| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 1 Mayıs 2013, Zaman
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 1 Mayıs 2013, Zaman
| ||
Barış sürecinde dikkatin, temkinin ve teyakkuzun elden bırakılmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Özellikle Murat Karayılan'ın anayasa değişikliği ve özel kuvvetlerin lağvedilmesi gibi taleplerinin tehlikeli olduğu belirtilmektedir.
Murat Karayılan'ın anayasa değişikliği talepleri, Büyük Kürdistan ve Abdullah Öcalan'a özgürlük hedefine ulaşmak amacıyla atılan adımlar olarak yorumlanmaktadır. Bu taleplerin kabul edilemez olduğu ifade edilmektedir.
Eyalet sistemi, federatif sistem veya otonomi savunusu, ülkenin bölünmesini savunmakla eşdeğer görülmektedir. Bu tür yaklaşımların kibar isimlerle kamufle edilse de bölücülüğe hizmet ettiği belirtilmektedir.
Abdullah Öcalan'ın kahraman gibi gösterilmesi, terör saldırılarında şehit düşen binlerce asker, polis ve vatandaşın hatırasına karşı büyük bir yanlış ve saygısızlık olarak eleştirilmektedir. Bu durumun, şehit ailelerinin konumunu anlamsız kılacağı belirtilmektedir.
Güneydoğu'da komünist bir devlet kurma fikri, Türk Milletinin İttihad-ı İslam (İslam birliği) sevdasına vurulmuş çok büyük bir darbe olarak görülmektedir. Bu durumun, tüm bölgeyi mahvedecek ve Armagedon'un altyapısını tamamlayacak bir felaketin başlangıcı olacağı ifade edilmektedir.