| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Vatan, 29 Ağustos 2009 ![]()
| ||
Rasmussen: 'Afganistan'a Türk eğitmen gönderin'
Özet
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in Türkiye'den Afganistan'a daha fazla askeri eğitmen gönderme talebi ele alınmaktadır. Makalede, Adnan Oktar'ın bu konuya ilişkin değerlendirmeleri sunularak Türk askerinin bölgedeki rolü ve Türk-İslam Birliği'nin önemi vurgulanmaktadır. Türkiye'nin Afganistan'a olan katkıları ve Türk askerinin adaletli, vicdanlı yapısı üzerinde durulmaktadır.
Önemli Noktalar
- NATO Genel Sekreteri Rasmussen, Afganistan'a Türk askeri eğitmen gönderilmesini talep etmiştir.
- Türkiye'nin Afganistan'da halihazırda 795 askeri personeli görev yapmaktadır.
- Adnan Oktar, Türk-İslam Birliği'nin bölgedeki sorunlara tek çözüm olacağını ifade etmiştir.
- Türk askerinin vicdanlı, adaletli ve efendi mizacı sayesinde her yerde sevildiği belirtilmiştir.
- Bölgede Türk devletinin ağabeylik rolü üstlenmesinin huzur ve adalet getireceği düşünülmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
NATO Genel Sekreteri Rasmussen Türkiye'den ne talep etmiştir?
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Afganistan'daki güvenliği güçlendirmek amacıyla Türkiye'den daha fazla askeri eğitmen gönderilmesini talep etmiştir.
Türkiye'nin Afganistan'a güncel askeri katkısı nedir?
Türkiye'nin Afganistan'da şu anda 795 askeri personeli görev yapmaktadır. Bu durum, Türkiye'nin bölgeye sürekli katkıda bulunduğunu göstermektedir.
Adnan Oktar'a göre bölgedeki sorunlara tek çözüm nedir?
Adnan Oktar'a göre, Amerika ve Avrupa'nın bölgedeki sorunları çözemediği bir durumda, tek çözüm Türkiye'nin bölgede ağabeyliği kabul etmesi ve Türk-İslam Birliği'nin kurulmasıdır.
Türk askeri neden farklı bölgelerde sevgiyle karşılanmaktadır?
Türk askeri, vicdanlı, efendi, saygın, adaletli ve makul mizacı sayesinde Afganistan, Somali ve Bosna gibi dünyanın farklı yerlerinde sevgiyle karşılanmaktadır.
Türk devletinin bölgedeki ağabeylik rolü ne gibi faydalar sağlayabilir?
Türk devletinin bölgede ağabeylik yapması durumunda huzur, adalet ve barışın geleceği, ekonominin canlanacağı ve bölge ülkelerinin süper devlet olabileceği öngörülmektedir.



