| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 23 Ocak 2013, Vatan
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 23 Ocak 2013, Vatan
| ||
Karayılan, Türkiye'yi işgalci olarak nitelendirmiş ve "Burası bizim ülkemizdir. Siz dışarıdan gelmişsiniz, ülkemizde işgal kuvvetisiniz." şeklinde cevap vermiştir. Ayrıca Kürt sorununun tarihsel bir gerçeklik olduğunu ve Cumhuriyetin kuruluşunda Kürtlere özerklik sözü verildiğini iddia etmiştir.
Adnan Oktar, PKK'nın barış söyleminin kamuoyunda sempati kazanma ve "iyi huylu, insancıl bir örgüt" imajı çizme amacı taşıdığını belirtmiştir. Bu stratejinin ardından "Demokratik özerklik vermenin ne mahsuru var?" gibi taleplerle ortaya çıkmayı hedeflediğini ifade etmiştir.
Adnan Oktar, PKK'nın nihai amacının "Abdullah Öcalan'ı devlet başkanı yapmak" ve "müstakil bir komünist devlet olarak yaşamak" olduğunu belirtmiştir. Barış söylemlerinin bu hedefe ulaşmak için bir taktik olduğunu savunmuştur.
Adnan Oktar, Allah'ın Kur'an'da Müslümanlara "ayrılıp dağılmamayı" emrettiğini vurgulamıştır. Bu, İslam'ın birlik ve beraberliği teşvik eden temel prensiplerinden biridir.
PKK'nın barıştan bahsetmesine rağmen karakol basması ve saldırılar düzenlemesi, Abdullah Öcalan'ın örgüt üzerindeki kontrolünün zayıf olduğunu veya aslında saldırıları durdurma talimatı vermediğini göstermektedir. Bu durum, örgütün barış konusundaki samimiyetini sorgulatmaktadır.
Adnan Oktar, Abdullah Öcalan'ın bu yolla kendince saygınlık kazanma ve güya Türkiye'yi kurtaran bir figür olarak algılanma peşinde olduğunu belirtmiştir. Bu durumun, PKK'nın milletle alay etme çabası olarak görüldüğünü ifade etmiştir.