| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Habertürk, 4 Şubat 2010 ![]()
Yeni Asya, 4 Şubat 2010 ![]() | ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Habertürk, 4 Şubat 2010 ![]()
Yeni Asya, 4 Şubat 2010 ![]() | ||
Müslümanların cemaat, mezhep veya grup ayrımı yapmadan, Kur'an ve Peygamber'in Sünneti etrafında tek bir düşüncede birleşmeleri, ayrılıkların giderilmesi için hayati önem taşımaktadır.
Kafkas halklarının, Türkiye'yi ağabey olarak görüp manevi liderliği almasını ve Türk-İslam birliğinin bu liderlik altında gerçekleşmesini arzu ettikleri belirtilmektedir.
Rusya, eski bir dost ve asil bir millet olarak tanımlanmakta, halkına muhabbet ve sevgiyle yaklaşılması gerektiği ifade edilmektedir. Ayrıca Rusya'nın İslam Birliği'ne üyelik teklifinde bulunduğu da belirtilmektedir.
Makalede materyalist felsefenin doğrudan eleştirisi yer almamakla birlikte, halkların masum ve güzel ahlaklı olduğu, sorunların genellikle yöneticilerden ve masonlardan kaynaklandığı vurgulanmaktadır.
Müslümanlar arasında birbirini sevme, koruma ve kollama değerleri ön planda olmalıdır. Cemaat ve grup ayrımlarından kaçınılarak tek bir düşüncede toplanmak esastır.
Amerikalıların ehli kitap olduğu, Allah'tan korkup inandığı ve neşeli, sevecen insanlar olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle Amerika ile dostane ilişkiler sürdürülmesi gerektiği ifade edilmektedir.