| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
12 Mayıs 2013, Star
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
12 Mayıs 2013, Star
| ||
Egemen Bağış, Reyhanlı saldırılarının ardından Suriye'de günde 100-150 insanın öldüğünü, annelerin ağladığını ve kanlı rejimin zulüm yaşattığını belirtmiştir. Dünya devletlerinin bu duruma seyirci kalma lüksü olmadığını ve diktatörün katliamlarına son vermesi için baskı yapılması gerektiğini ifade etmiştir.
Makalede, kimyasal silah kullanımının konvansiyonel silahlarla yapılan katliamlardan farklı görülmesinin mantıksız olduğu savunulmaktadır. İnsanları makineli tüfekle kurşuna dizmek, bombayla parçalamak veya obüs mermileriyle yerle bir etmek de cinayet olup, öldürmenin şeklinin değil, eylemin kendisinin vahşet olduğu vurgulanmaktadır.
Suriye'deki vahşet karşısında uluslararası toplumun sessiz kalmaması ve derhal müdahale etmesi gerektiği belirtilmektedir. Kimyasal veya konvansiyonel olsun, her türlü cinayete karşı insanlık olarak duruş sergilenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Ortadoğu ve dünyadaki sorunların kalıcı çözümü olarak Türk İslam Birliği'nin derhal kurulması önerilmektedir. Bu birliğin, bölgedeki karmaşık sorunları çözüme kavuşturacak yegane güç olduğu düşünülmektedir.
Suriye yönetiminin tavrından vazgeçmesi için çok yönlü bir ambargo uygulanması gerektiği ifade edilmektedir. Bütün dünyanın ambargo uygulamasıyla Suriye yönetiminin felç olacağı, direncinin kalmayacağı; ayrıca hava uçuşlarının engellenmesi ve silah sevkiyatının durdurulması gibi önlemler alınabileceği belirtilmiştir.