Dindar kesim ve modern kesim arasındaki derin ayrımı biz birleştiriyoruz
Dindar kesim ve modern kesim arasındaki derin ayrımı biz birleştiriyoruz
ADNAN OKTAR: Şimdi diyor ki, biz işte gelenekçi, Ortodoks inançtayız, modernliğe karşıyız, müziğe karşıyız, resme karşıyız, heykele karşıyız, halk bizimle diyor. Şimdi buna karşılık da aydın, ilerici, aklı başında, sanattan, estetikten hoşlanan, güzel yüzlü, nurlu, tertemiz bir Türk gençliği var.
Şimdi bu iki kesimi birbiriyle karşılaştırmak istiyorlar gibi bir görüntü oluşuyor. Bilerek yapıyorlar veya bilmeyerek yapıyorlar. Ve kesin bir ayrım meydana geliyor. Alevi,-Sünni falan böyle bir şey yok Türkiye'de. Kürt-Türk ayrımı da yok. Aydın, sanatçı, aklı başında, müzikten, sanattan hoşlanan, dekolteyi savunan, hayatı dolu dolu yaşamak isteyen insanlarla içine kapanmış, hayatı yaşamaktan bezmiş, neşesiz, sevgisiz, korku içinde yaşayan, sanatı, estetiği, güzelliği, heykeli, müziği beğenmeyen, bundan hoşlanmayan, kadınların duyulmasını isteyen, kadınları ikinci sınıf varlık olarak gören, sakalını keseni öldürmeyi savunan, zekatını vermeyeni öldürmeyi savunan bir zihniyet var.
Bir de sürekli televizyonda yayınladığımız, gösterdiğimiz nur yüzlü, neşeli, sevgi dolu, canlı, pozitif, Atatürk'ü seven, vefalı, sadık, sanattan, müzikten, resimden, heykelden hoşlanan, yazın denize giren, mayo giyen, eğlenen, hayatı dolu dolu yaşamak isteyen, insancıl, konuşulabilen, tartışılabilen, sakalını kesene öldürmeyi asla istemeyen, efendim zekat vermeyeni öldürmeyi asla istemeyen bir kesim var.
Şimdi bizim özelliğimiz bu iki kesimin arasında dengeyi kurmak. Bizim yaptığımız bu. Sağ kesimin dindarlığını bütün gücümüzle savunuyoruz. Sol kesimin de modernliğini bütün gücümüzle savunuyoruz. Ve ikisini birleştiriyoruz. Ve bu derin ayırımı birbirine yapıştırmış oluyoruz. Yani adeta çelik bir kaynak gibi. Bizim vasfımız bu. Biz bunu ortadan kaldırdık.
Hayatı çekilmez hale getiren bir insan topluluğu görünümünde karşımıza çıkıyorlar. Bunların yaptığı tahribatı biz tamir ediyoruz. Biliyoruz ki aydın kesime, Müslümanlıkta dekolte de var, resim de var, müzik de var. Siz bunlara bakmayın, sakın bunlara da sinirlenip İslam'a karşı tavır almayın. Doğrusu bizim İslam anlayışımızdır, İslam'ı yaşıyoruz, görüyorsunuz, doğrusu budur. Müslümanlık bunlar gibi zannedip Müslümanlara tavır almayın diyoruz. İşte “Sedd-i Zülkarneyn oldun” demesi hocamızın, Sungur Hocamız’ın dediği bu. “Seni aşıp bize geçemiyorlar” demesinin nedeni bu.
