| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman, 18 Aralık 2010
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman, 18 Aralık 2010
| ||
Başbakan Erdoğan, farklı düşünenleri zorlamama, önyargıları ve kini bırakıp herkesin mutluluğunu dileme çağrısı yapmıştır. Bu mesajlar, toplumsal hoşgörü ve bir arada yaşama vurgusu taşımaktadır.
Ölüm, mevki, zenginlik veya makam fark etmeksizin herkesin gideceği son yerdir. Cenaze namazında herkes için 'er kişi niyetine' denilmesi, dünyevi statülerin ölüm karşısında anlamını yitirdiğini gösterir.
Ölüm anında insanın yanında sadece kefeni kalır; para, altın, saray gibi dünyevi varlıklar geride kalır. Bu durum, maddi değerlerin gelip geçici olduğunu ve gerçek değerin manevi olduğunu vurgular.
Türkiye insanının sevgi, dostluk ve kardeşlikten haz aldığı belirtilmektedir. Bu bağların güçlendirilmesi, kavgaya, şüpheye ve nefrete karşı koyarak toplumsal huzuru ve birliği sağlamak için önemlidir.
Makalede Alevi-Sünni ayrımının bir rezalet olduğu ifade edilmektedir. Bu tür ayrılıklar yerine, insanlar arasında dostluk ve sevgi bağlarının güçlendirilmesi, birliğin ve kardeşliğin temini için gereklidir.
Makalede, ateist dahi olsa Allah'ın her insanı bir hayırla yarattığı ve hidayeti verenin Allah olduğu belirtilir. Bu, kin ve nefrete gerek olmadığı, herkesin sevgi ve dostluk bağıyla yaklaşılması gerektiği anlamına gelir.