Adnan Oktar'ın 21 Kasım 2009 Tarihli Kral Karadeniz ve Kanal Urfa Röportajından
ADNAN OKTAR: “Biz elçileri müjde vericiler ve uyarıcılar olmak dışında göndermeyiz”. Ama hakikaten ebcedi de asrımıza bakıyor. Bu yüzyıla bakıyor ayet. Yani çok acayip o. Tabii ki Mehdi’ye de bakıyor ayet. Çünkü Kehf suresi, Mehdi ile bağlantılı bir suredir. Yani ahir zamanda Ashab-ı Kehf, Mehdi’nin yardımcılarıdır diyor Peygamber Efendimiz. Ne demek? Kehf suresi ve Mehdi içiçe. Yani açık. “İnkar edenler ise hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele ediyorlar”. Kim bu da? İddia edilen Ergenekon Örgütü yani Deccaliyet. “Onlar benim ayetlerimi ve uyarıldıklarını alay konusu edindiler”. Güya kendi kafalarınca alay konusu ediniyorlar. “Kendisine Rabbinin ayetleri öğütle hatırlatıldığı zaman...”. Mesela biz de öyle değil mi, ayetleri hatırlatıyoruz. “Sırt çeviren ve ellerinin önden gönderdikleri amellerini unutandan daha zalim kimdir?” Hem sırt çeviriyor mesela anlatıyorsun ama dinlemek istemiyor. Kendi işine bakmak istiyor. “Ellerinin önden gönderdikleri amellerini unutandan daha zalim kimdir?” Mesela iyilikler de yapmış ama onları da unutmuş, güzel ibadetleri olmuş, güzel hareketleri olmuş onlardan da vazgeçmiş. “Biz gerçekten kalpleri üzerinde onu kavrayıp anlamalarını engelleyen bir perde gerdik”. İşte bu insan anlayamıyor da niye iman etmiyor diyor. Bakın “Biz gerçekten kalpleri üzerinde onu kavrayıp anlamalarını engelleyen bir perde gerdik”. Bu müteşabih değil . Allah anlamayacak şekilde yaratıyor bunları. Yani “ölüdürler” diyor yani Allah doğru söylüyor yani normal ölü. Ama “siz onu diri zannedersiniz” diyor, Allah zaten açıklık getiriyor yani zombi ayakta yürüyen ölü bildiğin klasik ölü “kulaklarına bir ağırlık koyduk sen onları hidayete çağırsan bile onlar sonsuza kadar asla hidayet bulmazlar” bak sonsuza kadar diyor Allah. Bu ne demek? Böyle yaratılmış özel yaratılmış sonsuza kadar. “Kulağına ağırlık koyduk” diyor kulağı özel kapatılmış, dinlemiyor anlamıyor. “Senin Rabbin rahmet sahibi ve bağışlayıcıdır.” Evet Müslümanlar öyle olacaklar Allah’ın ahlakıyla ahlaklanacaklar, affedici olacaklar, güzel ahlaklı olacaklar.
Kehf Suresi 56-57 (Ahir zamana işaretler ve diri görünüp ölü olan insanlar)
Özet
Bu makale, Kehf Suresi'nin 56-57. ayetlerinin ahir zaman, Hz. Mehdi ve Deccaliyet ile olan bağlantısını ele almaktadır. Ayetlerin ebced değerlerinin günümüze işaret ettiği, inkarcıların hakkı batılla geçersiz kılma çabaları ve Allah'ın kalplerine perde çektiği kimselerin durumu üzerinde durulmaktadır. Ayrıca Allah'ın rahmet sahibi ve bağışlayıcı olduğu vurgulanmaktadır.
Önemli Noktalar
- Kehf Suresi, ahir zaman ve Hz. Mehdi ile yakından ilişkilidir, ayetler bu döneme işaret etmektedir.
- İnkarcılar, hakkı batıl ile geçersiz kılmaya çalışarak Allah'ın ayetlerini alay konusu edinebilirler.
- Allah, bazı insanların kalpleri üzerine bir perde gererek onların iman hakikatlerini anlamalarını engeller.
- Allah tarafından kalpleri mühürlenen kişiler, diri gibi görünseler de manen ölü gibidirler ve hidayet bulmazlar.
- Müslümanlar, Allah'ın ahlakıyla ahlaklanarak affedici ve güzel ahlaklı olmalıdır.
- Ayetlerdeki 'kulaklarına ağırlık koyduk' ifadesi, bazı insanların gerçeği işitme ve anlama yeteneklerinin engellendiğini gösterir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kehf Suresi'nin ahir zamanla bağlantısı nedir?
Kehf Suresi, ahir zaman olaylarına ve Hz. Mehdi'nin zuhuruna işaret eden önemli bir suredir. Peygamber Efendimiz, Ashab-ı Kehf'in ahir zamanda Mehdi'nin yardımcıları olacağını belirtmiştir, bu da sure ile Mehdi arasındaki bağı güçlendirir.
Deccaliyetin hakkı batıl ile geçersiz kılma mücadelesi nasıl gerçekleşir?
Deccaliyet, hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele eder. Bu, Allah'ın ayetlerini ve uyarılarını alay konusu edinerek, kendi kafalarına göre hakikatleri reddetmeye çalışmalarını içerir. Bu durum, iddia edilen Ergenekon Örgütü gibi oluşumlarla da ilişkilendirilmektedir.
Allah'ın kalpleri üzerine perde germesi ne anlama gelir?
Allah'ın kalpleri üzerine perde germesi, bazı insanların iman hakikatlerini kavrayıp anlamalarını engelleyen manevi bir haldir. Bu durum, onların doğruyu görememesi, işitememesi ve anlamamasıyla sonuçlanır; bu kişiler manen ölü gibidirler.
Diri görünüp ölü olan insanlar kimlerdir?
Diri görünüp ölü olan insanlar, Allah'ın kalpleri üzerine perde gerdikleri ve kulaklarına ağırlık koydukları kişilerdir. Onlar fiziksel olarak yaşasalar da, manevi olarak hakikatlere karşı kapalıdırlar ve hidayet çağrılarına asla karşılık vermezler.
Müslümanlar Allah'ın rahmet sahibi ve bağışlayıcı olması vasfını nasıl yansıtmalıdır?
Müslümanlar, Allah'ın rahmet sahibi ve bağışlayıcı olması vasfını kendi ahlaklarına yansıtmalıdır. Bu, affedici olmayı, güzel ahlaklı olmayı ve insanlara karşı merhametli davranmayı gerektirir. Böylece Allah'ın ahlakıyla ahlaklanmış olurlar.


