| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman, 17 Şubat 2011
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman, 17 Şubat 2011
| ||
Müslümanlar arasında mezhep ayrılıkları, Allah'ın rızasına odaklanılması gereken büyük bir vicdansızlık olarak kabul edilmektedir. Tüm mezheplerin takva sahibi ve dine titiz olduğu, temelde aynı inançları paylaştığı vurgulanmaktadır.
Sünni ve Şii Müslümanların yakınlaşması, tüm Müslümanların kardeşlik ruhunu pekiştirmesi ve düşmanlara karşı birlik olması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu yakınlaşma, küfre malzeme vermeyi engelleyerek Müslümanlara yakışan bir tavır olarak değerlendirilmektedir.
Müslümanlar aynı Allah'a, aynı peygambere inanmakta ve aynı kıbleye dönmektedir. Ayrıca aynı peygamberleri sevmekte ve temel olarak birçok inanç noktasında birleşmektedirler. Teferruattaki farklılıklar düşmanlık sebebi olarak görülmemelidir.
Mezhep çatışması çıkarmak isteyen zihniyetlere karşı en etkili mücadele yapılmalı ve tüm Müslüman mezhepleri kardeş olarak kabul edilmelidir. Müslümanların birbirine düşmanlık yapması şeytanın oyununa gelmek olarak nitelendirilmektedir.
Müslümanlar arasındaki sevgi ve kardeşlik, mezhep ayrılıklarını bir kenara bırakarak birbirlerini ziyaret etme, sarılma ve hal hatır sorma gibi eylemlerle güçlendirilebilir. Tüm Müslümanların birbirini sevmesi ve kardeşçe davranması teşvik edilmektedir.