ARM Info haber ajansının Adnan Oktar ile yaptığı röportajda, Ermenilerin Osmanlı döneminde millet-i sadıka olarak görüldüğü ve Türk-İslam Birliği'nin sevgi ve kardeşlik bağlarını yeniden güçlendireceği vurgulanmaktadır. Makalede, Ermeni halkının asil, sanatçı ve nezaketli bir millet olduğu belirtilerek, Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki sorunların çözümünün tek ön koşulunun sevgi olduğu ifade edilmektedir.
Adnan Oktar, Ermenileri kardeş ve dost bir millet olarak tanımlamıştır.
Ermeniler, Osmanlı İmparatorluğu döneminde "millet-i sadıka" olarak kabul edilmiştir.
Türk-İslam Birliği, Türkler ve Ermeniler arasındaki sevgi ve kardeşlik bağlarını güçlendirmeyi hedeflemektedir.
Bölgedeki sorunların çözümünde sevgi, merhamet ve karşılıklı koruma anlayışı temel şarttır.
Halklar arasında suni ayrılıkların olduğu, ancak düşmanlığın halkların doğasında olmadığı belirtilmiştir.
Ermeniler Osmanlı Devleti döneminde nasıl bir statüye sahipti?+
Ermeniler, Osmanlı Devleti döneminde "millet-i sadıka" olarak kabul edilmiş, yani devlete sadık ve güvenilir bir topluluk olarak görülmüştür. Bu durum, onların uzun yıllar boyunca Türklerle iç içe ve barış içinde yaşamasına olanak tanımıştır.
Türk-İslam Birliği'nin kurulmasıyla Ermeni-Türk ilişkileri nasıl etkilenecektir?+
Türk-İslam Birliği'nin kurulmasıyla Ermeni ve Türk halkları arasındaki sevgi ve kardeşlik bağlarının yeniden güçleneceği belirtilmektedir. Bu birliğin, halklar arasındaki suni ayrılıkları ortadan kaldırarak daha yakın ilişkiler kurulmasını sağlayacağı ifade edilmektedir.
Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki sorunların çözümünde temel ön koşul nedir?+
Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki tüm sorunların çözüme kavuşturulması için tek ön koşulun sevgi olduğu vurgulanmaktadır. Karşılıklı sevgi, merhamet ve birbirini koruma niyetiyle yaklaşıldığında hiçbir meselenin çözümsüz kalmayacağına inanılmaktadır.
Ermeni milleti hangi özellikleriyle tanımlanmaktadır?+
Ermeni milleti, çok asil, sanatçı, nezaketli ve güzel insanlar olarak tanımlanmaktadır. Makalede, onların uzun yıllar Türklerle bir arada yaşadığı ve "millet-i sadıka" olarak sevildiği belirtilmiştir.
Halklar arasında düşmanlık nasıl oluşur?+
Makalede, halkların hiçbir zaman birbirine düşman olmadığı, ancak "suni olarak" birbirlerinden ayrıldığı ifade edilmektedir. Bu durum, dış etkenlerin halklar arasında düşmanlık algısı yaratabileceğine işaret etmektedir.
Reuters, BBC, RBS gibi haber ajanslarıyla ortaklaşa çalışan ve geniş bir haber ağına sahip olan bağımsız haber ajansı ARM Info, 30 Nisan 2009’da Aram Gareginyan"ın Adnan Oktar"la gerçekleştirdiği röportajı yayınladı. "Bölgesel Bir Problem Yok, Aksine Dostluk ve Sevgi Var" başlığıyla yayınlanan röportaj, hem Rusça hem de İngilizce olarak yer aldı. Röportajda Sayın Adnan Oktar, Ermenilerin Osmanlı Devleti’nde "millet-i sadıka" olarak kucaklandıklarını, Türk İslam Birliği"nin kurulmasıyla sevgi ve kardeşlik bağlarının yeniden güçleneceğini vurguladı. (Röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.)
ADNAN OKTAR: Ermeniler bizim kardeşimiz, dostumuz. Çok asil bir milettir Ermeni milleti, sanatçıdır, nezaketlidir, güzel insanlardır Ermeniler. Asırlarca birarada yaşadık, içiçe olduk, milleti sadıka olarak tanıdık ve sevdik biz Ermeni kardeşlerimizi. Bizi suni olarak ayırdılar birbirimizden. Halklar hiçbir zaman birbirine düşman olmaz. Ermenistan, Azerbaycan ve Türkiye arasında çözüme kavuşturulması gereken tüm konuların tek şartı, tek ön koşulu vardır: Sevgi. Eğer biz birbirimize sevgiyle yaklaşırsak, merhametle bakarsak, birbirimizi koruyup kollamaya niyet edersek halledemediğimiz hiçbir mesele olmaz inşaAllah. Biz Ermeni kardeşlerimizi sevgiyle kucaklayacağız, aramızdan sınırları kaldıracağız, onlar gelecekler istedikleri gibi burada yerleşecekler...