| Ne demişti | Ne oldu | |
|---|---|---|
| Sabah Gazetesi, 16 Aralık 2008 ![]() | |


| Ne demişti | Ne oldu | |
|---|---|---|
| Sabah Gazetesi, 16 Aralık 2008 ![]() | |
Adnan Oktar'ın Türk-İslam birliği çağrılarının ardından, Türk ve Müslüman devletler arasında kültürel ve ekonomik iş birlikleri hız kazanmıştır. Bu çağrılar, bölgedeki ülkeler arasında daha yakın ilişkiler kurulmasına zemin hazırlamıştır.
Türk dünyasının birleşmesi, çok gecikmiş ve yüzyılda hemen gerçekleşmesi gereken acil bir görev olarak değerlendirilmektedir. Bu birleşme, din, dil ve ortak kökenler temelinde kardeşlik bağlarını güçlendirmeyi hedeflemektedir.
Türk Birliği'nin ilk adımı olarak Azerbaycan ile Türkiye'nin birleşmesi uygun görülmektedir. Bu birleşme, iki devletin bir millet olarak rahatça bir araya gelebileceği ve hiçbir engel bulunmadığı düşüncesine dayanmaktadır.
Türk Birliği'ne Azerbaycan ve Türkiye'nin ardından Kazakistan, Özbekistan, Doğu Türkistan ve Tataristan gibi diğer Türk devletlerinin de katılması beklenmektedir. Bu birleşme sürecinin devamının geleceği ifade edilmektedir.
İslam alemi, Irak ve Suriye gibi ülkelerin Türkiye ile birleşmek için can attığı belirtilerek, Türkiye'nin bu birleşme isteğini açıkça ortaya koymasıyla gerçekleşeceği ifade edilmektedir. Bu durum, Türkiye'nin İslam coğrafyasındaki lider rolünü vurgulamaktadır.