| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
22 Ocak 2013, Hürriyet
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
22 Ocak 2013, Hürriyet
| ||
Türkiye'de sadece Kürt kardeşlerimiz değil, Lazlar, Orta Anadoluda yaşayanlar ve genel olarak her kesimden insan zulüm ve zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu durum, ülkenin farklı bölgelerinde kendini göstermektedir.
İttihad-ı İslam, bölgesel ve etnik sorunların (Kürt sorunu, Laz sorunu vb.) kökten çözümü olarak görülmektedir. Bu birlik, ayrılıkçı yaklaşımların aksine, herkesin toptan kurtuluşunu ve refahını sağlayacak kesin bir çözüm olarak sunulmaktadır.
Başbakan'ın açıklamaları, özellikle 12 Eylül 1980 sonrası Doğu ve Güneydoğu illerinde yaşanan insanlık dışı muameleleri ve travmaları vurgulamaktadır. Ayrıca, Nazım Hikmet, Necip Fazıl ve Mehmet Akif gibi şahsiyetlerin de devletin hışmına uğradığı belirtilerek, AK Parti döneminin bir milat olduğu ifade edilmiştir.
Bölgesel kurtarma, zenginlik ve refah iddiaları egoistçe ve bencilce bulunarak eleştirilmektedir. Müslümanların herkesi düşünmesi gerektiği, bölgesel ayrılıkların yerine tüm İslam aleminin kurtuluşunu hedefleyen bir ruhla yaklaşılması gerektiği belirtilmektedir.
Bediüzzaman'ın gösterdiği yol, İttihad-ı İslam'dır. Bu yol, İslam dünyasındaki tüm sorunları kökten çözecek, ayrılıkları ortadan kaldıracak ve Müslümanların birliğini sağlayacak bir ideal olarak sunulmaktadır.