| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman, 2 Mayıs 2011
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman, 2 Mayıs 2011
| ||
Farklı inanç ve kültürlere sahip insanların bir arada barış içinde yaşaması, toplumda huzurun ve ortak yaşamın sağlanması için temel bir gerekliliktir. Herkesin birinci sınıf vatandaş olarak kabul edilmesi, önyargıların ve yabancı düşmanlığının önüne geçilmesine yardımcı olur.
İslam'da farklı din mensuplarına, özellikle ehli kitap olan Yahudi ve Hristiyanlara karşı dostluk, sevgi ve saygı bağı içinde yaklaşılmalıdır. Onların hakları ve hukukları gözetilmeli, mağdur edilmelerine gönül razı olmamalıdır. Herkes kardeş olarak görülmelidir.
Din özgürlüğü, bir toplumda farklı inançlara sahip bireylerin huzur içinde bir arada yaşamasını sağlayan temel bir haktır. Tüm inançların anayasal güvence altında olması, ayrımcılığın önlenmesine ve hoşgörü ortamının gelişmesine katkıda bulunur.
Farklı mezheplere mensup insanlar kardeş olarak kabul edilmeli ve onlara derin bir muhabbet duyulmalıdır. Mezhep ayrımı yapılmaksızın herkesin hakları gözetilmeli ve hiçbir şekilde mağdur edilmelerine izin verilmemelidir.
Yabancı düşmanlığı ve her türlü önyargı kesinlikle reddedilmelidir. Toplumda farklı dinlerden, dillerden ve bölgelerden insanlara karşı saygı ortamının oluşturulması ve onların haklarının korunması esastır.