Sayın Adnan Oktar’ın 5 Haziran 2018 tarihli Canlı Sohbetler yayınından.
İZLEYİCİ SORUSU: Devletin özürlülere verdiği imkan yeterli mi?
ADNAN OKTAR: Aslında özürlüler vatandaşlık konusunda özel muameleye tabi tutulması gereken bir kardeş topluluğu. Yani mesela zam yapılıyor, önce özürlüye zam yapılması lazım. Yol, önce özürlüye. Yani bu anayasayla sabitlenmesi lazım anayasayla. Bir şey olduğunda ilk önce özürlüye hizmet sunulur diye bir madde konması lazım. Her konuda mecburiyet olması lazım. Mesela orada banyo yapılıyor, özürlü için şart. Yol, özürlü için şart. Anayasaya konması lazım. Özürlüye özen kanunu çıkarılması lazım özel. Yani özürlü olmak zaten zor bir şey. Normal vatandaşa yaşamak kolay. O zaman normal yaşayan insanların özürlülere hizmet etme yükümlülüğü olur. Onlar onlara hizmet etmekle yükümlüdür. Onun mutlaka halledilmesi lazım. Engelli, özürlü demeyelim de engelli. Çünkü özür yanlış bir kelime hakikaten. Özür dilemek vardır. Özrü kabahatinden büyük derler. Ama özür dilemekten kaynaklanmış, özür olmaz.
-Cumhurbaşkanımızın bazı engelli vatandaşlarımızla birlikte çektirdiği fotoğraflardan örnekler var.
ADNAN OKTAR: Bak bu çok güzel. Âmâ değil mi hanımefendi?
-Evet.
ADNAN OKTAR: İşte bu bir asalet, maşaAllah. Çok güzel. Tayyip Hocam’ın derin şefkatini sevgisini görüyorum. Çok şeker. Baya tatlılar. İşte bak burada şuradaki sevgisi muhteşem. Çünkü âmâ olmak çok zor. Yani anayasada değişmez kanun haline getirtilmesi lazım. Anayasanın değişmez hükmü, özürlülere daima öncelik tanınır. Devletin her türlü faaliyetinde özürlüye öncelik tanınır. Anayasanın değişmez bir maddesi olarak yerleşmesi lazım. Anayasaya konması gerekiyor.
-Ülkemizde sekiz buçuk milyon engelli yurttaşımız var Adnan Bey şu anda.
ADNAN OKTAR: 8,5 milyon engelli. Evet, yüksek bir sayı. Ve imtihanı zordur. Âmâ yaşamak çok güçtür. Bizim Allah'a çok şükür gözümüz görüyor. Biz onlara hizmetle mükellefiz. Olur mu öyle şey? Bana ne falan, öyle şey olmaz. Her yerde onlara hizmetle mükellefiz.
Evet, dinliyorum.
-AK Parti döneminde de daha önceden yapılmayan birçok düzenlemeler yapılmış. Ulaşımdan indirimli yararlanabiliyorlar. Ücretsiz değil ama indirimli. Sporla ilgili federasyonları var. Pek çok başarılar kazandılar dünya çapında.
ADNAN OKTAR: İndirimli, çok acı. Duymak bile çok acı. İndirim nasıl olur? Âmâ bir insan otobüse biniyor, para ver yarı yarıya. Dehşet verici. Tahayyülü bile dehşet verici. Asla olmaz. Olur mu? Zaten bedava olması lazım. Âmâ bir insan otobüse binince para nasıl alınır ondan? Nasıl alınır yani? Gönüllü her yerde desteklenmeleri lazım. Âmâ olmak çok zordur. Çok büyük bir imtihandır. Dünyayı simsiyah görüyorlar.
-Aylık belli bir maaş da alabiliyorlarmış Adnan Bey engelli vatandaşlarımız. Bu da AK Parti döneminde yapılan bir uygulama.
ADNAN OKTAR: O çok güzel. O çok güzel.
-Bir uygulamada, 50 işçi çalıştırılan her iş yerinde engelli çalıştırma zorunluluğu var. Bir de başvurduklarında engelli vatandaşlarımız evde bakım hizmetini alabiliyorlar.
ADNAN OKTAR: O çok güzel. İstisnasız.
-İstisnasız.
ADNAN OKTAR: Mükemmel. Çok iyi. En az böyle olması lazım. Bir de anayasayla sabitlenmesi lazım ki gelen hükümetlerde değişmesin.
-Olması gereken bazı şeyler var tabii ki. Mesela kaldırımların her yerde engellilerin kullanacağı şekilde olması gerekiyor. Bu örneklerini gördüğümüz gibi.
ADNAN OKTAR: Araba mesela konduğunda arabaya devlet el koysun.
-Bazı yerlerde de böyle engelli vatandaşlarımızın park yerlerine park edebiliyor vatandaşlarımız.
ADNAN OKTAR: Şimdi işte bak karşılığı bu olsun. Arabaya çekiciyi de alıp devlet el kor diye kanun maddesi çıksın. Devlet o arabayı satsın. El koysun devlet arabaya. Özürlünün geçeceği yola koyuyorsa, o kadar pervasızsa, vatanı böyle kullanma kafasındaysa, onun hakkını kaybettiği açık. Araba kullanmasına da gerek yok. Otobüse binsin. Bilmiyor demektir. Arabasına devlet el koysun. Kanun çıksın, bu kadar. Zaten bir daha da kimse onu yapmaz. En sağlamı budur.
-Adnan Bey, bir birey yüzde 40 ve üzerinde oranda engelliyse ücretsiz ulaşım aracına binebiliyor.
ADNAN OKTAR: O çok güzel. O çok güzel. Özellikle Âmâlarda inanılır gibi değil, tahayyül dahi edemeyiz. Ama halletmiş AK Parti. Tayyip Hocamız’ın yüksek şefkati gayet güzel.
Tayyip Hoca iyi lider olarak. Niye onunla uğraşıyorlar ki konuyu uzatıyorlar. Bence ayıp. Bir şey yok. Ama Tayyip Hocam da şu hürriyet, özgürlük, demokrasi ona çok vurgu yapsın. Çünkü onlar sıkılıyorlar. Onu iyi vurgulaması lazım. Sanata, sanatçılara neşe, sevinç, sevgi, muhabbet, bunun yayılması bunların üstüne dursun. Bir Darwinizmi yasaklayalım. Şöyle, anlatılsın da cevabı verilsin. Cevabı serbest olsun. Darwinizme cevap vermek serbest olsun. Şu an yasak cevap verilemiyor. Devlet okullarında Darwinizmin geçersiz olduğunu anlatmak yasak. Darwinizmi tek taraflı anlatabiliyorsun. Korkunç bir şey. Olmaz böyle şey.