Adnan Oktar'ın 8 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
Aşk evliliği mi mantık evliliği mi?
İZLEYİCİ SORUSU: Aşk evliliği mi mantık evliliği mi?
ADNAN OKTAR: Yakışıklım, seni gören genç kızlar büyük bir ihtimalle aşk evliliği ile evlenirler. Allah güzelliğini, yakışıklılığını daha da artırsın.
Fakat evliliklerin yüzde 99,99'u mantık evliliğidir. Onu söyleyeyim acı bir gerçek ama. O kadar yüksek bir oran vermeyeyim de yüzde 99,5 diyelim. Mantık evliliğidir, çünkü adamın işi esas olduğuna göre bitti. Adamın işini soruyorsan, arabasını soruyorsan, evini soruyorsan orada mantık evliliği olduğu da o damgalanmış oluyor. O olayın hiçbir açıklaması yoktur. Bir de bu normal bir genç kız, tabii ki yani nereye gidecek? Babasının evinden gidiyor. Bir ev olması lazım, yani sabit bir ev. Araba, çocuklarıyla neyle gelip-gitsin, o da doğru. Maaşı olması lazım. Yemek yiyecek, üst baş alacak falan. O da doğru. Genç kızlar tabii çok acı bir olayın içine sokmaya çalışıyorlar genellikle aileleri. Delikanlı kızları çok eziyorlar, bir an önce evlen diye. Kardeşim bakmayacaksan niye doğuruyorsun? Niye böyle bir şeyin içine o çocuğu zorluyorsun? Ne kadar mahcup edici bir şey bir çocuk için. Ne yapsın o? Nereden bulacak? Sap gibi herif geliyor, damat tıraşı olmuş karşısına oturuyor, anası babası geliyor, görücüye geldik diyorlar. Ee? Ya kusura bakmayın beğenmedik diyor. Küfreder gibi bir şey yok. Bari bu saygısızlığı, terbiyesizliği yapmayın. Beğenmedik.. Beğenmiyorsan hiç gelme. Bir genç kıza beğenmedik demek ne demek? Beğendiysen bitti. Dışarıdan duyarsın, bakarsın, yüzüne karşı bu söylenir mi bir genç kızın? Bir de yayılıyor etrafa, her yerde duyuluyor. Görücü gelmiş de beğenmemiş, vazgeçmiş diyorlar. Küfreder gibi bir laf. Çok ayıp, çok çirkin. Bir genç kıza bu yapılmaz. Zulümdür bu.
Genç kızların bir kere geleceğini toplum garanti altına alması lazım. Kocayla hayatını garanti altına alması diye bir konu olmaması lazım genç kızlarda. Bu bana çok korkunç geliyor. Adam boşarsa ne olacak? Her şey olabilir. Adam ölürse ne olacak? Her şey olabilir. Adam ağzını-burnunu kırıp sokağa atarsa ne olacak? O da olabilir. Ne diyor baksana hoca televizyonda? “Dövsün kızım” diyor. Kız düşük yapmış, adam yumrukla, tekmeyle bütün gücüyle karnına vurmuş. Artık öldüresiye dövmüş. Ya “kocandır yavrum” diyor. “Döver sonra ne olacak” diyor. “Annen seni eve almasın” diyor, “geri göndersin seni, kovsun evden” diyor. “Git kocanın evine desin” diyor. Yani böyle bir sistem bana çok çok korkunç geliyor.
Velayet sistemi olması lazım. Herkes herkesi koruması lazım. Herkesin evladı, herkesin evladı olması lazım. Herkesin kızı, herkesin kızı olması lazım. Her dede, herkesin dedesi olması lazım. Her anneanne, herkesin anneannesi olması lazım.
O gariplerim düşkünler evinde sıra sıra, kanım-iliğim çekiliyor gördüğümde. Ne işleri var düşkünler evinde o yaşlı insanların? Ne kadar tatlı insanlar onlar. Eve bereket getirir, eve bereket getirir. Hatta bu alıp evlerine götürmeleri lazım. Dedeler çok şekerdir. Yani evin eğlencesidir, şekeridir. Annen her şeye karışacak falan böyle. Olayın tadı orada, bağıracak falan. Eve renk gelir. Düşkünler evine anne bırakılır mı? Anneanne bırakılır mı? Ne kadar korkunç. Ölür, Allah vermesin. Vicdan azabından ölür. Ölebilir yani.