| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Yeni Asya, 28 Ocak 2010 ![]()
![]() | ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Yeni Asya, 28 Ocak 2010 ![]()
![]() | ||
Türkiye'nin İslam dünyasındaki artan rolü, Rusya'nın uluslararası alanda ağırlığının artmasına katkı sağlayabilir. Bu durum Rusya'nın daha zenginleşmesi, yeni fabrikalar ve tesisler kurulması, pazar ve ticaret hacminin genişlemesi gibi ekonomik faydalar sunabilir.
Türk-İslam Birliği, Azerbaycan ve Türkiye'nin petrol ve madenlerinin Rusya ve Ermenistan'a satılması gibi yollarla bölge ülkelerinin ekonomik imkanlarını artırabilir. Bu birlik, pazarların ve ticaretin genişlemesine olanak tanıyarak tüm katılımcıların refahını yükseltebilir.
Türkiye, Rusya'yı dost ve asil bir ülke olarak görmektedir. Rusya'ya karşı düşmanca bir tavrı yoktur ve Rusya'yı rencide etmemek, tecrit etmemek veya yalnızlığa itmemek gerektiğini düşünmektedir. Türkiye, Rusya'nın dostu olduğunu ve her türlü faaliyette yanında olduğunu belirtmektedir.
Türk-İslam Birliği'ne başta Türk devletleri ve İslam ülkeleri olmak üzere, Ermenistan, Gürcistan, Litvanya ve hatta Rusya'nın da katılması beklenmektedir. Kazakistan gibi ülkeler Türkiye'nin liderliğini desteklediğini ifade etmiştir.
Rus milletinin asil bir millet olduğu vurgulanmaktadır çünkü onların yok olmasına, ezilmesine veya mağdur duruma düşmesine karşı çıkılmaktadır. Rusya'yı yalnızlığa itme politikalarının milyonlarca masum insanı yok etmek anlamına geleceği ve bunun vicdanlı bir davranış olmadığı belirtilmektedir.