AVRUPA TÜRK CAFERİLER BİRLİĞİ BAŞKANI
FAİK TUNAY: Dünyada benim için iki tane değerli, anlamlı, önemli kelime var. Birincisi barış, ikincisi de kadınlar. Barış kadınlarsız olmaz. Kadınlar doğası gereği, yaratılışı gereği ve Cenab-ı Allah'ın takdiriyle annelik güdüsüne sahip yaratıklar. Dokuz ay karnında bir başka canlıyı, kanıyla, canıyla besleyen bir insanın barıştan başka bir şey düşünmesi zaten mantık dışıdır. Dünyada barış olacaksa ama öncelikle kendi coğrafyamızı ilgilendirdiği için Orta Doğu'da barış olacaksa bu kadınların eliyle olur.
Peki, bu kadınların eliyle nasıl olur? Kadınları daha fazla güçlendirerek olur. Toplumsal bilinci oluşturarak olur ve hak arama mücadelesini daha ilerlere taşıyarak olur. Bu konuda Türkiye lider ülke rolünü üstlenebilir. Bu konuda Mısır özellikle Arap dünyası içerisinde İslam coğrafyası içerisinde lider ülke konumunu üstlenebilir. Neden üstlenebilir? Yıl 1924, Mısır'da Feministler Birliği kurulmuş, aynı tarihlerde Türkiye'de İstanbul'da Türkiye Kadınlar Birliği kurulmuş. Demek ki bizim tarihimizde böyle güzel örnekler var. Bugün İslam dünyasının, İslam Aleminin en büyük sorunlarından bir tanesi maalesef ve maalesef aramıza fitne olarak sokulan mezhep savaşlarıdır.
Bakın, Batı dünyası Hristiyan Alemi 1648 yılında Westfalya barışıyla bu mezhep savaşlarını, din savaşlarını bitirdi. Oysa biz maalesef bugün 2013 yılında, 21. Yüzyılda daha yeni mezhep savaşlarını konuşmaya başlıyoruz.
Bakın yanı başımızda Suriye'de savaş var. Ölen de öldüren de Müslüman. Sünniymiş, Aleviymiş, Caferiymiş, başka bir mezhebe mensupmuş hiç önemli değil. Hepimiz elhamdülillah Müslümanız. Batı dünyasının 400 sene önce hallettiği bir şeyi, gündeminden çıkardığı bir konuyu biz 21. Yüzyılda, 2013 yılında Müslümanlar olarak daha yeni konuşuyorsak ve bundan çok ağır bedeller ödüyorsak hepimizin şapkayı önümüze koyup düşünmesi gerekiyor.
Kadın hakları yalnız Adalet ve Kalkınma Partisi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin, Milliyetçi Hareket Partisi'nin, Barış ve Demokrasi Partisi'nin meselesidir. Bu meseleye partiler üstü bakmak gerekiyor. Bugün 2012 Dünya Küresel Cinsiyet Eşitsizliği raporunda Türkiye 135 ülke arasında 124. ise Mısır, İran, Suudi Arabistan sırayla 125, 126 ve 127. Sıralardaysa bizim önce Türkiye olarak sonra da İslam Alemi olarak şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor.
Neden biz bu noktadayız? İşte bu eşitsizliği gidermeden, işte toplumsal bilinci oluşturmadan, işte hak arama mücadelesine ilerlemeden maalesef ve maalesef Orta Doğu'da, sonra da bütün dünyada barışı konuşamayız. Barış gelecekse kadınların eliyle gelir, diyor ki: “Ben sizi dişi ve erkek olarak yarattım, tanışasınız diye sizi kabirlere, milletlere, ırklara ayırdım. Allah katında en üstün olanınız kabirle ve milletçe olanınız değil, takvaca ileri olanınız” diyor. Şimdi bizim iki tane rehberimiz var. Öncelikle Cenab-ı Allah'a inanıyoruz, sonra Peygamber Efendimiz (sav)’in açtığı yoldan ilerliyoruz ve üçüncüsü de bizim rehberimiz Kuran-ı Kerim. Şimdi “cennet anaların ayaklarının altındadır” diyen bir Peygamberin ümmeti olarak bizim analarımızı, bacılarımızı, kadınlarımızı ikinci sınıf vatandaş olarak görmemiz en başta bırakın insanlığı dinen çelişen bir şey. Ama biraz önce de söylediğim gibi maalesef yanlış uygulamalardan dolayı, eğitimsizlikten dolayı, istismarlardan dolayı bunlar olabiliyor. Bizim vazifemiz şikayet etmek değil, çözüm bulmak.
Ben hep şunu söylüyorum; savaş ve barışı insanın etrafında dönen bir dairesel devinime benzetiyorum. İnsan bir ağaçsa tilki bir savaş, barış da tilkinin görmek istemediği kuyruğu. Bizim vazifemiz tilkiye vücudunun en değerli parçasının, en değerli yerinin kuyruğu olduğunu göstermek.
Ama bunu nasıl yapacağız? Eğiterek yapacağız. Bunu bilinçlendirerek yapacağız. Yani hepimiz İslam Aleminin Müslüman dünyasının içinde bulunduğu durumu biliyoruz. Ama bugüne kadar hep şikayet ettiğimiz için zaten bunlara bir çözüm bulamadık. Artık şikayet etme zamanı değil. Bizlere önemli vazifeler düşüyor. Biz Kuran yolundan ayrılmadan, Peygamber Efendimiz (sav)’in yolundan ayrılmadan ama bilimle dini bir araya getirerek, modernlikle geleneği bir araya getirerek bu işi çözmek zorundayız. Bunun başka bir reçetesi yok. Bizler de bunun için mücadele ediyoruz.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500