Evrimciler bilimsel delillerle değil, süslü kelimelerle teorilerini kanıtlamaya çalışırlar (1.Bölüm)
Evrimciler teorilerini destekleyen hiçbir bilimsel bulgu olmadığı için yoğun işitsel ve görsel telkinlerle insanları düşünmekten alıkoymaya çalışırlar. Bu şekilde insanları gerçeklerden uzaklaştıracaklarını düşünüyorlar. Darwiniz’min bu yoğun telkinleri karşısında pek çok insan bu konuları araştırmaktan vazgeçer ve önlerine sunulan sözde bilimsel açıklamalara ister istemez teslim olurlar.
İnsanları oyalayan ve düşünmekten alıkoyan bu süslü telkinler aslında temelinde çok basit ve akıl dışı bir mantık barındırır. Anlatmak istedikleri özetle sadece şudur; Çamurlu su, artı tesadüfler, artı zaman, eşittir canlılık.
Süslü kelimeler, anlaşılması zor Latince tanımlar, teknik karmaşık terimler, Darwinizm telkini oluşturmak için evrimci yayınlara kasıtlı olarak dahil edilir. Bu süslü kelimelerden bazıları şunlardır: Yakınsak evrim, paralel evrim, sıçramalı evrim, doğal seçilim, ortak ata, asimetrik mücadele.
Yakınsak Evrim Masalı
Canlıların zaman içinde tesadüfi gelişmeler sonucu oluştuklarını iddia eden evrimciler, maalesef sürekli değiştirmek zorunda kaldıkları bir soy ağacı oluşturuyorlar. Bu soy ağacında karşılaştıkları en büyük zorluk ise birbirinden habersiz ve birbiriyle hiçbir yakınlığı olmayan türlerin nasıl benzer özelliklere sahip olmayı başardıklarıdır. Kuş, yarasa, uçan sürüngen ve sineklerin kanatlarındaki benzerlik, omurgalıların ve kafadan bacaklıların göz tasarımındaki benzerlik, katır ile katır çekirgesinin ön bacaklarındaki benzerlik, balina ve köpek balıklarının yüzgeçlerindeki kemik yapısındaki benzerlik gibi birçok benzerliğin birbirinden bağımsız, tesadüfler sonucu oluştuğunu iddia etmek çok mantıksız olacağından, evrimciler laf cambazlığı yaparak bu problemi “yakınsak evrim” ile meydana geldi diye açıklarlar.
Bu terimi duyan bir kişi de sanki çok bilimsel bir açıklama yapılmış gibi meselenin halledildiğini zanneder. Benzer yapılar homolog yapılar olarak adlandırılır. Evrim teorisine göre canlılardaki benzer yapılar ortak atadan gelen kalıtımın bir ürünüdür. Kuş, yarasa, uçan sürüngen ve sinekler birbirinden derin fizyolojik ve morfolojik, yani yapısal farklılıklarla ayrılan, hayali evrim ağacında bile birbirinden çok uzak canlılardır. Ama hepsi de uçmak için bir kanat sistemine sahiptirler. Ve bu dört farklı sınıfın ilginçtir ki evrimcilerce önerilebilmiş, hayali de olsa ortak bir atası bulunmamaktadır.
Evrimciler işte bu noktada “yakınsak evrim” hikayesine başvurmakta, kanadın bu canlıların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde birbirinden bağımsız olarak dört defa evrimleşmiş olduğunu iddia etmektedirler. Ancak bu süreç hiçbir bilimsel açıklamaya dayanmayan hayali bir süreçtir. Evrimciler aralarında evrimsel ilişki görmedikleri halde birbirine çok benzeyen organları analog organlar olarak tanımlarlar.
Örneğin insan gözü ile mürekkep balığı gözü analog organdır. Ancak yakın biyolojik ilişki göstermeyen bu tür organların homolog kategorisine mi yoksa analog kategorisine mi dahil edileceği tamamen evrimcilerin ön yargılarına göre cevaplanır. Aslında biyoloji hakkında biraz bile bilgi sahibi olan biri, yakınsak evrimin tamamen hayali bir senaryo olduğunu hemen anlayabilir. Buradaki benzerlikler canlının dış görünümü yani morfolojisi ile ilgili benzerliklerdir. Canlıların morfolojisi DNA'daki genetik bilgiye göre belirlenir. Bu yüzden yakınsak evrim senaryosu bu yapıların moleküler seviyede bir evrimin ürünü olduğunu varsaymaktadır.
Bu iddiaya göre bunları üreten moleküller birbirinden bağımsız yollardan benzer yapıları geliştirecek şekilde evrimleşmiş olmalıdır. Tesadüfen, aynı tesadüfler, defalarca oldu, diye bilimsel bir açıklama yapılamayacağından evrimciler evrimi çürüten bu içinden çıkılmaz durumu yakınsak evrim süslemesiyle kapatmışlardır.
Paralel Evrim Uyarlaması
Yakınsak evrimden biraz daha farklı olarak birbirinden bağımsız iki türün aynı zamanda ve aynı ekolojik ortamda eş zamanlı olarak birlikte geçirdikleri bir paralel evrim ve bunun sonucu kazandıkları benzer özellikler için kullanılan bir terimdir. Bu, evrimciler için oldukça sıkıntılı bir durumdur. Çünkü gelişmiş organların bir defa da ortaya çıkışlarını izah etmek yeteri kadar problem teşkil ederken, ayrı ayrı nasıl meydana geldiklerini açıklamaları imkansızdır. Kısacası paralel evrimin diğer evrim çeşitlerinden tek farkı, gerçekleşmesi için daha çok tesadüfe ihtiyaç duyulmasıdır. Bu da bize canlılardaki kusursuz yapılar ortaya çıktıkça evrim inancının bilimsellikle hiçbir alakasının olmadığını göstermektedir.
Sonuç
Bütün bu örnekler ve kelime oyunları ile insanlara empoze edilmeye çalışılan evrim teorisinin amacı, insanları düşünmeyen, tabiata güç vererek Allah'tan başka şeyleri ilah edinmelerini hedefleyen bir dünya oluşturmak olduğunu kanıtlamaktadır.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Allah'ın kendileri hakkında hiçbir delil indirmediği ve sizin ile babalarınızın isimlendirdiği, düzüp uydurduğu bir takım isimler, düzme tanrılar ve kurallar adına mı benimle mücadele ediyorsunuz? Öyleyse bekleye durun. Şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim.” (A’raf Suresi, 71)
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500