| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
En Son Haber, 28 Nisan 2012
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
En Son Haber, 28 Nisan 2012
| ||
Türkiye'de toplumsal barışı sağlamak için sevgi, dostluk, kardeşlik ve hoşgörü gibi değerler ön planda tutulmalıdır. Vatandaşlar arasındaki farklılıklar yerine ortak insani bağlar vurgulanmalıdır.
Farklı inanç ve kimliklere sahip insanlar, birbirlerini kardeş olarak görerek, karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde bir arada yaşayabilirler. Ortak değerler etrafında birleşmek ve farklılıklara hoşgörüyle yaklaşmak önemlidir.
Devlet, tüm vatandaşlarına eşit mesafede olmalı ve her bir bireyin derdini kendi derdi olarak görmelidir. Herkesin Türkiye Cumhuriyeti'nin birinci sınıf vatandaşı olduğu bilinciyle hareket edilmelidir.
Alevi-Sünni ayrımı gibi mezhepsel farklılıklar, aynı Allah'a, kitaba ve peygambere inanıldığı için bir problem teşkil etmemelidir. Bu tür ayrımlar yerine kardeşlik ve birlik ruhu ön planda tutulmalıdır.
Allah'a inanmayanlar da kardeş olarak görülmeli ve onlara karşı düşmanlık hissi beslenmemelidir. Onlar da birinci sınıf insan ve vatandaş olarak kabul edilmeli, iyilikleri için gayret gösterilmelidir.