| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 20 Ocak 2014, Akşam
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 20 Ocak 2014, Akşam
| ||
Mehmet Görmez, dini vazife yürütenlerin ve dini yapıların her yönüyle hatalara düşebileceğini, bu nedenle gençlerin İslam'ı onların temsilindeki eksiklikler üzerinden değil, özünden değerlendirmesi gerektiğini ifade etmektedir.
Öğretilen İslam ile yaşanılan hayat arasındaki çelişkinin ortadan kalkmaması durumunda, verilen din eğitiminin iki yüzlülüğe yol açabileceği belirtilmektedir. Bu, söz ile davranışın uyumsuzluğuna işaret etmektedir.
Adnan Oktar, teknik adamların kriz anlarında kendi menfaatlerine odaklanabileceğini, ancak Müslümanların dava adamı olarak bir araya gelip zorluklara karşı durduğunu belirtmektedir. Derin imanlı gençlik, ülkeyi kurtaracak güce sahiptir.
Allah'ın rızasına uygun bir dünya için iman hakikatleri, Kur'an mucizeleri ve derin imanlı bir gençlik yetiştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu gençlik, sadece menfaat peşinde koşmak yerine manevi değerlere bağlı olacaktır.
Adnan Oktar, İslam Birliği'nin tek çözüm olduğunu belirtirken, bunun bağnaz bir şeriat anlayışıyla değil, özgürlük, demokrasi, sevgi, bilim ve Sahabe İslamı'nı esas alan bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini savunmaktadır. Bu, Müslümanların birleşerek ilerlemesini ifade eder.