| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Sabah, 10 Temmuz 2009 ![]() Sabah, 10 Temmuz 2009 ![]()
Yenişafak, 10 Temmuz 2009 ![]() Türkiye, 10 Temmuz 2009 ![]() Radikal, 10 Temmuz 2009 ![]() Radikal, 10 Temmuz 2009 ![]() Milliyet, 10 Temmuz 2009 ![]() Türkiye, 10 Temmuz 2009 ![]() | ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Sabah, 10 Temmuz 2009 ![]() Sabah, 10 Temmuz 2009 ![]()
Yenişafak, 10 Temmuz 2009 ![]() Türkiye, 10 Temmuz 2009 ![]() Radikal, 10 Temmuz 2009 ![]() Radikal, 10 Temmuz 2009 ![]() Milliyet, 10 Temmuz 2009 ![]() Türkiye, 10 Temmuz 2009 ![]() | ||
2009 yılında Uluslararası Kriz Grubu raporlarına göre, Kuzey Iraklı Kürt liderler, ABD'nin Irak'tan çekilmesiyle oluşacak çatışma ortamında Türkiye'nin koruması altında daha rahat edeceklerini düşünmüşlerdir. Bu durum, bölgedeki siyasi istikrarsızlığa bir çözüm olarak görülmüştür.
Makalede Adnan Oktar'ın ifadelerine göre, Azerbaycan, Filistin, Suriye, Irak, Fas, Tunus ve Cezayir gibi birçok İslam ülkesi Türk-İslam Birliği'ni istemektedir. Bu ülkelerden olumlu mesajlar alındığı belirtilmiştir.
Adnan Oktar, Türk-İslam Birliği'nin en fazla 10 yıl içinde Türkiye'nin liderliğinde oluşacağını öngörmüştür. Azerbaycan, Suriye ve Irak gibi ülkelerle Türkiye'nin birleşeceğini, bu birleşmelerin Kafkas Birliği projesi gibi zincirleme gelişmeleri tetikleyeceğini belirtmiştir.
Makalede, petrol boru hattı projeleri, demir yolu projeleri, İslam Birliği toplantıları ve Türk Birliği toplantılarındaki başarıların, Türk-İslam Birliği'nin oluşumunun altyapısal işaretleri olduğu ifade edilmektedir. Bu projeler ve toplantılar, birleşmeler için zemin hazırlamaktadır.
Irak'taki Kürt bölgesinin Türkiye'ye yeni Musul olarak katılma isteği, Osmanlı sonrası Türkiye'nin hak iddia ettiği Musul vilayeti fikrini yeniden canlandırmıştır. Bu durum, dönemin Türk milliyetçi çevrelerinden ziyade Kürt liderlerden gelen bir talep olarak ortaya çıkmıştır.