullah” dediği müddetçe ona sen münafıklık ithamında bulunup Müslümanların velayet sistemi dışına çıkaramazsın. İşte, “Defol git, küfre git” diyemezsin, haramdır. Sen küfrü kazanmaya çalışıyorsun, adamı da göndermeye çalışıyorsun. O zaman küfrü niye kazanmaya çalışıyorsun?

Münafık bazen çok iyi tavır gösterir. O yeni bir atağın başlangıcı olur. Mesela herkese iyi davranır, iyi konuşur fakat o esaslı bir atak için yeni bir zemindir. Yani şeytanın ona verdiği, ilka ettiği bir atak başlangıcıdır. Yani bir münafığın düzelmesi genellikle kuşkuludur, bir şey yapacaktır, yeni bir atak başlatacaktır. Alıntılar

Münafık bazen çok iyi tavır gösterir. O yeni bir atağın başlangıcı olur. Mesela herkese iyi davranır, iyi konuşur fakat o esaslı bir atak için yeni bir zemindir. Yani şeytanın ona verdiği, ilka ettiği bir atak başlangıcıdır. Yani bir münafığın düzelmesi genellikle kuşkuludur, bir şey yapacaktır, yeni bir atak başlatacaktır.

Münafıklar Müslümanlardan genellikle uzak durmak isterler. Uzak durmanın sebebi de ya Müslümanlara biri saldırırsa, bir şey olursa, tutuklanabilir, mimlenebilir işte dövülebilir, sövülebilir, adına zarar gelmesin, amaç budur. Alıntılar

Münafıklar Müslümanlardan genellikle uzak durmak isterler. Uzak durmanın sebebi de ya Müslümanlara biri saldırırsa, bir şey olursa, tutuklanabilir, mimlenebilir işte dövülebilir, sövülebilir, adına zarar gelmesin, amaç budur.

Münafığın hedefi sürekli imamın yanıdır, peygamberin yanıdır. Münafığın en çok ulaşmak istediği yer orasıdır, çünkü en çok vuruşu, saldırıyı yapacağı yer orasıdır. Onun faaliyetini durdurabilmek için, istihbarat alıp şeytanlarına ulaştırabilmek için merkez olan yer orası olduğu için çok hayati görür. Alıntılar

Münafığın hedefi sürekli imamın yanıdır, peygamberin yanıdır. Münafığın en çok ulaşmak istediği yer orasıdır, çünkü en çok vuruşu, saldırıyı yapacağı yer orasıdır. Onun faaliyetini durdurabilmek için, istihbarat alıp şeytanlarına ulaştırabilmek için merkez olan yer orası olduğu için çok hayati görür.

Münafık asla tamir olmayan, asla azgınlığı gitmeyen bir manyaktır. Hiçbir şekilde kini ve nefreti bitmez münafığın, sakinleşmez. Yani tam tipik bir akıl hastasıdır. Verem hastalığı gibi güçlü antibiyotik alırsa geriler, fakat ilacın dozu biraz azaltıldığında hemen atağa geçer. Bazen de ilaca bağışıklık kazanır, hiç fark etmez, bünyeyi sarmaya çalışır. Alıntılar

Münafık asla tamir olmayan, asla azgınlığı gitmeyen bir manyaktır. Hiçbir şekilde kini ve nefreti bitmez münafığın, sakinleşmez. Yani tam tipik bir akıl hastasıdır. Verem hastalığı gibi güçlü antibiyotik alırsa geriler, fakat ilacın dozu biraz azaltıldığında hemen atağa geçer. Bazen de ilaca bağışıklık kazanır, hiç fark etmez, bünyeyi sarmaya çalışır.

Münafık sevgiyi bilmez. Sevgiyi alet olarak kullanır, araç olarak kullanır. Müslümanlara saldırıda, ahlaksızlık yapmada, alçaklık yapmada bir vesiledir. Yani Müslüman’ı rahatsız etmek için, pislik yapmak için sevgiyi kullanır. “Sevdiğim için geldim” der, “Sevdiğim için konuştum” der, “Sevdiğim için bunu yapıyorum” der. Alıntılar

Münafık sevgiyi bilmez. Sevgiyi alet olarak kullanır, araç olarak kullanır. Müslümanlara saldırıda, ahlaksızlık yapmada, alçaklık yapmada bir vesiledir. Yani Müslüman’ı rahatsız etmek için, pislik yapmak için sevgiyi kullanır. “Sevdiğim için geldim” der, “Sevdiğim için konuştum” der, “Sevdiğim için bunu yapıyorum” der.

Münafık saldırganlaşırken çok alçakça ve şeytani bir metot kullanır. Müslümanları haksızlık yapan, zulüm yapan, akılsızca hareket eden insanlar olarak gösterir. Kendini de tedbirli, akıllı, vicdanlı, doğru yolda gösterir. Alıntılar

Münafık saldırganlaşırken çok alçakça ve şeytani bir metot kullanır. Müslümanları haksızlık yapan, zulüm yapan, akılsızca hareket eden insanlar olarak gösterir. Kendini de tedbirli, akıllı, vicdanlı, doğru yolda gösterir.

