| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 12 Mayıs 2014, Sabah
| ||


Bu makale, dönemin Başbakanı'nın sert tepkilerinin, kendisine yöneltilen haksız ithamlar ve yaşanan ihanetler karşısında duyduğu üzüntüden kaynaklandığını ele almaktadır. Sayın Adnan Oktar ve Hasan Celal Güzel'in yorumlarıyla Başbakan'ın esas karakterinin iyi niyetli olduğu ve içinde bulunduğu zorlu durum nedeniyle tedbiren davrandığı vurgulanmaktadır. Makalede, Başbakan'ın yaşadığı bu sürecin ahir zamanın bir imtihanı olduğu belirtilmektedir.
Başbakan'ın sert tepkileri, kendisine yönelik haksız ithamlar, nankörlük ve ihanet karşısında duyduğu büyük üzüntüden kaynaklanmaktadır. Bu tepkiler, can havliyle kendini koruma ve tedbir alma çabası olarak yorumlanmaktadır.
Adnan Oktar, Başbakan'ın Anadolu delikanlısı, dürüst ve iyi niyetli bir insan olduğunu belirtmiştir. Ona göre Başbakan, hiç beklemediği ihanetler karşısında vicdanen rahatsızlık duymuş ve tedirgin edilmiştir.
Yaşanan zorlu süreçler, ahir zamanın ve İsa Mesih devrinin bir imtihanı olarak değerlendirilmektedir. Bu durumların Allah katında sevap kazandırdığı ve tevekküllü olunması gerektiği ifade edilmektedir.
Başbakan'ın ilk göreve geldiğinde hürriyetçi, rahat bir kişiliğe sahip olduğu ve sanatçılarla olan tavrının da çok candan olduğu belirtilmektedir. Mevcut sert tavırlarının ise dış etkenler ve tehditler nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmektedir.
Gizli dinlemeler gibi tehditler, Başbakan'ı çok zor bir duruma sokmuş ve tedbir almasına rağmen sürekli dinleniyor olma hissiyle panik ve tedirginlik yaşamasına neden olmuştur. Bu durum karşısında anlayışlı olunması gerektiği vurgulanmaktadır.
| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 12 Mayıs 2014, Sabah
| ||