| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 6 Haziran 2014, Yeni Şafak
| ||
Sayın Erdoğan: Ayasofya'dan Önce Sultanahmet'i Dolduralım
Özet
Bu makale, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Adnan Oktar'ın Ayasofya'nın ibadete açılması konusundaki görüşlerini ele almaktadır. Her iki ismin de Ayasofya'nın açılmasından önce Sultanahmet Camii gibi mevcut camilerin sabah namazlarında dahi dolması gerektiğini vurguladığı belirtilmektedir. Bu bağlamda, camilerin cemaatle dolması gerektiği fikri öne çıkarılmaktadır.
Önemli Noktalar
- Dönemin Başbakanı Erdoğan, Ayasofya'nın açılması için Sultanahmet Camii'nin sabah namazlarında doldurulmasını şart koşmuştur.
- Adnan Oktar, Ayasofya'nın açılmasının mevcut camilerin dolup taşmasına bağlı olduğunu belirtmiştir.
- Makalede, camilerin cemaatle dolmasının, Ayasofya'nın ibadete açılması için öncelikli bir adım olduğu vurgulanmıştır.
- Adnan Oktar, camilerin asıl Mehdi (as) döneminde dolup taşacağını ve Ayasofya'nın da o zaman açılacağını ifade etmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ayasofya'nın ibadete açılması için hangi şart öne sürülmüştür?
Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adnan Oktar, Ayasofya'nın ibadete açılmasından önce Sultanahmet Camii gibi mevcut camilerin sabah namazlarında dahi cemaatle dolması gerektiğini şart koşmuştur.
Mevcut camilerin doluluğu neden önemsenmektedir?
Mevcut camilerin doluluğu, toplumun manevi yaşantısının güçlendiğinin ve ibadetlere olan rağbetin arttığının bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu durum, Ayasofya gibi sembolik yapıların açılması için bir hazırlık ve öncelik olarak görülmektedir.
Adnan Oktar, camilerin dolup taşmasının hangi dönemde gerçekleşeceğini belirtmiştir?
Adnan Oktar, camilerin dolup taşmasının ve Ayasofya'nın ibadete açılmasının Hz. Mehdi (as) döneminde gerçekleşeceğini ifade etmiştir. Bu dönemde ümmet-i Muhammed'in camilere sığmayacak kadar kalabalık olacağı öngörülmektedir.
Sabah namazlarının önemi neden vurgulanmıştır?
Sabah namazlarının önemi, teravih veya bayram namazları gibi özel zamanların dışında, günlük ibadet bilincinin ve cemaat ruhunun sürekliliğini temsil etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu, ibadetin toplumun her anına yayılması arzusunu göstermektedir.