Münafık sadece peygamber veyahut imam, o devirde Müslümanların önemli merkez gücü kimse ona odaklanır. Şeytan dikkatini böldürmez. Bütün dikkatiyle o kişiye karşı saldırganlaşır. Alıntılar

Münafık sadece peygamber veyahut imam, o devirde Müslümanların önemli merkez gücü kimse ona odaklanır. Şeytan dikkatini böldürmez. Bütün dikkatiyle o kişiye karşı saldırganlaşır.

Kuran’da münafıkların hedefi bütün Müslümanlar olmuyor. Bu çok önemlidir. Peygamber, imam, Müslümanların lideri kimse o; en etkili olduğunu gördüğü kişi kimse ona kafayı takar münafık. Yani en büyük düşmanı, en büyük hedefi odur. Sonra da peygamberlerin, imamların -artık kimse o devrin lider insanı- en güvendiği insanlara kafayı takar münafık. Alıntılar

Kuran’da münafıkların hedefi bütün Müslümanlar olmuyor. Bu çok önemlidir. Peygamber, imam, Müslümanların lideri kimse o; en etkili olduğunu gördüğü kişi kimse ona kafayı takar münafık. Yani en büyük düşmanı, en büyük hedefi odur. Sonra da peygamberlerin, imamların -artık kimse o devrin lider insanı- en güvendiği insanlara kafayı takar münafık.

Münafıkta sürekli gezme içgüdüsü vardır. O iç sıkıntısını bahane eder. Mesela ticareti bahane eder, ailesini bahane eder, oradan oraya gider. Münafığın içi bir türlü rahat etmez. Ama sıkıntısı da beraber üstündedir, omuzundadır. O sıkıntıdan kaçar, sıkıntı da onu kovalar. Alıntılar

Münafıkta sürekli gezme içgüdüsü vardır. O iç sıkıntısını bahane eder. Mesela ticareti bahane eder, ailesini bahane eder, oradan oraya gider. Münafığın içi bir türlü rahat etmez. Ama sıkıntısı da beraber üstündedir, omuzundadır. O sıkıntıdan kaçar, sıkıntı da onu kovalar.

Münafık Müslümanlardan uzak olmayı kendince uyanıklık zanneder ve aptalca bu oyunu da Müslümanların görmediğini zanneder. Bunu Müslümanların kabul edeceğini, Allah’ın da kabul edeceğini düşünür. Müslümanları da haşa Allah’ı da kandırdığını zanneder. Alıntılar

Münafık Müslümanlardan uzak olmayı kendince uyanıklık zanneder ve aptalca bu oyunu da Müslümanların görmediğini zanneder. Bunu Müslümanların kabul edeceğini, Allah’ın da kabul edeceğini düşünür. Müslümanları da haşa Allah’ı da kandırdığını zanneder.

Her dönemde, peygamberlerin dönemlerinde de hep böyle tabiri caizse “muhallebi çocukları” vardı. Sokaktan korktuğu için, ailesinden korktuğu için, babasından, anasından, çıkarlarından, işini kaybetmekten, okulunu kaybetmekten korktuğu için peygamberlerin yanına yanaşmıyorlardı. Mümkün mertebe kaçarak, uzak yaşayarak, arada sırada gelerek bağlantı kuruyorlardı. O arada sırada gelmenin sebebi de ahirette haşa Allah’ı kandırabileceklerini düşünüyorlardı. Alıntılar

Her dönemde, peygamberlerin dönemlerinde de hep böyle tabiri caizse “muhallebi çocukları” vardı. Sokaktan korktuğu için, ailesinden korktuğu için, babasından, anasından, çıkarlarından, işini kaybetmekten, okulunu kaybetmekten korktuğu için peygamberlerin yanına yanaşmıyorlardı. Mümkün mertebe kaçarak, uzak yaşayarak, arada sırada gelerek bağlantı kuruyorlardı. O arada sırada gelmenin sebebi de ahirette haşa Allah’ı kandırabileceklerini düşünüyorlardı.

Münafık çok isabetli, güzel, faydalı konuştuğuna inanır. Yani her şeyi lafı yerli yerinde konuştuğunu zanneder. Hâlbuki dışarıdan bakan hayretler içinde kalır. Yani dengesizliğine şaşar. Ama onu göremez münafık. Mesela akılsızlığını göremez. Yani akıl dengesinin yerinde olmadığını göremez. Alıntılar

Münafık çok isabetli, güzel, faydalı konuştuğuna inanır. Yani her şeyi lafı yerli yerinde konuştuğunu zanneder. Hâlbuki dışarıdan bakan hayretler içinde kalır. Yani dengesizliğine şaşar. Ama onu göremez münafık. Mesela akılsızlığını göremez. Yani akıl dengesinin yerinde olmadığını göremez.

