| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 15 Mayıs 2016, Milli Gazete
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 15 Mayıs 2016, Milli Gazete
| ||
Sosyal medyada yalan, iftira, dedikodu ve her türlü gayri ahlaki söz ve davranışın hızla yayılabileceği belirtilmektedir. Bu durum, bütün insanlığı kuşatacak bir olumsuzluk potansiyeli taşımaktadır.
Mehmet Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler, yazarlar ve fikir adamları olarak sosyal medya ahlakı ve hukukuna yoğunlaşılması gerektiğini ifade etmiştir. Sosyal medya ilmihaline ihtiyaç duyulduğu vurgulanmıştır.
Adnan Oktar, gençlerin sosyal medyada kimliklerini gizledikleri için içlerindeki tüm öfkeyi dökebilecek bir ortam bulduklarını belirtmektedir. Onların iyiliğe ve güzelliğe özenmedikleri, nefret dolu ifadeler kullandıkları gözlemlenmektedir.
Bu durumun devlet politikası olarak düzeltilmesi gerektiği, sevgi, merhamet, şefkat, koruyuculuk ve fedakarlık ruhunun yoğun olarak işlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Medya ve hükümetin sevgi teşvik politikası izlemesi gerektiği belirtilmiştir.
Sevgi, dünyanın anlamı ve Allah'ın temel vasfıdır. En asil kelimelerden biri olan sevgi, insanı ve toplumu yüceltirken, nefret bedenen ve toplumsal olarak çöküşe yol açmaktadır.