| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Timetürk, 11 Haziran 2010
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Timetürk, 11 Haziran 2010
| ||
Türkiye, Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünden bu yana Ortadoğu'da güçlü bir oyuncu haline gelmektedir. Bu durum, bölgede yeni bir liderlik potansiyelini işaret etmektedir.
Türk-İslam Birliği liderliği, Türkiye'nin üç kıtaya nizam vermiş köklü devlet ve imparatorluk tecrübesi nedeniyle istenmektedir. Bu liderliğin, bölgedeki birçok ülke tarafından da arzu edildiği belirtilmektedir.
Suriyeliler, Iraklılar, Mısır, İran, Ermenistan, Azerbaycan, Türkistan ve Doğu Türkistan gibi birçok ülke Türk liderliğini desteklemektedir. Bu durum, Türk adaletine ve akılcılığına duyulan güvenle açıklanmaktadır.
Türk milleti, güç, fedakârlık, sabır, güzel ahlak, cesaret ve devlet tecrübesi yönünden üstün niteliklere sahip olarak tanımlanmaktadır. Bu özelliklerin, Türk liderliğini bir manevi ve tarihi sorumluluk haline getirdiği ifade edilmektedir.
600 yıllık Osmanlı tecrübesi, yeni liderlik için önemli bir temel oluşturmaktadır. Osmanlı'nın bölgeyi adalet ve güzellikle yönettiği ve geçmişteki hataların tekrarlanmayacağı belirtilmektedir.
Türk liderliğinin Amerika, İngiltere ve Avrupa'nın zenginleşmesini sağlayacağı, Çin ve Rusya'nın ise kurtuluşu anlamına geleceği öngörülmektedir. Bu durum, bölgesel liderliğin küresel faydalar sağlayabileceğini göstermektedir.