Her insan şeytanın oyunlarına karşı mutlaka uyanık olmalıdır. Çünkü Allah, her ne pahasına olursa olsun şeytanın insanları saptırma gayesinde olduğunu bir Kuran ayetinde bizlere şu şekilde bildirmektedir:
Allah, onu lanetlemiştir. O da (şöyle) dedi: "Andolsun, kullarından 'miktarları tespit edilmiş bir grubu' (kendime uşak) edineceğim. Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır. (Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez." (Nisa Suresi, 118-120)
Bu tuzağa düşmemek için Müslümanların özellikle birbirlerine karşı çok anlayışlı, sevgi dolu ve bağışlayıcı olmaları; kötü zandan mutlaka kaçınmaları gerekir. Kardeşlik, sevgi, barış, hoşgörü, muhabbet, dostluk, affedicilik gibi konuları sürekli teşvik etmek hatta bu konularda örnek teşkil etmek son derece önemlidir. Bu şekilde Müslümanların şevkini ve heyecanını artıracak bir hizmet içerisinde olmak, şeytanın oluşturmaya çalıştığı kargaşa ve mücadele ortamını Allah`ın izniyle tamamen yok edecektir. Nitekim bu yönde atılan her adımın İslam aleminde hemen olumlu sonuçlar doğurduğunu Allah bizlere göstermektedir.
Zira Sayın Adnan Oktar hemen her ropörtajında, her konuşmasında, her çalışmasında Müslümanların birlik olmalarının önemine ısrarla dikkat çekmektedir. Şeytanın oyunlarını bir bir deşifre ederek Allah`ın dilemesiyle etkisiz hale getirmekte, dünyada İslam ahlakının yerleşik hale gelmesi ve tüm insanlığın rahat etmesi için fikri alanda her türlü sebebe sarılmaktadır. Nitekim evrim teorisinin geçersizliğinin kesin delillerle ortaya koyulmasının ardından dünya çapında din ahlakına bir yöneliş olduğu basında da hergün çıkan haberlerle aşikardır.
Müslümanlar Arasındaki Kardeşliği Bozma Çabaları Şeytanin Sinsi Bir Oyunudur 2
Özet
Bu makale, şeytanın Müslümanlar arasındaki kardeşliği bozma çabalarının sinsi bir oyun olduğunu Kur'an ayetleriyle ele almaktadır. Müslümanların bu tuzağa düşmemek için anlayışlı, sevgi dolu ve bağışlayıcı olmaları gerektiği vurgulanmaktadır. Şeytanın oyunlarını deşifre ederek İslam ahlakının yayılması için fikri mücadelenin önemi ortaya konmaktadır.
Önemli Noktalar
- Şeytan, insanları saptırmak ve aralarına nifak sokmak için sürekli çaba gösterir.
- Müslümanlar, şeytanın tuzaklarına karşı uyanık olmalı ve kötü zandan kaçınmalıdır.
- Kardeşlik, sevgi, barış ve hoşgörü gibi İslami değerler sürekli teşvik edilmelidir.
- Müslümanların birliği, şeytanın oluşturmaya çalıştığı kargaşayı yok edecektir.
- Evrim teorisinin geçersizliğinin ortaya konması, din ahlakına yönelişi artırmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Şeytanın insanları saptırma yöntemleri nelerdir?
Şeytan, insanları en olmadık kuruntulara düşürmeyi, Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emretmeyi ve onlara boş vaatlerde bulunmayı hedefler. Bu sayede insanları Allah'tan uzaklaştırıp kendine dost edinmeye çalışır.
Müslümanlar şeytanın oyunlarına karşı nasıl bir tutum sergilemelidir?
Müslümanlar şeytanın oyunlarına karşı uyanık olmalı, birbirlerine karşı anlayışlı, sevgi dolu ve bağışlayıcı davranmalıdır. Kötü zandan kaçınmak ve kardeşlik, sevgi, barış gibi değerleri teşvik etmek önemlidir.
İslam birliğinin önemi nedir?
İslam birliği, şeytanın Müslümanlar arasında oluşturmaya çalıştığı kargaşa ve mücadele ortamını Allah'ın izniyle tamamen yok eder. Birlik içinde olmak, İslam ahlakının dünya genelinde yerleşik hale gelmesi için temel bir adımdır.
Kötü zandan kaçınmak neden önemlidir?
Kötü zandan kaçınmak, Müslümanlar arasındaki anlayışı, sevgiyi ve bağışlayıcılığı artırır. Bu, şeytanın Müslümanlar arasına nifak sokma çabalarına karşı güçlü bir engel teşkil eder ve kardeşliği pekiştirir.
Evrim teorisinin geçersizliğinin ortaya konması ne gibi bir etki yaratmıştır?
Evrim teorisinin geçersizliğinin kesin delillerle ortaya konması, dünya çapında din ahlakına yönelik bir yönelişi beraberinde getirmiştir. Bu durum, insanların yaratılış gerçeklerini daha iyi anlamalarına yardımcı olmuştur.


