| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
| ||
Makale, uluslararası ilişkilerde silah ve dışlamanın bir neticeye götürmediğini, dünyanın bunun bedelini ödediğini belirtmektedir. Artık dünya diplomasi ile yönetilmekte ve sorunların barışçıl yollarla çözülmesi gerekmektedir.
Makalede, Türk ve Arap ülkeleri arasındaki yatırım ve işbirliği potansiyeline rağmen, 'kirli bir elin' araya girerek bu ilişkileri olumsuz etkilediği ifade edilmektedir. Bu durum, bölgedeki birleşmenin önündeki engellere işaret etmektedir.
Türk-İslam Birliği, 2000'lerin sevgi dolu, birleştirici mantığına girilmesiyle oluşacak bir 'altın çağ' vizyonunu temsil etmektedir. Bu birlik, bütün dünyanın mutluluk içinde yaşayacağı, karanlık çağların ve soğuk savaş dönemlerinin geride kaldığı bir dönemi amaçlamaktadır.
İttihat Terakki döneminden kalma milletleri birbirine düşman etme politikaları, büyük bir hata ve ayıp olarak nitelendirilmektedir. Makale, bu zihniyetin terk edilmesi ve farklı milletlerin mazlum, asil ve güzel insanlar olarak görülmesi gerektiğini savunmaktadır.
Makalede, Ruslar, Ermeniler ve Gürcüler gibi milletlerin mazlum ve asil olduğu, güzel huylara sahip insanlar olduğu belirtilmektedir. Bu milletleri oturup düşman ettirmek veya dışlamak yerine, Türk-İslam Birliği içinde hepsinin rahat edeceği bir ortam oluşturulması gerektiği vurgulanmaktadır.