| Ne demişti | Ne oldu | |
|---|---|---|
| Zaman, 10 Temmuz 2010
| |


| Ne demişti | Ne oldu | |
|---|---|---|
| Zaman, 10 Temmuz 2010
| |
Türkiye'nin gelecekte Türk-İslam aleminin lideri olacağı ve bu liderlikle Müslümanların, Hristiyanların ve Musevilerin lideri konumuna geleceği ifade edilmektedir. Bu rolün tüm dünyaya barış, huzur ve adalet sunacağı belirtilmektedir.
Türk milleti şefkatli, sevgi dolu, dostluktan hoşlanan, yemez yediren ve içmez içiren bir yapıya sahiptir. Bu fedakar ve misafirperver özellikler, Türk milletinin dünya liderliğine uygunluğunu göstermektedir.
Türkiye, Bosna, Irak ve Afganistan gibi bölgelerde fiilen barış misyonları yürütmektedir. Türk ordusu gittiği her yerde sevgiyle karşılanmakta ve bu da Türkiye'nin barışçıl rolünü pekiştirmektedir.
Türk-İslam birliği, Türkiye'nin liderlik rolünü güçlendirecek ve daha geniş bir coğrafyada barış ve adaletin tesis edilmesine katkı sağlayacaktır. Bu birlik, insanlığın kaderi olarak görülmekte ve tüm dünyayı kapsayacak bir huzur ortamı vaat etmektedir.
Bu öngörülerin yüzde yüz gerçekleşeceği ve Allah'ın izniyle insanlığın kaderi olduğu belirtilmektedir. Bu sürecin on yirmi yıl içerisinde bütün dünya tarafından görüleceği ifade edilmektedir.