Münafığın konuşmaları sarhoş gibidir, çok dengesizdir. Ama onun deli dünyasında onu fark etmesi mümkün değildir. Şizofren bir mantığı vardır. Şizoit bünyelidir, manyak gibi konuşur, dengesizdir ama fark edemez. Alıntılar

Münafığın konuşmaları sarhoş gibidir, çok dengesizdir. Ama onun deli dünyasında onu fark etmesi mümkün değildir. Şizofren bir mantığı vardır. Şizoit bünyelidir, manyak gibi konuşur, dengesizdir ama fark edemez.

Münafığın asıl istediği Allah olmak ve Allah’tan daha büyük olmaktır. Münafığın asıl hırsı budur. Onun için bütün Müslümanları çok akılsız görür, kendini çok akıllı görür ve çok güzel konuştuğunu zanneder. Alıntılar

Münafığın asıl istediği Allah olmak ve Allah’tan daha büyük olmaktır. Münafığın asıl hırsı budur. Onun için bütün Müslümanları çok akılsız görür, kendini çok akıllı görür ve çok güzel konuştuğunu zanneder.

Münafık Müslümanlara rahatsızlık veriyorsa, kendisinden şüphelenildiğini anlarsa onu bir süre durdurur. Ama Müslümanların dikkatlerinin dağıldığını görürse yeniden çirkefliğine başlar. Yeniden eylemlerine başlar. Yine Müslümanları rahatsız eder. Yine pislik yapar. Yine onları huzursuz edecek her şeyi yapmaya başlar. Alıntılar

Münafık Müslümanlara rahatsızlık veriyorsa, kendisinden şüphelenildiğini anlarsa onu bir süre durdurur. Ama Müslümanların dikkatlerinin dağıldığını görürse yeniden çirkefliğine başlar. Yeniden eylemlerine başlar. Yine Müslümanları rahatsız eder. Yine pislik yapar. Yine onları huzursuz edecek her şeyi yapmaya başlar.

Münafık fitneciyse fitnesi yakalandığında bir süre durur. Ama müslümanların dikkatinin dağıldığı bir anı bekler. Ondan sonra yeniden atağa geçer. Yani münafık şartların sakinleşmesini, ortamın sakinleşmesini bekler. Alıntılar

Münafık fitneciyse fitnesi yakalandığında bir süre durur. Ama müslümanların dikkatinin dağıldığı bir anı bekler. Ondan sonra yeniden atağa geçer. Yani münafık şartların sakinleşmesini, ortamın sakinleşmesini bekler.

Münafığa küfür çok sahip çıkıyor. O da sahip çıkılacağını bildiği için oradan kendisine bir güvence payı ayırır. Ama küfür de tabii kendi menfaati için kullandıktan sonra münafığı ezer. Münafık bunun da farkındadır, yani bir gün oradan da kovulacağını, köpek gibi aşağılanacağını bilir. Alıntılar

Münafığa küfür çok sahip çıkıyor. O da sahip çıkılacağını bildiği için oradan kendisine bir güvence payı ayırır. Ama küfür de tabii kendi menfaati için kullandıktan sonra münafığı ezer. Münafık bunun da farkındadır, yani bir gün oradan da kovulacağını, köpek gibi aşağılanacağını bilir.

Münafık yeni bir verem mikrobu gibidir. Münafığa sürekli antibiyotik verilmesi lazım. Yoksa bünyeyi sarmak için sürekli atak yapar. Bir türlü iyileşmeyen verem mikrobu gibidir. Yüksek dozda antibiyotikle sürekli kontrol altında tutulması lazım. Alıntılar

Münafık yeni bir verem mikrobu gibidir. Münafığa sürekli antibiyotik verilmesi lazım. Yoksa bünyeyi sarmak için sürekli atak yapar. Bir türlü iyileşmeyen verem mikrobu gibidir. Yüksek dozda antibiyotikle sürekli kontrol altında tutulması lazım.

Münafık yakalandığını anladığında kısmen düzelme gösterir. Ama dikkat üzerinden dağıldığında münafık yeniden azmaya başlar. Müslümanlara zarar verme ve rahatsız etme eylemlerine yeniden başlar. Alıntılar

Münafık yakalandığını anladığında kısmen düzelme gösterir. Ama dikkat üzerinden dağıldığında münafık yeniden azmaya başlar. Müslümanlara zarar verme ve rahatsız etme eylemlerine yeniden başlar.

Münafığın zekası çok keskindir ama aptallığı delilik derecesindedir. Çok akılsızdır. Mesela bir şeyi alenen yapar, fark edilmediğini zanneder. Yalan söyler, fark edilmediğini zanneder. Delice bir devekuşu politikası vardır münafıkta. Kafasını kuma gömerek görülmediğini zanneder. Alıntılar

Münafığın zekası çok keskindir ama aptallığı delilik derecesindedir. Çok akılsızdır. Mesela bir şeyi alenen yapar, fark edilmediğini zanneder. Yalan söyler, fark edilmediğini zanneder. Delice bir devekuşu politikası vardır münafıkta. Kafasını kuma gömerek görülmediğini zanneder.

Alıntı Görseli Oluştur

Kontur