| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Yeni Asya, 6 Mart 2011
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Yeni Asya, 6 Mart 2011
| ||
Kahvehanelerin kütüphaneye dönüştürülmesi, bilginin topluma daha geniş bir şekilde yayılmasını sağlar. Bu tür doğal okuma alanları, insanların samimi ortamlarda bilgiye ulaşmasını kolaylaştırır ve okuma alışkanlığını artırır.
Doğal okullar, resmiyetten uzak, samimi ve gönülden yapılan öğrenme ortamlarıdır. Evler, sokaklar, kahvehaneler ve lokantalar gibi mekanların birer eğitim alanına dönüşmesi bu kavramın temelini oluşturur.
Her kahvehaneye, köye, kasabaya ve şehre 1-2 metrelik küçük kütüphaneler kurulması önerilmiştir. Bu kütüphanelere 30-40 kitap konularak okuma salonlarına dönüştürülmesi ve kitapların yerinde okunmasının teşvik edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kütüphanelerdeki kitapların titizlikle korunması, onların yıpranmasını, bozulmasını veya kaybolmasını engeller. Bu sayede kitaplar daha uzun süre hizmet verebilir ve okuyucuların sürekli olarak bilgiye erişimi sağlanır.
Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Peygamberimiz (sav) gibi peygamberlerin resmi okulları olmamasına rağmen bütün dünyaya hakim oldukları ifade edilmiştir. Bu durum, bilginin ve inancın yayılmasının aşk ve şevk işi olduğunu, resmiyetten çok samimiyetle gerçekleştiğini göstermektedir.