Adnan Oktar'ın 16 Kasım 2017 tarihli A9 TV röportajından
İZLEYİCİ SORUSU: Bir insan nefsinden kurtulması için ne yapması gerekiyor?
ADNAN OKTAR: Nefisten kurtulmak çok kolaydır, Allah dini zor yaratmamıştır. Vicdana uymak da çok zevklidir, baya kolaydır. Vicdan hemen kendini sezdirir. Nefsine uyan hemen şeytani bir yüze girer. Şeytani bir ruh haline girer. Zaten Allah ona organik de rahatsızlık verir. Vicdani, ruhi de rahatsızlık verir, sıkar Allah onun bünyesini. Oradan anlar zaten şahıs şeytani yolda olduğunu. Rahmani yolda olanlarda bir ferahlık ve inşirah olur, kalp ferahlığı olur. Hemen anlaşılır iyi olan, doğru olan. Hani ben zorlanıyorum diyecek bir durumu yoktur insanın. Vicdanının sesini hemen dinler, hemen kavrar. Şeytanlık yaptığında da insan hemen anlaşılır. Yani o bünyede müthiş bir sıkıntı, azap meydana getirir. Bakın hem organik rahatsızlık meydana getirir o, hem ruhi sıkıntı meydana getirir, yüzü kararır insanın, bakışları bozulur, ses tonu bozulur, dengesizleşir, zırvalamaya başlar. Yani toplumdaki bu anormalliğin ana kökeni oluyor. Vicdan ile çatışma oluyor, yoksa bilmiyor değil. Vicdanına uyduğunda da yüz hemen ferahlar, gevşer, rahatlar, bakışlar güzelleşir, yüz anlamlı hale gelir, yüzde kasılma çizgileri kalkar, ferahlanır. Öbür türlü yüzde ciddi kasılma alametleri olur. Yani beden ona isyan eder. O suratında yüzünde şiddetli kasılma olması insanların ondandır. Nefsine uyduğunda oluşur o. Ama vicdanına uyduğunda yüzde hemen ferahlama olur. Bakış bozukluğunun kökeni de odur. Yani nefse uymaktır.