Adnan Oktar'ın 3 Aralık 2017 tarihli A9 TV röportajından
Çocukluğunda yapmayı en çok sevdiğin şey neydi?
İZLEYİCİ SORUSU: Çocukluğunda yapmayı en çok sevdiğin şey neydi?
ADNAN OKTAR: Benim güzel yüzlümü en yakında göreyim. Yüzü nefis güzel. Alın, kaş, göz, burun, dudaklar, çenesi, elmacık kemikleri. Kulaklarına varıncaya kadar çok çok güzel. Ve ses tonu nefis, çok güzel. Baya kişilikli bir kız.
Çocukluğumda maket yapmaktan ben çok hoşlanırdım. Bir de kimya laboratuvarım vardı. Orada simyacı gibi çalışmaktan çok hoşlanırdım. Her türlü kimyasal maddeyi almıştım. Onu ona karıştırdım, onu ona karıştırdım. Böyle garip bir şeyler oluyordu. Hiç ummadık şeyler oluyordu. Mesela ben nitrik asile bakırın bu kadar güzel renk aldığını bilmiyordum. Bakır teli aldım, nitrik asidini içine aldım. Fokur fokur kaynıyor böyle ama acayip kaynıyor. Dumanlar çıkararak muazzam bir hareketlilikle çok nefis bir yeşil meydana geliyor, yeşil bir sıvı. Ama böyle zümrüt yeşil. Çok güzel bir yeşil. Sonra o kaynadı öyle. Bakırı çıkarttım içinden. Hep denemeler. Üstüne biraz sülfürik asit döktüm, aa bir anda bembeyaz oldu, beyazlaştı. Tuz şeklinde, sofra tuzu gibi bir tuz dibine çöktü, o tuzu ayırdım. Kaşıkla ayırdım, bir kaba koydum. Sulandırdım, içine demir para soktum. Anında bakır kaplandı. Yani çivi sokuyordum. Çivi hemen kıpkırmızı oluyor, bakır kaplanıyor, maşaAllah. Şahane eğlenceli oluyordu.
Evet. Şu bayramda patlatılan mantarlar var ya, onların üstüne sülfürik.. Hiç kimseye tavsiye etmem, sülfürik asit döküyordum. Bir süre sonra, biraz vakit geçtikten sonra yanarak böyle bir güçlü reaksiyon gösteriyordu, böyle güçlü bir yanmayla. Nitrik asit damlattığımda derhal patlıyordu. Nitrik asit damlatıldığımda hemen etkiye giriyordu. Ama tekrar ediyorum kimseye tavsiye etmem sakın yapmasınlar. Ama bunu hep böyle deneyerek buluyordum hepsini.
Potasyum nitrat alıyordum. Ahşabı potasyum nitratla deliyordum. Potasyum nitratı koyuyordum üstüne, ahşabın üstüne. Bir parça ateş meydana getiriyordum, hafif bir ateş. O ateşle potasyum nitrat ve ahşap birleştiğinde çok fazla oksijen çıktığı için ısıda, o oksijen o tahtayı yakıyordu ama tabii feci şekilde yakıyor. Yaktığı için böyle kaynıyor, kaynamayla akkor haline geliyor, böyle çok ışıklı, çok parlak akkor halinde bir yanma meydana geliyor. Köpürerek yanma meydana geliyordu. Ben de tabii metalle daha da ahşaba doğru itiyordum onu. İyice ahşabı ondan oyabiliyordum Potasyum nitratla. Mesela eğlenceli olaylardan bir tanesiydi.
Bir ara da bakır levhalarla sanat çalışmaları yapıyordum. Oksi asetilen hamlaçla o bakır levhaları eriterek çeşitli şekiller veriyordum. Modern heykel yapıyordum. Yani önü-sonu yok.
Satranç takımı yapmıştım tanklardan oluşan. Onların hepsi tanklardan oluşuyordu. Filler roketlerden oluşuyordu böyle. Birebir aynısını yapıyordum. Hatta amcamın orada duruyor bildiğim kadarıyla. Yaptığım bir tane obüs topu vardı metal. Aynı, birebir aynısı, orijinalin aynısı, baktığında klasik obüs topu. Birçok tanıdığa da veriyordum. Hep dağıtıyordum onlara imal edip. Çok hoşuma gidiyordu. Uçaklar yapıyordum küçük. Phantom jet uçaklarının aynı küçük modelini yapıyordum. Birebir aynısı oluyordu. Baya zevkli oluyordu. Ben öyle sokak işleri pek bilmezdim eskiden.