| Ne demişti | Ne oldu | |
|---|---|---|
| Önce Vatan Gazetesi, 15 Ağustos 2008 ![]() | |


| Ne demişti | Ne oldu | |
|---|---|---|
| Önce Vatan Gazetesi, 15 Ağustos 2008 ![]() | |
Avrupa Birliği'nin Hristiyanlık temelinde birleşmesi, benzer bir modelin Müslüman ülkeler arasında da uygulanabileceğini göstermektedir. Bu durum, Müslüman birliğinin sanıldığından daha kolay ve ulaşılabilir olduğunu kanıtlamaktadır.
Türk İslam Birliği, sadece Müslüman ülkeleri bir araya getirmeyi değil, aynı zamanda Museviler ve Ermeniler gibi gayrimüslimlerin de huzur ve güvenlik içinde yaşayabileceği bir yapı kurmayı hedeflemektedir. Bu birlik, egoist olmayan, tüm halkların refahını gözeten bir anlayışa sahiptir.
Türk ülkeleri arasındaki mevcut bölünmeler, Ankara, Konya, İzmir gibi şehirler arasındaki ayrımlara benzetilmekte ve suni olarak nitelendirilmektedir. Türkistan, Azerbaycan ve Kazakistan gibi ülkelerin hepsi İslam ülkesi olduğu için, bu bölünmelerin aşılması gerektiği düşünülmektedir.
Makalede, İslam birliğinin önündeki engellerden ziyade, Avrupa Birliği'nin başarısı ve Akdeniz Birliği gibi oluşumların olasılığı üzerinden, İslam birliğinin aslında çok daha mantıklı ve kolay olduğu vurgulanmaktadır. En olmayacak gibi görünenin Hristiyan birliği olduğu, bunun rahatça gerçekleştiği belirtilmektedir.
Türk İslam Birliği, bölgedeki diğer halklar için de önemli bir güvenlik ve huzur ortamı sunmayı amaçlamaktadır. Musevilerin ve Ermenilerin de bu birlik içinde rahat etmesi ve kurtulması arzulanmaktadır, bu da birliğin kapsayıcı yapısını ortaya koymaktadır.