| Ne demişti | Ne oldu | |
|---|---|---|
| Bugün, 11 Ekim 2009 ![]() Radikal, 11 Ekim 2009 ![]() Sabah, 11 Ekim 2009 ![]() Yenişafak, 11 Ekim 2009 ![]() Yenişafak, 11 Ekim 2009 ![]() Zaman, 11 Ekim 2009 ![]() Zaman, 12 Ekim 2009 ![]() Radikal, 12 Ekim 2009 ![]() | |
Yüz yıllık düşmanlık bitiyor
Özet
Makale, Türkler ve Ermeniler arasındaki yüzyıllık düşmanlığın sona ermesi gerektiğini savunmaktadır. Darwinizm'in neden olduğu ırkçılığın fitne olduğunu vurgulayarak, Ermenilerin Osmanlı döneminde "Millet-i Sadıka" olarak kardeşçe yaşadıkları ve Türk-İslam Birliği içinde yer almaları gerektiği belirtilmektedir. Geçmişteki olayları kurcalamak yerine af, hoşgörü ve sevgi ile geleceğe odaklanılması gerektiği ifade edilmektedir.
Önemli Noktalar
- Türkler ve Ermeniler arasındaki düşmanlık, Darwinizm'in ortaya çıkardığı ırkçılık fitnesiyle ilişkilendirilmektedir.
- Ermeniler, Osmanlı döneminde "Millet-i Sadıka" olarak tanımlanmış ve Türk toplumuyla uyum içinde yaşamışlardır.
- Geçmişteki acı olayların kurcalanması yerine, af ve hoşgörü ile geleceğe odaklanılması gerektiği vurgulanmaktadır.
- Türk-İslam Birliği'nin kurulacağı ve Ermenistan'ın bu birliğin önemli bir parçası olacağı öngörülmektedir.
- Hz. Mehdi ve Hz. İsa'nın zuhurunun kesin olduğu ve dünyanın İslam ahlakıyla şerefleneceği günler yakın görülmektedir.
- Sevgi, dostluk ve kardeşlik anlayışının tüm dünyayı saracağı ve aydınlık bir gelecek inşa edileceği belirtilmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Türk-Ermeni ilişkilerindeki düşmanlığın kaynağı ne olarak gösterilmektedir?
Türk-Ermeni ilişkilerindeki düşmanlığın kaynağı, Darwinizm'in ortaya attığı ırkçılık fitnesi olarak gösterilmektedir. Bu fitnenin, sevgi ve muhabbetle yaşayan iki toplumu ayırdığı belirtilmektedir.
Ermeniler Osmanlı döneminde nasıl tanımlanmaktaydı?
Ermeniler Osmanlı döneminde "Millet-i Sadıka", yani sadık millet olarak tanımlanmaktaydı. Mobilya ustaları, ressamlar, inşaatçılar, siyasetçiler ve doktorlar gibi birçok alanda Osmanlı ülkesine katkı sağlamışlardır.
Türk-İslam Birliği'nin kurulacağına dair hangi beklentiler dile getirilmektedir?
Türk-İslam Birliği'nin kesin kes kurulacağı ve 10-15 yıl içinde tamamlanacağı belirtilmektedir. Ermenistan ve Gürcistan gibi ülkelerin de bu birliğin içinde yer alması gerektiği ifade edilmektedir.
Geçmişteki olaylar karşısında nasıl bir tutum sergilenmesi gerektiği önerilmektedir?
Geçmişteki olayların kurcalanmaması, "kemik hesabı" yapılmaması ve düşmanca duyguların temelinin atılmaması gerektiği önerilmektedir. Kur'an ve İncil'deki affetme ve hoşgörü prensipleri benimsenerek yeni bir dönemin başlatılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Makalede ahir zaman ile ilgili hangi önemli olaylara değinilmektedir?
Makalede ahir zaman ile ilgili olarak Hz. Mehdi'nin zuhurunun ve Hz. İsa'nın zuhurunun kesin olduğu belirtilmektedir. Dünyanın tamamının İslam ahlakıyla şerefleneceği günlerin çok yakın olduğu ifade edilmektedir.
Türkler ve Ermeniler arasında gelecekte nasıl bir ilişki hedeflenmektedir?
Gelecekte Türkler ve Ermeniler arasında ticaret, sanayi, eğitim, sağlık, bilim ve sanat alanlarında iş birliği hedeflenmektedir. Sevgi, af, hoşgörü ve merhametle hareket edilerek aydınlık bir geleceğin inşa edilmesi amaçlanmaktadır.










